Esmâ-i Nebî: Müctebâ
Müctebâ: Seçilmiş Peygamber (S.A.V.)
Peygamberlerin, yaşadıkları toplumların hassas sorunlarını keşfetme ve bu toplumları evrensel ahlâkî değerler etrafında birleştirme konusundaki mücadeleleri, insanlığın mutlak hakikati bulmasında ne kadar önemli bir rol oynadıklarını gösterir. Onların ahlaki erdemleri yayma ve bu yolda güçlü gelenekler oluşturma yetenekleri, diğer insanlardan ayrılmalarını ve onlara uymayı akli ve ahlaki bir zorunluluk hâline getirir.
Peygamberler, emânet, fetânet ve cesaret gibi güçlü erdemlerle hakikate giden yolu aydınlatmışlardır. Kur’an, peygamberlerin niteliklerini şu şekilde özetler: Peygamberler, yaşadıkları toplumun içinden seçilmiş, aynı dili konuşan insanlardır. Mucize gösteren ve Allah’tan vahiy alan peygamberler, ilahî vasıflara sahip değildir.
Peygamberlik, yalnızca Allah tarafından seçilmeyi gerektirir; üstün ahlak veya ibadetle bu mertebeye ulaşılmaz. "Nebî", Allah’ın insanlardan seçtiği elçiyi ifade ederken, "rasûl" hem insanlardan hem de meleklerden seçilen elçiler için kullanılabilir.
Özellikle seçilmiş Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)’in mücadeleleri, peygamberliğin insanlık için vazgeçilmez seçkinlikte olduğunu ortaya koyar. Peygamberimiz, kendi iddialarının tutarlılığı ve ahlaki duruşuyla güven veren bir kişiliğe sahiptir. Allah, hakikate zarar verebilecek kişisel menfaat ve korkulara kapılmayan kişileri rehber olarak seçmiştir.
Peygamberlerin insanlığa sunduğu erdemler, insanı insan yapan faziletlerin gelişmesine toplumsal bir ortam hazırlamıştır. Nübüvvetin nurundan uzak kalmış toplumların insani erdemlerden de uzak kaldıkları görülmektedir. Hz. Muhammed (s.a.v.), bireysel ve toplumsal mücadelelerinde seçkin bir şahsiyet sergilemiş; peygamberliğin insanlık için önemini vurgulamıştır.
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in zorlu mücadeleleri, kötülüklerle sistematik bir şekilde savaşmanın yanı sıra, mutlak hakikate giden yolda incelikli gelenekler oluşturmayı da başardığını göstermektedir. Peygamberimiz (s.a.v.)’in şahsında birçok erdemli kişilik özelliğini barındırması, hakikate giden yolda örnek olarak büyük bir katkı sunmuştur.
Editör
Yazar
Anadolu’nun bağrında, kayaların arasından süzülen bir nehir gibi sessiz ve derinden akan bir ruh vardır. Darende’ye girmek, sadece bir şehre adım atmak değil; tarihin, doğanın ve maneviyatın el ele tu...
Yazar: Editör
El-Bekâ, "bir şeyin ilk hâli üzere olduğu gibi durması" olup yok olmanın zıddıdır. Bâkî, iki çeşittir: Birisi, kendiliğinden bâkîdir ve varlığı belli bir süreye bağlı olmayandır. İşte o, "hüve'l-bâkî"...
Yazar: Editör
Türkistan’dan fışkırdı, doğduğu yer Sayram’dırAllâh’tan milletime büyük lütûf, ikramdırHoca Ahmed Yesevî, o bir hikmet kaynağıİlk mutasavvıflardan, seyr ü sülûku tamdırYetişmiş dervişânı, kol kol Anad...
Şair: Bekir OĞUZBAŞARAN
Hayat, hızla akıp giden bir nehir gibi; önümüze çıkardığı imtihanlar, dönemeçler ve anlık cazibelerle sürekli bir tercih yapmaya zorluyor bizleri. Gençlik yılları ise en coşkulu, en iddialı ama bir o ...
Yazar: Editör