Yaz Tatili
Okulda, evde herkes yaz tatilinde neler yapacağını konuşuyor. Bizim evde de aynı konu var. Babamın hayali köye gidip bağ bahçe işlerinde dedemlere yardım etmek. Annem ise yazın bol bol pikniğe gitmeyi, tarihî yerleri gezmeyi hayal ediyor. Ablam Kübra ve ben doğayı gezmek, kitap okumak isterken Enes tatilde yeni arkadaşlar edinmek ve bol bol oyun oynamak istiyor. Hepsini bir arada nasıl yapacağız derken bu akşam köyden gelen telefon içimizi rahatlattı. Dedem bana;
-Bu yaz hepinizi köye bekliyoruz.
Ben heyecanla;
- Dedeciğim seninle ve babaannemle vakit geçirmek, sizin bilgi ve tecrübelerinizden yararlanarak bitkileri, hayvanları ve doğayı tanımak çok isterim.
-Ne güzel. Sizlere yaban hayatı yerinde görmeniz için ormanın içinde bol bol yürüyüşler yaptıracağım inşallah!
- Yaşasın. Birkaç tane yabanî hayvan da görebilir miyiz?
-Köyümüz bir orman köyü. Yabanî hayvan görme şansınız fazlasıyla var. Belki ormanda bağıran ayı ve geyiklerin sesini de duyabilirsiniz.
Son cümlesini söylerken güldü. Ben ise ayı kelimesini duyunca azıcık korkmadım desem yalan söylemiş olurum. Anlaşılan bizi güzel ve macera dolu günler bekliyor. Telefonu elimden alan Enes hemen;
-Dedeciğim, geliyoruz. Ormanı karış karış gezip vahşi hayvanlarla saklambaç oynayacağım. Tavşanları, ceylanları saklandıkları yerlerde bulacağım. Duysun cümle âlem, Enes geliyor!..
İçimden köye aksiyon canavarı, yaramaz kardeşim geliyor desem de bunu dile getirmedim. Saklambaç oynamak mı, tavşanlarla, ceylanlarla mı? Doğada ayıların, yılanların, kurtların olduğundan haberi yok Enes’in sanki. Köye gidince, evden dışarıya kene, arı korkusundan adım atmazsa da şaşmayacağım. Enes bu,ne yapacağı belli olmaz çünkü.
Sonunda ailece karar verdik. Bu sene tatilde köye gidiyoruz. Köyümüzün bağlı olduğu ildeki tarihî mekânları, türbeleri, şehitlikleri de gezmek palanlarımız arasında. Değerli vaktimizi eğlenerek, öğrenerek, dinlenerek en verimli şekilde geçireceğiz.
Emine Yılmaz DERECİ
Yazar
Bilge Leylek yuvasından etrafı seyrediyordu. Köyün içinden koşa koşa giden çocuğa baktı. Çocuk hem koşuyor hem de coşkuyla bağırıyordu;- Yaşasın İstanbul’a gidiyorum, duyun ağaçlar, duyun kuşlar, duyu...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Okula gidiyordum ama henüz okumayı öğrenmemiştim Kitapların resimlerine ve okuyamadığım yazılarına bakıp dururdum. Sonra da düşler dünyasına giderdim. Yine gözümü kapamış, hayaller kurduğu...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Lapa lapa kar yağıyordu. Sokaklar, parklar, evlerin çatıları, ağaç dalları beyaza bürünmeye başlamıştı. Ömer pencerenin önünde durmuş, düşen kar tanelerini seyrediyordu. Annesi çay demlemişti. Babası ...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Yavru tavşanlar, çayırlıktaki yuvalarında mutluydular. Anne ve babaları onlara yiyecek getirir, küçük oldukları için sık sık dışarıya çıkmalarına izin vermezdi. Anne tavşan her zaman yavrularına nasih...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ