Yarım Kalan Bir Gün
Kudüslü küçük Meyra, evlerinin köşesinde duran kafeste beslediği sarı kanaryasının yeminin bittiğini fark edince üzülmüştü. Minik kuşuna bakarak, “Merak etme.” demişti fısıltıyla, “Babam bu akşam sana yem getirecek.”
Sabah evden çıkmaya hazırlanan babasının yanına koşmuş, akşam eve dönerken kanarya yemi almasını rica etmişti. Babası, Kudüs’ün dar sokaklarında seyyar satıcılık yapan, yüzünden tebessüm eksik olmayan bir adamdı. Kızının başını okşayıp, “Tamam kızım.” demişti. Evin kapısından çıkarken her zamanki gibi besmele çekmiş, Rabb’ine sığınarak adımını atmıştı. Hanımı Hasena ile vedalaşmış, sonra Meyra’yı kucağına alıp öperek bağrına basmıştı.
O gün tezgâhına gitmeden önce toptancıya uğramış, domates ve biber almıştı. Aldıklarını sırtında taşıyarak sokağın sonundaki yerine gelmişti. Tezgâhını açmış, domatesleri özenle dizmiş, biberleri silip yanlarına yerleştirmişti. Terazisini de her zamanki yerine, bir kasanın üzerine koymuştu. Derken vakit gelmişti. Ezan sesi Kudüs’ün taş sokaklarında yankılanınca, tezgâhının üstünü örtüyle kapatmış ve Mescid-i Aksa’ya doğru dar sokaklardan hızlı adımlarla yürüyordu.
Yolda, bir köşede Yahudi askerlerinin genç bir delikanlıyı sıkıştırıp dövdüklerini gördü. Hiç düşünmeden koştu. O genci kurtarmak istedi. Ancak o an bir silah sesi duyuldu… Babası, çıkan kurşunla oracıkta yere yığıldı ve şehit oldu.
Akşam olmuştu. Meyra, kanaryasıyla konuşuyor, babasının birazdan yemle eve döneceğini söylüyordu. Ama kapı açılmadı. Babası gelmedi. Bir süre sonra komşu bir kadın, ağlayarak eve girdi. Meyra, o an her şeyi anladı. Küçük kalbi, Kudüs kadar ağır bir acıyla doldu. Kanarya kafeste sessizce duruyor, Meyra ise artık babasının dönmeyeceğini biliyordu.
Erbay KÜCET
Yazar
Yaz, güneşin altın ışıklarıyla evin perdelerine dokunduğu sabahlarda kendini hissettirmeye başlamıştı. Okullar kapanmış, Elif ile İlay yılın yorgunluğunu bir tatil hayaliyle geride bırakmıştı. Ancak b...
Yazar: Erbay KÜCET
Yusra, henüz dört yaşındayken ailesiyle birlikte Şam’dan ayrılmıştı. Savaşın gürültüsü, korkusu ve aceleyle toplanan eşyalar hâlâ aklının bir köşesindeydi. Ama artık dokuz yaşındaydı ve ailesiyle birl...
Yazar: Erbay KÜCET
On bir ayın sultanı,Ramazan Dede geldi.Dudağında duayla,Bize misafir oldu.Seyretmeye doymadım,Bizi kuşatan nuru.Yaşadım doyasıya,Merhameti huzuru.Hayatımda ilk defa,Bütün gün oruç tuttum.Tuttuğum bu o...
Şair: Yusuf DURSUN
Vakfın Adı: Mustafa Efendi bin Ahmed VakfıKurucunun Lakabı: Sefer Ağazade, Istabl-ı Amire de KaşıkçıKuruluduğu Yer: İstanbulKuruluş Tarihi: H. 1142/M. 1730İbrahim Çavuş Mahallesi'ndeki mektebe yeni ta...
Yazar: Nisa ERCİYES