Seni Sevmek imiş Âlemde Her Zevk ü Safa Ancak
Es Seyyid Osman Hulusi Efendi Hazretleri gibi insanların varlığı, bizim için hep bir ışık ve umut kaynağı olmuştur. Görünce değme gül bahçelerinde olmayan bir gül kokusu alırız. Sanki uzun bir süre susuz ve havasız kalmış da birden suya kavuşmuş gibi hissederiz. Her halleri bize doğruyu, güzeli öğretir. Hem de içine sonsuz muhabbet katarak. Misal;
Çalış, tefeyyüz eyle
Yücel, temeyyüz eyle,
Fazilette, sehada
Örnek insan ol, örnek.
diyerek yolumuzu çizer ve dahi
İncitme sen kimseyi
Kimseye incinme hem,
Güler yüzlü, tatlı dil
Her ağzın balı ol.
diyerek bu yolda nasıl yürümemiz gerektiğini öğretir.
Biz bu dizeleri okurken görürüz ki bu dizeler, O mübarek zatın hayatının her anında can bulmuştur. Bir ona bir kendimize bakarız ve en azından şimdikinden biraz daha iyi olabilmenin derdine düşeriz. Derdini veren Allah dermanını da vermiştir ve bu derman şöyledir:
Seni sevmek imiş âlemde her zevk u safa ancak
Senin derdine duş olmak imiş derde deva ancak
Onlarla olan anılarımız o kadar kıymetlidir ki üzerinden kırk yıl geçse dahi aynı sıcaklık ve muhabbetle hatırlarız. Ne kadar uğraşsak da anlatmaktan aciz kaldığımız Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’yle ilgili bir anıyı paylaşarak yazımızı bitirelim:
1985 yılında evlendikten birkaç ay sonra Gönen’e gittik. O senelerde Osman Hulûsi Efendi Hazretleri, ailesiyle Gönen Kaplıcalarına giderdi. Türkiye’nin her yerinden sevenleri de Gönen’e akın ederlerdi. Orada bulunduğumuz sürece fırsat buldukça ziyaretlerine gider, Hacı Validem ve ailesiyle birlikte yemek yiyip çay içmenin güzelliğini yaşardık. İstanbul’a dönmeden önceki akşam yine ziyaretlerine gittik. Bir müddet oturduktan sonra yatsı ezanı okundu. Hulûsi Efendi Hazretleri’nin yatsıyı kıldıracağı söylenince çok sevindik. Hulûsi Efendi Hazretleri o mübarek sesiyle, yatsının farzında birinci rekâtta Kadir Suresi’ni, ikinci rekâtta ise Kevser Suresi’ni okumuştu. O akşamdan sonra ben her yatsı namazında Hulûsi Efendi Hazretleri’ni hatırlarım ve namazda o sure-i celileri okurum. Namazdan sonra onları kaldıkları otele uğurlamak için çıktık. Hulûsi Efendi Hazretleri önden, Hacı Validem de hemen arkasından merdivenden inerken O’nun hafifçe dönüp gülümseyerek “Hacı Hanım, merdivenin geniş tarafından in.” demesini hiç unutmuyorum.
Ne güzel insanlardı. Allah onlardan razı olsun. Hayatımıza kattıkları bütün güzellikler için de hamdolsun.
Raziye SAĞLAM
Yazar
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), yumuşak huylu olduğu kadar cesurdu, yiğit ve kahramandı. Peygamberlik vazifesini ifa ederken karşılaştığı hâdiseler önündeki tavırlarında bu niteliği görmek mümkündür. Me...
Yazar: Sema KORKMAZ
Sevgili çocuk dostlarım;Bir sabah kilerin yakınında gri tarla faresini görünce, yakalamak için hemen peşinden koştum. Uzun Kulak, farenin peşinden koştuğumu görünce bağırmaya başladı;- Camgöööz! Neden...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım;Bahar geldi. Selman köyün koyun ve keçilerini otlağa çıkarmaya başladı. Bahar yağmurlarıyla boylarıyla iyice uzayan yemyeşil otlar, tam da hayvanların ağzına layık. Bugün biz d...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım;Bugün İstanbul’a yolculuk var. Hafize Teyze ve çocuklar, 6 Ekim İstanbul’un kurtuluşu törenlerine davet edildiler. Tabi biz de onlarla gidiyoruz. Yola bir ay önceden çıktık. Ha...
Yazar: Raziye SAĞLAM