Camgöz ve Arkadaşları Lunaparkta
Sevgili çocuk dostlarım;
Geçtiğimiz hafta bizim köyde, şiddetle yağan yağmurun etkisiyle bir ev yıkıldı. Devlet bu yıkılan evin yerine yeni bir ev yapana kadar, aile bizim çiftliğin bahçesindeki küçük kulübeye yerleşti. Eşyalarının hepsi sele kapıldığı için, köylünün elbirliği yapmasıyla yeni eşyalar alındı. Hafize Teyze de adları Elif, Esra ve Tarık olan çocuklara, anneyle babaya, çeşitli giysilerle okul araç ve gereçleri aldı. Hepsi de çok sevindi.
Bugün Ömer’le Zeliş ve köyün çocuklarının onlara bir sürprizi var. Kahvaltıdan sonra bütün çocuklar bahçede toplandı. Az sonra Elif, Esra ve Tarık, evlerinden çıkıp bahçede onları bekleyen cıvıl cıvıl çocukları görünce çok şaşırdılar. Çok geçmeden Hafize Teyze “Rüzgâr yolcusu kalmasııın!” diyerek arabaya doğru yürürken, çocuklar hep birlikte koşarak Rüzgâr’a doluştular. En son Uzun Kulak’la ben arabaya atladık.
Bir süre gittikten sonra, Rüzgâr çok büyük bir lunaparkın önünde durdu. Diğer çocuklar biliyordu ama Esra, Elif ve Tarık lunaparkı görünce gözleri sevinçle parladı. Zeliş kendi çocuk haline bakmadan, çocukların en küçüğü olan Esra’yı kucağına alarak en önden lunaparka girdi. Diğerleri de onu takip ettiler. Hafize Teyze büyüklerin küçüklere göz kulak olmaları ve oyuncaklara binerken dikkat etmeleri için çocukları tembihledikten sonra gitti. Kâhya ve çiftlik çalışanlarından iki kişi de bizimle kaldı.
Çocuklar neşe içinde çarpışan arabalardan inip dönme dolaba, ondan inip atlıkarıncaya biniyordu. Hepsinin de yüzünde kocaman bir gülümseme vardı. Esra, Elif ve Tarık evlerinin yıkılmasından sonra böyle bir aktiviteyle çok mutlu olmuşlardı.
Onlar böyle eğlenirken, Uzun Kulak’la ben de, küçük çocuklar başlarını alıp gitmesinler diye göz kulak oluyorduk.
Akşamüstü lunaparktan ayrılma saati gelince çocuklardan büyüğü Tarık;
- Arkadaşlar hepinize çok teşekkür ederiz. Evimizin sele kapıldığı o günden beri, bizi hiç yalnız bırakmadınız. Hepiniz çok iyisiniz, dedi.
Ömer;
- Tarık teşekküre gerek yok. Siz zor durumdayken, elbette hepimiz yardım edecektik. Hem bugün sizin sayenizde biz de çok güzel eğlendik. Değil mi çocuklar, deyince çocuklar kuvvetle alkışlayarak bir ağızdan “Eveeet!” diye bağırdılar.
Onları dinlerken Uzun Kulak içini çekti ve;
- İyilik yapmak ne kadar güzel, dedi.
Görüşmek üzere çocuklar, hoşça kalın...
Raziye SAĞLAM
Yazar
Greyfurt, kocaman, yuvarlak ve mis kokulu bir turunçgildir. Portakala benzer ama tadı biraz daha ekşi ve hafif acıdır. Rengi genellikle turuncu ile pembe arasında olur ve içi sulu sulu parçacıklarla d...
Yazar: Ayşe Gül PINAR
Her sene 6 Ekim’de İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunu kutlarız. Bu sebepten bu ay sizlerle, elli küsur yıldır yaşadığım İstanbul’dan birkaç kare paylaşmak istedim. Çünkü canım İstanbul bize, Fa...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım;Uzun Kulak sabah erkenden;- Haydi Camgöz, Çabuk ol, dedi telaşla.Benim henüz uykum bile açılmamışken Uzun Kulak’taki bu telaş da neyin nesiydi?- Unuttun mu? Köydeki hayvanlarla...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım;Bugün Hafize Teyze ile Ömer, Zeliş, Atlas, Esma, çocukların anne ve babaları ve köyden on kadar kişi hacca gidiyor. Esma’nın atı İpek, onlar dönene kadar bizde kalacak. İpek’le...
Yazar: Raziye SAĞLAM