Orman Masalı
Yerinden kalktı aslan.
Bulutlara baktı.
Etrafındaki hayvanlara baktı sonra.
Tavşan, kapkara olmuş havuçlarla bakışıyordu bir kulağı bükük.
Köstebek, delik deşik olmuş toprağın üzerinde yürüyordu hüzünle.
Karınca, tüm kuvvetiyle kafasının üstündeki yaprağı kaldırmaya çalışıyordu. Ve uğurböceği, dökülen beneklerini bulmak için çırpınıyordu.
Yeni bir gün başlamıştı bu sakin ve güzel ormanda.
Yeni bir gün başlamıştı evet bir zamanlar sakin ve güzel olan bu ormanda…
Çiçeklerin tekrar açmaya ihtiyacı vardı. Hayvanların ağaçlara ve tırmanacak dallara...
Aslan hep sırtında taşıdığı minik çantasını çıkardı yavaşça.
İçinden atalarının ona emanet ettiği tohumları aldı. Ve yerle bir olmuş toprağın her yerine serpiştirmeye başladı.
Sonra tüm hayvanları bir araya topladı. Derin bir nefes aldı. Kelimeleri önce toparlayamadı. Sonra sakinleştirici ve tereddütsüz sesiyle konuşmaya başladı:
“Biz bir aileyiz. Aile demek her şartta kenetlenmek, omuz omuza olmak demektir. Mutlu zamanlarımız oldu ve yine olacak elbette. Fakat şimdi toparlanma zamanı. Bu ormanı yeniden dünyanın en güzel ormanı haline getirme zamanı. Biz bir aileyiz!”
Tüm hayvanlar aslanın gür sesiyle kendilerine geldi. Omuzları olanlar omuzlarını dikleştirdi. Kulakları olanlar kulaklarını havaya dikti. Her bir hayvan etrafına bakarak hangi işin ucundan tutacağının hesabını yapmaya başladı.
Aslan ormanı eski hâline getirmenin ve hatta daha da güzelleştirmenin planlarını yapmıştı. Burası dünyanın en güzel ormanıydı eskiden. Bir felaket gelip çatmıştı. Fakat her yeni gün yeni bir başlangıçtı. İnanmak, çalışmak ve birlik olmak başlangıçların tamamlayıcısıydı. Ve tüm aile bu ormanı yeniden dünyanın en güzel ormanı yapmaya kararlıydı.
Seda BAYRAK DURGUT
Yazar
Az gittim uz gittim dere tepe düz gittim. Saygıyı sevgiyi rehber edinip ak satırlara kelimeler beledim. Meledi tavuklar, miyavladı filler. Havladı serçeler. İnanın, inanmayın, sözlerime kanmayın...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Gözümü açtığımda penceremden bana bakan minik pembe kanatlı kelebeğimle göz göze geldim. Kelebeğim dediğime bakmayın, elbette onu evde beslemiyorum. Pembe kanatları ve kanatlarının üzerindeki siyah be...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Ovanın ortasındaki çınar ağacının altında oturuyordu. Elinde bir mektup vardı. Usulca okşadı, açılıp kapanmaktan eskimiş kâğıdı. Kelimeleri sesli okuyordu önce. Sonra sessizce geçiriyordu içinden. Nin...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Eline iki kalem aldı çocuk ve kelimeleri... Kırmızı kalemle kelimeyi, mavi kalemle anlamını... “Şefkat” yazdı önce. Fazla düşünmesine gerek yoktu. İki gün önce bir arabanın altında uyuyakalan ked...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT