Malazgirt Destanı
Bin Yetmiş Bir yılı… Ağustos ayı…
Fetih duaları sardı dünyayı.
Dağlardan taşlardan duyuldu tekbir,
Dedem Korkut cevap verdi: Allah bir!
Altaylardan kopup gelen çığ gibi,
Saf tuttu yiğitler birer tığ gibi.
Sanki Çin Seddi’nde kırk Kürşat’tılar
Canlarını yurt harcına kattılar.
Bu savaşta Sultan da bir er de bir,
Şehitlere gökler de bir yer de bir.
İsteyen cennete koşar kol kola,
İstemeyen varsa uğurlar ola!
Malazgirt ovası tekbir sesinden,
İnledi Sultan’ın tek/bir sesinden:
“Allah diyen kalmaz geride canlar,
Şehâdete önde koşar Sultanlar.
Oğuz Ata’m gibi coştum, çağladım;
Kır atımın kuyruğunu bağladım.
Şahit olsun bana Tanrı Dağları,
Dişlerimle sökeceğim ağları.
Ok gibi fırlayan bedenim olsun,
Ölürsem elbisem kefenim olsun.
Baş koydum bu yola dönemem geri,
Rabbim bize nasip etsin zaferi.”
“Oklar sadağında, kılıçlar kında;
Deli bir vâveylâ kopar yakında.
Az kaldı yüreğim, az kaldı sabret;
Allah’ın yardımı bizimle elbet.
Ansızın vur emri geldiği zaman,
Oklar hedefini deldiği zaman,
Anadolu yurt olacak millete;
Türk soyu erecek kutlu devlete.
At kişnemesinden, şehit kanından,
Deştikçe toprağın dört bir yanından
Malazgirt’ten şanlı tarih çıkacak;
‘Kızılelma’ yeni yurda akacak.”
“Kös vurulsun, davul tokmak inlesin;
Tekbir seslerini yer gök dinlesin.
Yiğitlerim hilâl gibi yayılsın,
Keferenin nefesleri sayılsın.
Aslanlar kükresin, şimşekler çaksın;
Kılıç şakırtısı gökleri yaksın.
Değdiğiniz yerde kalmasın mecal,
Helal olsun hakkım sizlere helal.
‘Anadolu’ diye mühür kazılsın,
Malazgirt aşkına destan yazılsın.
Bizdik yarınlara vatan verenler,
Ak alnıma dua kılsın erenler.”
“Sultan Alparslan’ım, Türkoğlu Türk’üm;
Gök çadır altında söylensin türküm.
Mirasımdır size bu kutlu belde,
Mahşere dek böyle taşıyın elde.
Bir taşı oynarsa Anadolu’nun,
Sönerse ışığı Allah yolunun,
Bilinsin ki elim uzanır size;
Gafilleri bir bir getirir dize.
Solmasın âlemde gülümüz bizim,
Şakısın cihanda dilimiz bizim.
İlelebet Türk’ün olsun bu vatan,
Razı olsun bizden yüce Yaradan.”
Yusuf DURSUN
Şair
Resul’ün dilinden ilahi müjde,Dalga dalga gönüllere yayıldı.“Fetholunur elbet Konstantiniyye.”Bu mübarek sözler emir sayıldı;Ben de “güzel asker” olayım diye,Gül soylu yiğitler yola koyuldu.Şehzade Me...
Şair: Yusuf DURSUN
Atomun parçalanabildiğinin ispatlanması ve bunun büyük bir enerjiye dönüştürülmesi, bilindiği üzere Batı dünyasında gerçekleşti. Bunun şer güçler tarafından keşfedilmesi ve kullanılmasının, insanlık a...
Yazar: İsmail ÇOLAK
İslâm dünyasına göz attığımızda, din adına hareket ettiklerini söylemelerine rağmen her türlü şiddeti uygulayan gruplar görürüz. Bunlar Kur’ân ve hadisi kendilerine dayanak olarak aldıklarını iddia ed...
Yazar: Enbiya YILDIRIM
Mehmet Âkif Ersoy (1873-1936)On dört asır evvel, yine bir böyle geceydi,Kumdan, ayın on dördü, bir öksüz çıkıverdi!Lâkin o ne hüsrandı ki, hissetmedi gözler;Kaç bin senedir, hâlbuki bekleş...
Yazar: Vedat Ali TOK