Kalemin Sırrı
Ali küçük ama çok meraklı bir çocuktu. En sevdiği şey, renkli kalemlerini defterinin başına dizip yeni şeyler yazmaktı. Ama bir kalemi vardı ki diğerlerinden çok farklıydı. Bu kalemi ona dedesi vermişti. Dedesi kalemi uzatırken gülümseyerek şöyle demişti: “Ali, bir şeye başlarken Allah’ın adını anarsan, kalemin de kalbin de güzelleşir.”
Ali o günden sonra ne zaman resim yapsa ya da bir şey yazsa, içinden sessizce “Bismillah” demeyi alışkanlık hâline getirdi. Bir gün okulda öğretmeni çocuklardan bir hikâye yazmalarını istedi. Ali hemen defterini açtı, kalemini eline aldı ve her zamanki gibi Allah’ın adını anarak yazmaya başladı. Kelimeler sanki kalemden neşeyle dökülüyordu. Hikâyesi sevgi dolu, umutlu ve çok güzeldi. Yan sırada oturan arkadaşı Mert ise durmadan silgi kullanıyor, yazdıklarını beğenmiyordu. Ali’ye dönüp sordu; “Sen nasıl bu kadar rahat yazıyorsun?” Ali gülümsedi; “Ben kalemimi Allah’ın adıyla başlatıyorum. O zaman içim de huzurla doluyor.” Mert bunu merak etti. Ertesi gün o da yazmaya başlamadan önce sessizce Allah’ın adını andı. Kalemi daha hafif geldi, kelimeler daha kolay dizildi.
İşte o gün Mert şunu fark etti: Bazı güzellikler vardır ki, ancak kalple hissedilir. Allah’ı anarak yapılan işler, insana tatlı bir huzur verir. Ali ve Mert artık her yeni başlangıçta kalplerinden geçen güzel sözleri unutmadılar. Çünkü biliyorlardı ki, Allah’ı anan bir kalem, iyilik ve sevgi yazar.
Erbay KÜCET
Yazar
Bir zamanlar, minicik bir köyün tam ortasında, göklere uzanan kocaman bir çınar ağacı vardı. Dalları sanki bulutlara dokunur, yaprakları da rüzgârla birlikte köyün sırlarını fısıldardı. Köyde Eli...
Yazar: Erbay KÜCET
Selim Alp ile Kerim, yaz tatilinde bakmak ve sevmek için dedelerinden ördek yavrusu istemişlerdi. Dedeleri, çocukların bu isteğini geri çevirmedi ve bir gün, “Haydi çocuklar, ördeklerinizi almaya gidi...
Yazar: Erbay KÜCET
Lapa lapa kar yağıyordu. Hasan dede ahıra gidip hayvanlarına yemlerini verdi. Hanımı da gelip ineğin sütünü sağdı. Neşe içinde evlerine girdiler. Ocağın üstüne süt dolu tencereyi yerleştirdiler. Kar ş...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Gazze’nin kalabalık sokaklarının birinde, küçük bir evin penceresinden içeriye sızan güneş ışığı, Sümeyye'nin yüzünü aydınlatıyordu. Sümeyye, 10 yaşında, zeytin karası gözleri ve kocaman gülümsemesiyl...
Yazar: Erbay KÜCET