İnsan, Okur!
Kitaplar, insanı hayata bağlayan tutamaklar...
Hayatın temel gıdası, ab-ı hayat kevseri…
Kitap okumak nefes almaktan, yeniden hayat bulmaktan farksız…
Başka bir deyişle her gün yeni bir dünyaya doğmak, âlem içre âlemlere dalmak…
Kitaplar, hayatın anlamını çözme kaynağı…
Fani evrende hiçbir âlem, kitapların sunduğu âlem kadar renkli, sırlı, cazibedar ve biteviye olamaz!
O âlem, tam da insana ait; insanın insanlığını layıkıyla idrak edeceği âlem...
İnsana en çok yakışan fıtrî ve kutsal amellerden biri de okumak...
Kitap orucu, asla tutulamayacak ve dayanılamayacak bir şey!
Zira kitapsız hayat, ölmek gibi...
Kitap, hayatın dost/gülen yüzü…
Kitap, en samimi dost, en sadık yoldaş!
Kitap, yegâne dayanak, selamet limanı ve can simidi...
Kitap, cennet; onsuzluk cehennem...
***
Zekâyı en çok açan ve geliştiren en verimli fiilin okumak olduğunu bilim insanları söylüyor.
O bakımdan ancak akıl sahipleri okur!
1480’de yazılan bir kitabın giriş cümlesinde de yazdığı gibi:
“Okumak, insanı bin bir gözlü yapar…”
Kitap deryasına dalıp derinliklerindeki bilgi incilerini toplamak kadar kıymet üstü başka hangi değer var ki hayatta?...
Okumak hayatı güzelleştirir, ânı anlamlı ve sevimli kılar:
“Okumayı sevmek, hayattaki can sıkıcı saatleri güzel saatlerle değiştirmektir.” (Montesquieu)
Kitap okumak bir adamlık, okumamak ise avamlık alâmetidir.
Namık Kemal’in deyişiyle:
“Âdemin insaniyeti, okumakla kaimdir.”
İmam-ı Azam Ebu Hanife ise:
“Öğrenmeye ihtiyacı olmadığını zanneden, kendine ağlasın.” der.
Rasim Özdenören’in manalı tespiti, son alıntımız olsun:
“Derdi olan insan okur; derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olur.
Asıl mesele bir derdimizin olmasıdır.”
Şu hâlde, istikamet ve şifa bulmak, aydınlanmak ve bilinçlenmek, değer kazanmak ve değerlenmek için…
Daha da önemlisi kendini ve Rabb’ini bulmak ve bilmek için oku!
Bengisu HAYAT
Yazar
Sultan Abdülmecid’in, Dördüncü İkbal Nalân-ı Dil Kadın’dan dünyaya gelen, en uzun yaşayan kızıdır. 7 Aralık 1851 tarihinde Çarşamba günü Çırağan Sarayı’nda doğmuştur. O da diğer kardeşleri gibi erken ...
Yazar: Bengisu HAYAT
Sultan Abdülmecid Han’ın Gülistu Kadın’dan doğan kızıdır. 30 Ağustos 1856’da dünyaya gelmiştir. 1861 yılı onun için bir felaket yılı olmuştur. Zira bu yıl içerisinde, önce babası Sultan Abdülmecid’i, ...
Yazar: Bengisu HAYAT
Hayat, hızla akıp giden bir nehir gibi; önümüze çıkardığı imtihanlar, dönemeçler ve anlık cazibelerle sürekli bir tercih yapmaya zorluyor bizleri. Gençlik yılları ise en coşkulu, en iddialı ama bir o ...
Yazar: Editör
Çerkez asıllı bir saray görevlisidir. Ne zaman, nerede doğduğu ve geçmiş hayatı hakkında ne yazık ki bilgi mevcut değildir. Cariye olarak Osmanlı Sarayı’na alınmış, zamanla kalfalıktan ustalığa kadar ...
Yazar: Bengisu HAYAT