Dijital Detoksla Hayatın Kalanını Kurtarın
İnsanın doğumundan ölümüne kadar Allah’ın kendisin takdir ettiği yaşama süresine “ecel” denilir. Ölüm, ecelin tükenmesini müteakip başlayan uhrevî hayatın ilk aşamasıdır. Takvimden her gün bir yaprağın eksilmesi haddizatında ömürden bir gün eksilmesini ifade etmektedir. Geçen günler, ömürden eksilmektedir ve asla geri gelmeyecektir. Enerji ve heyecan dolu gençliğin, kaçan fırsatların, yaşanamayan güzel anların telafisi yoktur.
Günümüz insanı 1980 ve 90’lı yıllarda zamanının çoğunu televizyon ekranlarında, kurgulanmış senaryoların sahnelendiği filmleri ve eğlence programlarını izlerken geçiriyordu. 2000’li yıllardan itibaren internetin hayatımıza girmesiyle birlikte gözler televizyon ekranından kısmen uzaklaşarak telefon ve bilgisayar ekranına odaklandı. İnsanlar televizyon karşısında edilgen bir durumda sadece gösterileni izliyordu. İnsanların bilgisayar ve telefon başında süreci yöneten aktör gibi olmaları onları daha çok heyecanlandırdı. İnternetin görece cazibesi âdeta insanları gerçek hayattan kopararak sanal âlemin edilgen bireyleri hâline getirdi. İnsanların birçoğu sanal dünyada -mış gibi bir hayat yaşıyorlar. Tıpkı masallardaki gibi, zihinlerde kurgulanan, hayallerde canlandırılan fakat gerçek hayatta bir karşılığı olmayan bir hayat.
İnsanlar bir yere seyahat ederken bile telefona bakıyorlar, geçtikleri yerlerin güzelliklerini göremiyor ve kaçırıyorlar. Tarihî yerlerin ve güzel manzaraların resmi çekilip paylaşılırken o anın ve ortamın hissettireceği güzellikler ıskalanmaktadır.
İnternetin ve sanal dünyanın insanları kuşatıp âdeta esir aldığı günümüzde dijital detoks yani ekran başında geçen sürenin kısıtlanması kalan ömrün de zayi olmaması için zorunlu hâle gelmiştir. Bu hususta neler yapılabilir?
Telefon ekranını kısıtlayıcı önerileri söylerken “Telefonun internete erişim özelliği bütünüyle zararlıdır ve kullanılmamalıdır.” demiyoruz. Böyle bir öneri gerekli ve uygulanabilir de değil. İnsanlar büyük şehirlerde adresleri navigasyonla buluyorlar. Alış verişlerini AVM’lere gitmeden e-ticaret sitelerinden yapabiliyorlar. Yemek tarifinden sağlık bilgilerine, namaz vakitlerinden Kur’an tilavetine ve o an merak edilen her türlü faydalı bilgiye anında ulaşmak ve bilgilenmek mümkün olabilmektedir. İnsanların çoğu üzerinde nakit para bulundurmadan, kartla alışverişini yapabilmekte, bütün ödemelerini bankalara ve kurumlara gitmeden, sıra beklemeden mobil bankacılıktan yapabilmektedir. Bunlar telefondaki internetin insanlara sağladığı kolaylıklardır. Aynı zamanda bu uygulamalarla zaman ve kaynak tasarrufu da sağlanmaktadır.
İmam Şafi’nin “Zamanın getirdiği hadiseler seni esir almasın. Sen kendini hak ile meşgul etmezsen bâtıl seni işgal eder.” mealindeki sözü tam da bu zaman için söylenmiş gibidir. Bâtılın zihnimizi ve kalbimizi işgal etmemesi ve ömrümüzü zayi etmemesi için telefonu ve interneti bilinçli kullanmak ve bu hususta bazı kuralları benimseyerek uygulamak gerekmektedir. Gerçek dünyada geçerli olan kuralların tamamı sanal dünyada da aynen geçerlidir. Gerçek dünyada yadırganan, ayıplanan, görgüsüzlük sayılan her türlü söz ve hareketi sanal dünyada yapmamak gerekir. İnternet işlek bir caddeye ya da AVM’ye benzemektedir. Bir caddede yürürken veya bir mağazada alışveriş yaparken uyulan kurallara aynen sosyal medyada da uymak gerekir. Buna göre;
• Bugüne kadar iyi ya da kötü olanlar oldu, geçen günler ömürden eksildi, kalan ömrü zayi etmemek için ekran bağımlılığından acilen kurtulmak gerekmektedir.
Emine Büşra YÜKSEL
Yazar
Yaz gribi, sıcak yaz aylarında görülebilen viral enfeksiyon türüdür. Genellikle rinovirüs, enterovirüs veya bazıinfluenza türleri nedeniyle ortaya çıkan bu durum, yaz mevsiminde artan klima kullanımı,...
Yazar: Nesibe AYDIN
Ramazan ayı, bereketiyle gelir. Bu ayın kadr ü kıymetini bilen, gündüzünü oruçla, gecesini ibadetle geçiren herkes onun bereketinden istifade eder. Peygamberimiz (s.a.v.), “Ramazan ayının başı rahmet…...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Bazı insanlar vardır hayatınızda; görünce içinizi bir huzur kaplar. Sanki insana kendini iyi hissettirmek için yanındadır. Onu görünce güzel bir gülümseme yayılır yüzünüze. Hayatınız boyunca ender kar...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Bahar mevsimi, insan hayatının çocukluk ve gençlik yıllarına benzer. Her bahar yeni bir umut ve yeni bir başlangıçtır. Kışın şeklen ölü konumunda olan yeryüzü, ağaçlar ve bitkiler, baharda havaların ı...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL