Camgöz ve Arkadaşlarının Kızak Keyfi
Sevgili çocuk dostlarım;
Kayak merkezinin ikinci günündeyiz. Çocuklar kahvaltılarını yaptıktan sonra, kayak takımlarını giyip pistte toplandılar. Aslında Uzun Kulak’la ben, karlara batıp çıkarak yürümek yerine, otelde gürül gürül yanan şöminenin karşısında uyuklamayı isterdik ama ne yaparsınız ki çocukları çok seviyoruz ve hep onların yanında olmak için tüylerimizin ıslanmasını da göze alarak onlarla gidiyoruz her yere. Bugün kayak pistinde tavşan ve kutup ayısı kostümleri giymiş animatörler de var. Çocuklar onları görünce ayrıca çok sevindiler. Etraf bayram yeri gibiydi.
Çocuklar kaymaya başladıktan biraz sonra, Ayşe Öğretmen elinde kırmızı bir kızakla gülümseyerek yanımıza geldi ve
- Bu da sizin için, dedi. Uzun Kulak’la çok şaşırdık. Bizi de düşünmeleri ne kadar güzeldi.
Kızakla kayacağımız yere gelince hemen bindik. Ayşe kemerlerimizi bağladıktan sonra
- Şimdi aşağı göndereceğim sizi ama sakın korkmayın. Pınar Öğretmen sizi karşılayacak. Dedi.
Kendimizce gülümseyerek Ayşe’ye baktık ve mırıl mırıl güzel sesler çıkardık. Ayşe bizi hafifçe itti ve kaymaya başladık. Son hızla yokuş aşağı inerken, Uzun Kulak’ın uzun ve kıvırcık kulakları rüzgârla arkaya doğru uçmaya başladı. Kızakla kaymak o kadar güzeldi ki; bir an hiç bitmesin istedik.
Aşağıya indiğimizde bize el sallayan Pınar Öğretmen’i gördük ama nasıl olduysa, kızak onun yanından hızla geçerek ilerideki çam ağacına tosladı. Bizim kemerlerimiz bağlı olduğu için, kızaktan fırlamadık ama ağacın üzerindeki bütün karlar üzerimize yığıldı.
Birden bembeyaz karların içinde kaldık. Biz kafamızı ve ayaklarımızı sallayarak karları silkelemeye çalışırken, Pınar ve kaymaları bitmiş olan çocuklar yanımıza gelmişlerdi. Bir çırpıda karlarımızı temizleyerek kızaktan çıkardılar. Bir ağaç dolusu kar üzerimize yığılmış bütün tüylerimiz ıslanarak “Sudan çıkmış sıpaya” dönmüştük ama yine de çok eğlenmiştik. Çocuklar da bizden görüp heveslendikleri için, onlarla da defalarca kaydık.
Bir taraftan kaymanın güzelliği, bir taraftan çocukların sevinç çığlıkları ve etrafın eşsiz manzarası… Her şey o kadar güzeldi ki akşam olmasını istemedik.
Akşam çiftliğe dönerken, çocuklar neşe içinde ne güzel bir gün geçirdiklerini anlatıyorlardı. Gözleri dolarak onları izleyen Uzun Kulak;
- Çocuklar gülünce dünya daha da güzel oluyor değil mi Camgöz, dedi. Ben de;
- Evet arkadaşım. Hem de çok güzel. Çocuklar hep mutlu olsun, hep gülsün, dedim.
Raziye SAĞLAM
Yazar
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin sevgili eşi Hacı Naciye Hanımefendi’yi, ya da cümlenin dediği gibi, Hacı Validemizi bir nisan gününde ebedi yolculuğuna uğurladık. Hayatımda o kadar müstes...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Her sene 6 Ekim’de İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunu kutlarız. Bu sebepten bu ay sizlerle, elli küsur yıldır yaşadığım İstanbul’dan birkaç kare paylaşmak istedim. Çünkü canım İstanbul bize, Fa...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım; Hafize Teyze sabah Ömer’le Zeliş’e; - Belediye başkanını ziyaret ettiğimde, okullarda çevre temizliği etkinliği yapılacağını söyledi. Tekneler de kıyı şeridini...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım;Uzun Kulak’la ben, bütün hayvan dostlarımızla birlikte bugün Gelincik Bayırı’nda buluşup, baharın gelmesini kutlayacağız. Havada pırıl pırıl bir güneş var. Gelincik Bayırı’na g...
Yazar: Raziye SAĞLAM