Bir Yuvayı Ayakta Tutan Kudretli Üç Değer
Evlilik, insan hayatının en önemli kararıdır. İki yüreğin aynı hanede buluşması, aynı kaderi paylaşmaya niyet etmesi, hayatı birlikte omuzlamasıdır. Bir ömür birlikte yürümek için çıkılan bu yolun taşlarını sağlamlaştıran üç kudretli değer vardır: sadakat, fedakârlık ve inançlar. Her biri, evlilik çatısını ayakta tutan birer direk gibidir.
Sadakat, güvenin özüdür.
Eşler arasındaki bağlılık, hem sözlerde hem de hâllerde görünmelidir. Göz kapaklarına hâkim olmak, dili kem sözden sakındırmak sadakatin en belirgin göstergelerindendir. Her koşulda eşinin sırlarını muhafaza etmek, sevinçlerine ortak olmak ve başarısıyla gurur duymak sadakatin en güzel tecellileridir. İnsanın “Hayatta herkes sırtını dönse de eşim yanımda.” diyebilmesi, huzurun en büyük teminatıdır.
Fedakârlık, evlilikte merhametin yüzüdür.
İzzetli olan, kendi nefsini geri çekip karşısındakine alan açandır. Belki de en zor olan budur. Ancak ufak özveriler bile zamanla büyük bir muhabbet bağına dönüşür. “Ben” yerine “biz” demeyi öğrenen eşler, birlik ruhunu diri tutarak kaynaşırlar.
Dinî değerler, evliliğe mana katan en kıymetli hazinedir.
İnançla beslenen yuvalarda sabır, şükür ve adalet daha köklü yaşanır. Rum Suresi’nin 21. ayet-i kerimesinde ifade edildiği gibi, eşler arasında meveddet ve rahmet var edilir. Bu anlayışla birbirine bakanlar, eşini bir emanet bilir; kırmaktan, incitmekten imtina eder. Birlikte edilen dualar, aynı secdeye kapanan alınlar, kalpler arasındaki bağı daha da perçinler.
Zamanın hengâmesi, geçim dertleri, bireyselleşmenin getirdiği bencillik nice evliliği zorlar. Fakat sadakat, fedakârlık ve dinî değerler, bu dalgalı denizde birer pusula olur. Yolunu şaşıran kalplere yön gösterir, gönülleri yeniden birbirine yaklaştırır.
Evlilik, her ne kadar iki canın birleşmesi gibi görünse de -aynı zamanda- iki ailenin kaynaşması ve nesillerin yoğrulmasıdır. Sadakatle korunan, fedakârlıkla beslenen ve dinî değerlerle anlam bulan yuvalar, hem huzurun hem de güçlü bir cemiyetin temelidir. Çünkü sağlam aile olmadan sağlam toplum olmaz.
Gülşen CANPOLAT
Yazar
Evlilik, hayatın en özel ve en önemli adımlarından biridir. İki insanın bir araya gelerek birbirlerine olan sevgi, saygı ve bağlılıklarını taçlandırdığı bir yoldur. Ancak, mutlu bir başlangıcın ardınd...
Yazar: Gülşen CANPOLAT
Bir kelime vardır ki insanın doğduğu andan itibaren içini ısıtır; aile… O, sadece aynı evin duvarlarını paylaşanlardan ibaret değildir; bir merhamet iklimi, bir güven sahasıdır. İnsan, ilk gülüşünü ai...
Yazar: H. İklil ABBASOĞLU
Bazen kendimizi çok bitkin hissederiz.Adım atacak hâlimiz kalmaz.Sırtımızda, sanki günlerce taş taşımışız gibi bir yorgunluk vardır.Oysa dönüp baktığımızda, bu kadar yorulmamızı gerektirecek bir durum...
Yazar: Gülşen CANPOLAT
Abdülhamid Han’ın, Emsâlinur Kadın’dan doğan kızıdır. 1 Aralık 1886 tarihinde Yıldız Sarayı’nda hayata gözlerini açmıştır. Sarayda özel bir eğitim almıştır. Lombardi Bey’den Batı Musikisi, Tanburî Cem...
Yazar: Bengisu HAYAT