Allah’ın Hediyesi Cennet Vatan
Sıcağı, denizi, kavuşması ve ayrılığıyla bir yazı daha geride bıraktık. Aslında ülkemizde İstanbul’la birlikte birçok yerde, yaz ekim sonuna kadar devam ediyor ama okulların tatil olması, izinlerin daha çok yazın kullanılması sebebiyle eylül geldi mi yaz tatili de bitmiş oluyor. Son zamanlarda insanların tatillerinin bir kısmını Yunan adalarında geçirdiğini çok sık duyuyoruz. Sebebini sorduğumuzda, Ege sahilleriyle Yunan adaları arasında çok kısa bir mesafe olduğu hâlde oranın denizinin daha güzel, çevrenin çok daha temiz olduğunu söylüyorlar. Bizdekinin aksine daha ucuza tatil yapabilmeleri ve sahillerde dinlemesi için insanlara dayatılan yüksek sesli müziklerin olmaması da artı bir durum.
Bizim tatil yerlerinde bu dönemi fırsat bilip ne kadar para koparırsak kârdır düşüncesiyle yerli ve yabancı turistlerden gerçek fiyatlarının çok üstünde ödemelerin alınması da Yunanistan örneğindeki gibi başka ülkelerin tercih edilmesine sebep oluyor.
Aslında cennet vatanımızın her bir köşesinde ayrı bir güzellik var. Güney kıyılarında deniz tatili yaparken kuzeydoğu ve doğuda kış tatili yapılabiliyor ama maalesef bu güzellikleri korumak adına ya hiçbir şey yapılmıyor ya da yapılanlar yetersiz kalıyor. En basit örnek şu ki her yerde piknik yapabilen insanlar hiç değilse çöplerini sağa sola atmasalar, her türlü güzelliğinden faydalandıkları deniz, göl, orman gibi Allah’ın bir hediyesi olan bu yerleri korumak adına biraz gayret gösterseler o bile bir ilerleme olacaktır. Halkın yapabileceği basit eylemlerden başka gerek belediye gerek ilgili başka kurumlar ormanlara, bağlara bahçelere kıyılıp süper lüks (!) sitelerin yapılmasına engel olsa günden güne kötüye giden dünyamızda en azından ülkemiz için, gelecekler nesiller için hayati önem taşıyan bir iş yapmış olacaklardır. Zira bir önceki sene tatile gittiğiniz bir beldeye tekrar gittiğinizde ormanların tıraşlanıp ya da bağların bahçelerin bozulup sitelerin yapıldığını gördüğünüzde içiniz yanıyor ve evinizden kıymetli bir eşyanız çalınmış gibi üzülüyorsunuz.
Bunların bir an önce engellenmesi, doğayı korumak adına ciddi önlemler alınması sahip olduklarımızın her zaman bizim olması açısından çok önemlidir ve biz bunu gelecek nesillere borçluyuz. Zira Allah’ın verdiği bu nimetlerin kıymeti bilinmeyip hor kullanılırsa ortada yaşanacak bir doğa, nefes alınacak bir hava kalmayacak.
Raziye SAĞLAM
Yazar
Çiftlikte yine yoğun günler yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan ayı geldi. Bu sene Ömer’le Zeliş de Ramazan ayı bitene kadar oruç tutmakta kararlılar. Çiftlikte her akşam iftar daveti var. Hafize Teyze...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Birkaç senedir ekim ayının ilk haftasında, cennet vatanımızın güney kıyılarına gitmeyi tercih ediyoruz. Allah (c.c.)’ın “El Musavvir” isminin tecellisi olarak gördüğümüz denizi ve yemyeşil doğasıyla h...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Yazın en sıcak günlerini yaşarken insan ailesiyle geçmişte yaşadığı tatilleri hatırlamadan edemiyor. Rahmetli babam gerek çocukluğumuzda gerek sonraları bizi gezdirmek için hiçbir fırsatı kaçırmazdı. ...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Es-Sabûr: Allah'ın, Kullarının İşledikleri Cürüm Karşısında Çok Sabırlı Olması ve Hemen Cezâ VermemesiSabır, nefsin; aklın ve dinin gerektirdiği gibi, gerektirdiği şekilde veya her ikisinin birlikte i...
Yazar: Editör