Camgöz ve İyilik Hareketi
Çiftlikte yine yoğun günler yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan ayı geldi. Bu sene Ömer’le Zeliş de Ramazan ayı bitene kadar oruç tutmakta kararlılar. Çiftlikte her akşam iftar daveti var. Hafize Teyze, sanırım bayrama kadar bütün köyü davet etmiş olacak. Bir de ufak hediyeler hazırlayıp, misafirler giderken “diş kirası” adı altında veriyorlar. Ömer’le Zeliş hediyeleri verirken, misafirler de alırken çok mutlu oluyorlar. Çocuklar diş kirasının ne olduğunu sorduklarında Hafize Teyze:
- Torunlarım; diş kirası, Osmanlıdan gelen çok güzel bir gelenektir. Misafirlere hediyeler verirken aslında “Bizi kırmayıp davetimize geldiniz. Çok teşekkür ederiz.” demek istenir, şeklinde açıklarken Uzun Kulak:
- Ne güzelmiş. Keşke bizde de olsa, deyince kendimi tutamayıp güldüm. Biz hiçbir yere davete gitmiyoruz ki. Hep çiftlikte yiyoruz yemeklerimizi.
Her sene Ramazan ayında olduğu gibi, bu sene de erzak kolileri hazırlandı ve Rüzgâr’a yerleştirildi.
Akşam teravihten sonra, ihtiyaç sahibi olan evlere dağıtıldı. İnsanlar bu kolileri alırken çok seviniyorlardı.
Dağıtma işimiz bitip de çiftliğe dönerken, Rüzgâr birden sarsıldı ve sonra bir sürtünme sesi duyuldu. Hafize Teyze “Ne oluyor?” diye söylenerek kâhyayla birlikte indi ve biraz sonra:
- Çocuklar ön tekerleklerden biri patlamış, Kâhya değiştirene kadar biraz bekleyeceğiz, dedi.
O anda ben Uzun Kulak’la göz göze geldim. İkimizin de aklına aynı şey gelmişti. Çiftliğe koşarak gidecektik. Zaten gökyüzündeki ay, bu gece çok parlak olduğu için her taraf aydınlıktı.
Hafif rüzgârda koşmak ne kadar güzeldi. Az sonra önümüze telaşlı bir tavşan yavrusu çıktı. Bu, geçen sene Hafize Teyze’nin bahçesindeki havuçları yiyen yavru tavşandı. Bizi görünce:
- Camgöz iyi ki geldiniz. Yolumu kaybettim ve yuvamı bulamıyorum.
Uzun Kulak:
- Yuvandan nasıl bu kadar uzağa geldin? Yoksa yine birinin bahçesine mi dadandın?
- Yok! Artık kimsenin bahçesine izinsiz girmiyorum. Arkadaşlarla saklambaç oynarken farkında olmadan çok uzaklaştık. En son ben ebe oldum ve arkadaşlar saklandı ama gözlerimi bir açtım, etrafta hiç kimse kalmamış. Ben kalakaldım böyle.
O akşam çiftliğe dönmeden küçük tavşanı yuvasına götürdük. Anne tavşan merakla bekliyordu. İkisi de çok sevindiler.
Biz de devamlı bir iyilik hareketi içinde olduğumuz için çok seviniyorduk.
Görüşmek üzere çocuklar, hoşça kalın...
Raziye SAĞLAM
Yazar
İçinde bulunduğumuz mübarek günlerde, Müslümanlar nefsini bir tarafa bırakıp Allah’a layık bir kul olma yolunda daha çok gayret ederler. Çünkü insan eşref-i mahlûkattır ve inancımıza göre, bunu koruma...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Geçtiğimiz nisan ayında ilk umre yolculuğumuzu yaptık. Yakın bir akrabamın bir tur şirketi var. Birden karar verip onu aradık ve sağ olsun, bize biraz da kolaylık göstermesiyle yola çıktık. İlk durağı...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili arkadaşlar, insan toplum içinde yaşayan ve belli kurallara uymak zorunda olan bir varlıktır. Kurallara uyduğu müddetçe saygı ve itibar görür. Aksi takdirde toplumdan dışlanır ve saygınlı...
Yazar: Yusuf ŞAFAK
En büyük makam kullukturAllah'a kul olmalıyızİman azıktır, yollukturAllah'a kul olmalıyızDünyada ne varsa boşturİmansız yürekler taştırHayat hakikatte düştürAllah'a kul olmalıyızNefsi hesaba çekip deP...
Yazar: M.Nihat MALKOÇ