Bizim Dursun
Yazın en sıcak günlerini yaşarken insan ailesiyle geçmişte yaşadığı tatilleri hatırlamadan edemiyor. Rahmetli babam gerek çocukluğumuzda gerek sonraları bizi gezdirmek için hiçbir fırsatı kaçırmazdı. Annem ve ailenin son dördü olarak biz arabaya atladığımız gibi İstanbul’dan yola çıkıp Ege, Akdeniz ve Güneydoğu üzerinden Darende’ye ulaşırdık. Gündüz yol alırken denk gelen yerde denize girmeye bayılırdık. Biz çocuklar denize girerken babam mangal yakar, annem de yemek için diğer hazırlıkları yapardı. Akşamları da hangi şehre vardıysak geceyi orada güzel bir otelde geçirirdik.
Mola verdiğimiz yerlerde denize girmek, sonrasında yemek hazırlığına yardımcı olmak, hemen hızlı bir şekilde hazırlanabilmek de her şarta uyum sağlamamıza sebep oldu. O günlerin bizim hayatımıza olumlu etkileri çok oldu. Zira aileyle bu kadar güzel vakit geçirmek, onların sevgisi ve desteğini yanında hissetmek insana mutlu bir çocukluk sağlıyor. Bu da insanın her durumda kendine güveni tam bir birey olarak yetişmesine sebep oluyor. Bunun yanı sıra çocuk da olsan kendi ülkeni ve insanını tanımak, değişik yörelerde oraya has âdet ve gelenekleri görmek kültürünü artırdığı gibi, olaylara farklı açılardan bakmanı sağlayabiliyor. İnsan ülkesini tanıdıkça daha çok seviyor ve en güzeli de gerçekten kendini toprağına ait hissediyor.
Yaptığımız sayısız seyahatlerde, en çok da Darende’de devlethanede geçirdiğimiz zamanlar unutulmazdı bizim için. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin “Bizim Dursun” diye hitabı babamı ayrıca sevindirirdi.
Babam vizyon sahibi bir insandı. Çocukluktan henüz çıkarken birinin yanında çömez olarak ilk gurbete gitmesinden, trenlerde seyyar satıcılığa ve sonrasında Sivas’ta ticarete başlamaktan İstanbul’da müzik yapımcılığına kadar oldukça verimli bir ticaret hayatı vardı. Çok çalışırken ailesine de bu denli vakit ayırabilmesi ve bundan gerçekten keyif alması çok güzeldi bizim için. Düşünüyorum da annemle babamın yaptığı aslında çok büyük fedakârlıktı ama iyi ki bu fedakârlığı yapmışlar. Zira benim çocukluğumdan hatırladığım ve daha sonra benim çocuklarımın da içinde bulundukları en güzel anılarda hep annemle babamın birbirlerine olan o güzel ilgileri ve huzurlu bir aile ortamı vardır. Daha sonra biz de çocuklarımıza hep böyle bir ortamı sağlamaya çalıştık. Tabii zaman zaman maddi manevi sayısız problemler yaşandı ama aile içinde huzur ve bağlılık olunca sorunlar bir şekilde çözülebiliyor. Yeter ki aile bireyleri birbirinden kopmasın.
Raziye SAĞLAM
Yazar
Okulların tatil olmasıyla birlikte yaz Kur’an kursları çocuk sesleriyle dolup taşacak. Dinimizi en iyi şekilde öğrenebilmek için kısa bir zaman dilimi içerisinde en iyi hizmeti sunabilme gayreti içeri...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ
Birkaç ay önce vefat eden bir yakınımızın cenazesi için Üsküdar Şakirin Camii’ne gittik. Çocukluğumuzun Fatih Camii’nin yanı başında geçmesinden midir, nedir bilmem, özellikle tarihî camilere gitmeyi ...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım;Bugün ilçede İstanbul’un kurtuluşu törenleri var. Bu törenlerde Ömer bayrak taşıyacak Zeliş de İstiklal Savaşı’nda cepheye mermi taşıyan Fatma Bacı’yı canlandıracak. İkisi de h...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Hakikatin remzidir suyun kara sevdası,Akar delibaş gibi yoktur derdi, davası,Hayat verir canlıya, görevi yaşatmaktır,Su diye inleyene pek büyüktür devası.Su varsa hayat vardır, dikkatli kullanalım,Su ...
Şair: Rabia BARIŞ