Adıyaman
“Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde köklü tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bir şehirdir. Hitit, Pers, Roma, Bizans ve Osmanlı gibi medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Adıyaman, tarihi kalıntıları, doğal alanları ve kültürel mirasıyla her yıl birçok ziyaretçiyi ağırlar.”
“Besni, Çelikhan, Gerger, Gölbaşı, Kâhta, Samsat, Sincik ve Tut olmak üzere sekiz tane ilçesi vardır.”
Nemrut Dağı: Adıyaman’ın en ünlü ve önemli turistik noktalarından biridir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu dağ, Kommagene Krallığı’na ait devasa heykelleri ve anıtlarıyla ünlüdür. Nemrut Dağı’ndaki doğu ve batı teraslarında bulunan tanrı ve kral heykelleri özellikle gün doğumu ya da gün batımında muhteşem bir manzara sunar.
Adıyaman Müzesi: Müzede en erken tarihe ait eserlerin yanında Roma, Bizans, İslam, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çeşitli eserler de sergileniyor. Müzede bulunan Etnografya Eserler Salonu’nda bölgede toplanan el dokuması halı, kilim ve cicim, kadın ve erkek giysileri, gümüş takılar ve bakır eşyalar sergileniyor.
Cendere Köprüsü: Dünyanın hâlen kullanılan en eski köprülerinden biri Cendere Köprüsü ana kemer ve tahliye kemeri olmak üzere iki kemerden oluşuyor. En önemli özelliği harç kullanmadan yapılmış olmasıdır. Doğal afetlere karşı dayanıklı olması için her iki uçtan ortada birleşen rampa şeklinde inşa edilmiştir.
Yüzen Adalar: Çat Barajı üzerinde yer alan bu küçük adalar, suyun yüzeyinde hafifçe süzülüyormuş gibi hareket eder. Doğal bir oluşum olan bu adalar, özellikle ilk kez görenleri şaşkına çeviriyor. Yüzen Adalar çevresinde yürüyüş yapabilir, küçük teknelerle adaların arasından geçebilir ya da göl kıyısında keyifli bir piknik yapabilirsiniz.
Üzeyir Peygamber Türbesi: Peygamber olup olmadığı hususunda ihtilaf olan Üzeyir Peygamber’in türbesi Adıyaman’da ziyaret edilebilecek en önemli mekânlardandır. Ziyaretçiler bu noktayı Nemrut ziyaretleriyle birleştirilebilecek, manevî açıdan değer taşıyan bir duraktır. Türbenin yakınında yeni inşa edilmiş bir cami bulunuyor.
Musalla Camii: Caminin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Mimari ve plan düzenine bakılarak caminin 17-18. yüzyılda inşa edildiği söylenebilir. Avluya sahip cami düzgün kesme taştan yapılmıştır. Caminin kuzeyinde avluya açılan beş gözlü son cemaat yeri vardır.
Editör
Yazar
Okulun bahçesinde ellerim cebimde düşünceli düşünceli yürürken, elma ağacının altına düşen elmalardan birini aldım. Azıcık tozluydu. Üfledim, sildim, parlattım. Birden, camdan bana gülümseyen öğretmen...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Anadolu’nun bağrında, kayaların arasından süzülen bir nehir gibi sessiz ve derinden akan bir ruh vardır. Darende’ye girmek, sadece bir şehre adım atmak değil; tarihin, doğanın ve maneviyatın el ele tu...
Yazar: Editör
İstanbul… Sadece bir şehir değil, çağları kapatıp açan bir medeniyetin kalbidir. Asırlar boyunca nice peygamber müjdesine konu olan bu kutlu belde, nihayet Fatih Sultan Mehmet Han’ın azmi, inancı ve y...
Yazar: Editör
Köyümüzdeki ilkokulda beşinci sınıfa gidiyorduk. Birkaç hafta sonra mezun olacaktık. Öğretmenimiz de memleketine tayin istemişti. Bizi mezun edince o da köyümüze veda edecekti.Bir gün ders sırasında ö...
Yazar: Sırrı ER