Bir Şehir, Bir Fetih, Bir Medeniyet: İstanbul
İstanbul… Sadece bir şehir değil, çağları kapatıp açan bir medeniyetin kalbidir. Asırlar boyunca nice peygamber müjdesine konu olan bu kutlu belde, nihayet Fatih Sultan Mehmet Han’ın azmi, inancı ve yüksek ferasetiyle fethedilerek İslâm’ın nuruyla aydınlanmıştır. 29 Mayıs 1453’te gerçekleşen İstanbul’un fethi, yalnızca bir zafer değil; aynı zamanda adaletin, ilmin ve hoşgörünün yeryüzüne yeniden ilanıdır.
Fatih Sultan Mehmet, sadece bir komutan değil; ilme âşık, maneviyata bağlı bir gönül insanıydı. Onun bu yönü, fethettiği şehri kuru bir zafer alanı olmaktan çıkarıp bir ilim, irfan ve hikmet merkezine dönüştürmüştür. Bu sebeple İstanbul, kısa sürede camileriyle, medreseleriyle, dergâhlarıyla bir ruh şehri hâline gelmiştir. Ayasofya’nın secdeyle buluşması, sadece taşların değil, gönüllerin de İslâm’la dirilişini simgelemiştir.
İstanbul’un manevî mimarları arasında Akşemseddin Hazretleri gibi büyük zatlar yer alır. Fetihte sadece kılıçların değil, duaların da payı vardır. Bu şehir, gönül erlerinin nefesiyle yoğrulmuş; her köşesi ayrı bir hikmet, her sokağı ayrı bir hatırayla bezenmiştir. Eyüp Sultan Camii ve çevresi, sahabe kokusunu bugüne taşıyan en müstesna mekânlardan biridir.
Bugün bizlere düşen ise bu kutlu mirası sadece anlatmak değil, yaşamaktır. Aileler olarak çocuklarımıza İstanbul’un sadece tarihî güzelliklerini değil; onun ruhunu, edebini, vakur duruşunu da aktarmalıyız. Çünkü İstanbul, taş ve topraktan ibaret değildir; o, bir medeniyet tasavvurunun, bir iman ve ahlak davasının canlı şahididir.
Ayrıca İstanbul’un fethi bizlere, bir şehrin gerçek değerinin sadece surlarında ya da saraylarında değil; o şehirde yaşanan ahlakta, merhamette ve kardeşlikte saklı olduğunu öğretir. Fatih Sultan Mehmet Han’ın “önce gönülleri fethetme” anlayışı, bugün aile hayatımızda da bizlere ışık tutmalıdır. Evlerimizi sevgiyle, çocuklarımızın kalplerini güzel ahlakla imar ettiğimizde; aslında bizler de küçük birer İstanbul inşa etmiş oluruz. Çünkü gerçek fetih, kalplerde kurulan ve nesilden nesile aktarılan o manevî köprüdür.
Bu vesileyle, fetihle birlikte gönüllere yerleşen o büyük hakikati yeniden hatırlayalım: Bir şehri fethetmek, aslında gönülleri kazanmaktır. İstanbul’un fethi de işte bu yüzden ebedîdir; çünkü o, kalplerde yaşamaya devam etmektedir.
Editör
Yazar
"Lütuf ile rehberlik" anlamına gelen hidâyet; "doğru yolu bulmak, yol göstermek ve yola girmek" mânâlarına şâmil olan "hedâ" kökünden türemiştir. "Kullarına kurtuluş yolunu gösteren ve açıklayan" anla...
Yazar: Editör
Yaşlılık lekeleri (lentigo) 45-50 yaşlarında görülmeye başlar. Lentigo, derinin renk bozukluğu rahatsızlığıdır. Yaşlılık lekeleri bazı durumlarda keratoza dönüşerek, pul pul ince bir tabakayla kaplana...
Yazar: Nesibe AYDIN
Er-Reşîd; hiçbir mürşidin irşadına veya bir yol göstericinin işaretine muhtaç olmaksızın, bütün tedbirleri ve işleri doğrudan, isabetle hedefe ulaşan demektir. Allah bu anlamda yegâne "velî-mürşid"dir...
Yazar: Editör
“Karabük, Batı Karadeniz'in saklı cennetlerinden biri olup, tarihi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini büyüler. UNESCO Dünya Mirası Safranbolu'dan yemyeşil Yenice Ormanları'na, antik kentlerden ş...
Yazar: Editör