Mücahide Hatice
Çanakkale Savaşı’na katılan kadın savaşçılardan biri de Hatice Hanım idi.
İzmir’in Kemalpaşa İlçesi’ne bağlı Ahmetli Köyü’ndendi. Ailesine, Hacı Halilzadeler denirdi.
Babasını ve annesini çok küçük yaşlarda kaybetmişti. Öksüz büyümüş; onu babaannesi yetiştirmişti.
Çocukluğundan beri askerleri çok severdi. Onların askeri eğitimlerini büyük bir merak ve ilgiyle izlerdi.
- Bu arzu beni, savaş çıkınca cepheye sürükledi, diye açıklamıştı bir defasında, içindeki asker olma dürtüsünü...
O da kimi akranları gibi kadın olduğunu gizleyerek Çanakkale’nin yolunu tuttu.
Adının, “Ahmet” olduğunu söyledi. Askeri kayıtlara da öyle yazdırdı.
Anafartalar’da 56. Fırka hizmetine verildi. Aylarca kendini sakladı, diğer askerlerle birlikte çarpışmalara katıldı.
- Benim kadın olduğumu kimse bilmiyordu, diyecekti savaş bittikten sonra...
- Düşmanla vuruşurken, karşı taraftan gelen şarapnel ve kurşunlarla dokuz yerimden yaralandım, demişti yine anılarında...
Daha çok da cephedeki askerî hastanelerde hasta bakıcılık yaptı. Yaralı Mehmetçiklere onların anneleri ya da kız kardeşleri gibi şefkatle baktı.
Savaş bitince köyüne döndü. Herkes onu hayretle karşıladı. Çünkü kendisini öldü zannediyorlardı.
Cephede birçok fedakârlık ve kahramanlıklarda bulunarak, o da köydeki erkekler gibi Çanakkale gazisi oldu.
Hep sevgi ve saygı gördü. Adı, o gün bugündür hiç unutulmadı.
İsmail ÇOLAK
Yazar
Geleceğin Fatih’i Şehzade Mehmed, 1432 yılında Edirne’de dünyaya geldi. Annesi, Alime Hüma Hatun idi. Babası Sultan Murad, şehzadesinin doğumunu büyük bir sevinç ve heyecanla karşılamıştı. Oğlunun doğ...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Şehzade Murad, Bursa’nın fethedildiği 1326 yılında doğdu. Bursa’da doğan ilk padişahtı. Orhan Bey’in, Nilüfer Hatun’dan olma ikinci oğluydu.Doğumu, Orhan Gazi, ailesi ve Osmanlılar için hem sevinç hem...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Şerife Bacı, Kastamonu’ya bağlı Seydiler ilçesinin Satılar Köyü’ndendi. Milli Mücadele yıllarında İnebolu’dan Kastamonu’ya kağnısıyla cephane taşırken, sergilediği fedakârlığıyla efsaneleşti. Anadolu’...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Beş-on gün önceydi. Her zamanki alışkanlığımla sabah erkenden evden çıkmıştım. Yıkılmamak için ayakta durmağa gayret eden eski ve bakımsız evlerin saçaklarının altından yürüyordum. Bana âdeta yol göst...
Yazar: Sırrı ER