Esmâü’l-Hüsnâ: El-Vedud
El-Vedûd: Kullarını Bağışlamayı Çok Seven ve Kulları Tarafından Çok Sevilen
Allah'ın en güzel isimleri arasında yer alan el-Vedûd, Allah ile kulları arasındaki sevgiyi ifade eder. Sevgi, varoluşla alakalı bir mânâdır. Çünkü el-Vedûd isminin asıl anlamlarından birisi, Allah'ın, yaratıklarına karşı olan sonsuz sevgisidir. Bu sevgiyle O, kullarına sayısız nimetler verir. Kendisine yöneleni asla geri çevirmez ve günahlarından pişmanlık duyanı da bu sevginin bir gereği olarak bağışlar.
Müslüman’ın hayatında Allah'ın el-Vedûd isminin tecellîsi, "Yaratan'a hürmet, yaratılana şefkatle muâmele" şeklinde kendini göstermelidir. Bunun için Yûnus Emre, irfânî bir dille, "Yaratılanı hoş gör, Yaratan'dan ötürü." demiştir.
Öte yandan, Müslüman’ın bakış açısında, Allah'ın el-Vedûd ismiyle fütüvvet ahlâkı arasında çok yakın bir ilişki vardır. Bunun sebebi, el-Vedûd isminin Müslüman’ın hayatında yaşanılır kılınmasından dolayıdır. İslâm tarihine baktığımız zaman, gerek bir fert ve gerekse bir toplum olarak Müslümanlar, hiçbir zaman insanların dil ve din farklılıklarından dolayı onlara farklı muamele yapmamışlar, aksine, insana Allah'ın yarattığı bir varlık olarak baktıkları için adaletten ve merhametten ayrılmamışlardır. Çünkü tevhîd olmadan ne tam anlamıyla adalet ve ne de tam anlamıyla merhamet olur.
Müslümanların lügatinde fütüvvet ahlâkı, insanları dünya ve âhirette kendi nefsine tercih etmek anlamına gelir. Bu sebeple onlar, "Kendileri ihtiyaç içinde bulunsalar bile, ihtiyaç sahiplerini kendilerinden önde tutarlar." İşte Allah'ın bu el-Vedûd ismi, aziz milletimizde tarih boyunca, "Kardeşlik sevgisi sınır tanımaz." inancıyla tezahür etmiş; kendisi ihtiyaç sahibi olmasına rağmen, peygamberî bir zihniyetin gereği olarak, nerede bir ihtiyaç sahibi görmüşlerse, uzaklık ve yakınlığına bakmadan, herkese yardım elini uzatmışlardır.
Bu sebeple milletimiz bugün bile Orta Asya'daki Türk yurtlarına, Filistin'e, Nijerya'ya, Sudan'a, Balkanlar’a ve Kafkaslar’a yardımlaşma ve dayanışma programları çerçevesinde yardım konvoyları göndermektedir. Çünkü bu Müslüman toplumu sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya teşvik eden gücün arkasında; "kendisi için istediği bir şeyi diğer insanlar için de istemeyi, kendisi için istemediği bir şeyi diğer insanlar için de istememeyi" telkin ve tavsiye eden peygamber buyruğu vardır.
Bu inanç ve düşüncenin sahipleri, kendisine yapılmasını hoş görmedikleri bir muâmelenin başkalarına yapılmasını da asla hoş görmezler. Onun için tarih boyunca Müslümanlar, yaşadıkları ve egemen oldukları toplumlarda, kesinlikle başkalarını ezme, ötekileştirme, köleleştirme, ifade ve inanç haklarını ellerinden alma, dillerini değiştirme, yeraltı ve yerüstü hammadde kaynaklarını sömürme gibi bir siyaset izlememişlerdir. Böyle bir sömürgeci davranış içinde bulunmamalarının yegâne sebebi, Allah'ın, "çokça seven" anlamına gelen el-Vedûd isminden hisse almaları ve O'nun ahlâkıyla ahlâklanmalarıdır.
Allah'ın el-Vedûd ismini hayat tarzı hâline getiren övülmüş ahlâk sahibi insanlar, hasbîlik ruhuyla donanırlar. Yaptıkları hizmetler karşılığında, hizmet görenlerden ne bir karşılık ne de bir teşekkür beklerler. Bu sebeple de, götürdükleri hizmetler karşılığında, yardım ettikleri insanların ne iradelerine ne de ruh dünyalarına bir ipotek koyarlar.
Editör
Yazar
El-Bedî: Eşyayı Önceden Geçmiş Bir Örneği Olmadan Îcâd ve İnşâ Edenİş yapmak, ilk olmak, örneği ve benzeri bulunmayan bir sanatı meydana getirmek gibi anlamlara gelen, eşsiz ve benzersiz anlamındaki i...
Yazar: Editör
Sevgili çocuklar;Bayram sabahları bir başka güzel değil mi? Erken kalkmanın heyecanı, tertemiz kıyafetler, mis gibi tatlı kokuları ve kapı kapı dolaşırken yüzümüzde açan kocaman gülümsemeler… Bayram d...
Yazar: Editör
Fazilet Peygamberi (S.A.V.) Fadlullah / Allahu Teâlâ’nın İhsânına, Fazlına UlaşanBir ismi “Fadlullah/Allahu Teâlâ’nın ihsânına, fazlına ulaşan” olan Peygamberimiz, Yüce Rabb’imiz tarafından görevlendi...
Yazar: Editör
İki şey ‘kalitesiz insan’ın özelliğidir:1- Şikâyetçilik2- Dedikoduİki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:1- Bakış açısını değiştirmek2- Karşınızdakinin yerine kendinizi koyabilmek.İki şey yan...
Yazar: Ayşe Gül PINAR