El-Bedî
El-Bedî: Eşyayı Önceden Geçmiş Bir Örneği Olmadan Îcâd ve İnşâ Eden
İş yapmak, ilk olmak, örneği ve benzeri bulunmayan bir sanatı meydana getirmek gibi anlamlara gelen, eşsiz ve benzersiz anlamındaki ibda', Allah hakkında kullanıldığı zaman, bir şeyi âletsiz, zamansız ve mekânsız îcâd anlamına gelir ki bedî' sözcüğü ibdâ eden kişi demektir. Nitekim sıfat olan "Bedî" hakkında Kur’ân'da şöyle bahsedilir: "(O) gökleri ve yeri yoktan var edendir. O'nun nasıl çocuğu olabilirdi ki? Kendisinin bir eşi yoktur, her şeyi O yaratmıştır ve O her şeyi bilendir.", "(O) göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Bir şeyi murat etti mi, ona sadece ‘Ol!’ der, o da hemen oluverir."
Herhangi bir varlığı ilk defa yaratan Allah, o varlık için ikinci hayatı daha kolay yaratmaya güç yetirir: "Allah ilkin mahlûkunu yaratır, (ölümden) sonra da bunu (yaratmayı) tekrarlar. Sonunda hep O'na döndürüleceksiniz." Açıkça bu âyette, ikinci yaratılışın Allah'a daha kolay geldiğinden ve yüce sıfatları arasında "ibdâ" vasfından bahsedilmektedir.
Allah ezelî ve ebedî olarak Bedî'dir, ezelî ve ebedî olarak benzersizdir. O'nun için bir "O'ndan önce oluş" yoktur. Her varlık, O'ndan sonradır; O'nun yaratmasıyla meydana gelmiştir. O'nun yarattığı ise, O'nun misli asla olamaz. Mü'minde bu bilgi, nitelik açısından imanın derinleşmesine sebep olacaktır. Bu, aynı zamanda, Allah'ı takdîr etmenin de bir neticesidir.
Bir şeyi ön madde ve süre söz konusu olmaksızın yaratmak, ibdâ'dır. İnsan, halk âlemine ait bir varlıktır; ehl-i sünnet kelamcılarının iddia ettiği gibi, insan gerçek anlamda ibdâ' kudretine sahip değildir. Mutlak bedî' ve mübdi' Allah'tır. Ancak, ibdâ kudreti, bir ölçüde de olsa, insanın doğasına Allah tarafından yerleştirilmiştir. Bu noktada, her insan Allah'ın el-Bedî' ism-i şerîfinden bir hisse almalıdır. Bundan dolayı, İslâm bilginleri el-Bedî' ismini bütün unsurlarıyla felsefî mânâda âlemi yaratan ve benzeri bulunmayan Allah'ın isimlerinden biri olarak kabul edip bu ismin insana nitelik olarak verilebileceği konusunda görüş birliğine varmışlardır. Allah'ın en güzel isimleri arasında yer alan el-Bedî', mutlak anlamda yoktan yaratmak değil de şekilsiz olarak mevcut olan maddeye şekil verip örneği bulunmayan eserler ortaya koymak anlamındadır. Bu açıdan ilim, fazîlet, sanat ve meslekte çağdaşları arasında sivrilen, yenilikler meydana getiren kişiler için bedî' lakabının mecâzi olarak kullanılmasında îtikâdi bağlamda hiçbir sakıncanın olmaması gerekir. Dolayısıyla sanatsal faaliyetler neticede insanın düşünce, beceri ve iş bütünlüğünün oluşumuna dayalı bir birlikteliğin sonucu olarak ortaya çıkan bir çabanın mahsulü olduğuna göre, o hâlde insanın da bir ibdâ' niteliğine sahip olduğundan söz edilebilir.
Editör
Yazar
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin şiirlerini okurken, yukarıdaki dörtlükte olduğu gibi, sadece bir şiir okumuyor insan. Bu dizeler bize aynı zamanda kâh ayetlerle kâh hadislerle “olma”nın y...
Yazar: Raziye SAĞLAM
“1995 yılında il olsa da tarihi milattan önce 3000’li yıllara dayanan Yalova’da şifalı sulardan büyüleyici doğal güzelliklere kadar birçok gezilecek ve görülecek yer var. Termal sularıyla da ün salmış...
Yazar: Editör
Bu ayki sayımızda, üzerinden binlerce yıl geçse de hiç yaşlanmayan, her sokağında ayrı bir masal saklayan bir devle tanışmaya ne dersiniz? Evet, doğru bildiniz! İki kıtayı dev bir gerdanlık gibi birle...
Yazar: Editör
Bazı iyilikler vardır ki üzerinden onca yıl, onca mevsim geçse de kokusu hiç eksilmez; aksine zaman geçtikçe kalbin en mahrem yerinde daha da güzelleşir. İyiliğin değeri, verilenin miktarında değil, o...
Yazar: Ayşe Gül PINAR