Esmâ-i Nebî: Hâlis
Sevgili Peygamberimizin bir mübarek ismi şerifi de “Hâlis/Saf, temiz” idi. O temiz silsilelerden dünyaya geldi. Temizliğin sembolü, saflığın numûnesi oldu. Bütün dünyayı küfürden temizlemek için İslâm dinini getirdi. Gönülleri kinden, nefretten ve kötü duygulardan temizlemek için Allah'ın emirlerini tebliğ etti, hadisleri buyurdu, iyiliği insanlığa duyurdu.
Temizlik Anlayışı Tüm hayatı boyunca Kur’ân ahlâkını insanlara tebliğ eden Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)'in en önemli özelliklerinden biri, herkese örnek olan temizlik anlayışı idi. Ancak bu temizlik anlayışı yalnızca maddî anlamda bir temizlikle sınırlı değildi. Kur’ân ahlâkına uyan her türlü kötü davranıştan uzak duran mü’min, maddî ve manevî her yönden temizdir.
Sevgili Peygamberimiz “Şüphesiz Allah, tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.” (2/Bakara, 222) âyetinin gereğini insanlara tebliğ ederken maddî ve manevî temizlik açısından gereken her türlü hususu dile getirerek açıkladı ve temiz hayatıyla örnek oldu. Yüce Allah insanlara yol gösterici olarak indirdiği Kur’ân'da iman eden kullarını “Temiz akıl sahipleri” olarak isimlendirdi. (2/Bakara, 179) Kur’ân Temizliği Emrediyor
Yüce Allah, Kur’ân'da mü’minlere temiz olan şeylerden yemelerini bildirdi. Peygamberimiz (s.a.v.)'e de temiz olan şeylerin helal olduğunu mü’minlere bildirmesini emretti: “...Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin...” (7/Araf, 160) Peygamberimiz (s.a.v.), mü’minlere temizliği çokça tavsiye etti. Bir hadiste şöyle buyurdu:
“Şüphe yok ki Yüce Allah temizdir, temizliği sever. İkramı boldur, ikramı sever. Cömerttir cömertliği sever. Artık evlerinizin çevresini temiz tutun.” Başka bir hadisinde de, çokça temizlenen mü’minlerin, kıyamet gününde de diğer insanlardan nurlarıyla ayrılacaklarını bildirmiştir: “Benim ümmetim kıyamet gününde yüzleri parlak, elleri ve ayakları nurlu olarak haşrolunacaktır. Herkes gücünün yettiği kadar bu parlaklığı arttırsın.”
Editör
Yazar
Adamın hastalığına çare bulamayan doktorlardan biri, kendisine evliya denilen bir ihtiyarın adresini vermişti. Söylenenlere göre, en ağır hastalar bile o zatın duasıyla iyileşebiliyormuş. Adam, verile...
Yazar: Ayşe Gül PINAR
"Lütuf ile rehberlik" anlamına gelen hidâyet; "doğru yolu bulmak, yol göstermek ve yola girmek" mânâlarına şâmil olan "hedâ" kökünden türemiştir. "Kullarına kurtuluş yolunu gösteren ve açıklayan" anla...
Yazar: Editör
Anadolu’nun bağrında, kayaların arasından süzülen bir nehir gibi sessiz ve derinden akan bir ruh vardır. Darende’ye girmek, sadece bir şehre adım atmak değil; tarihin, doğanın ve maneviyatın el ele tu...
Yazar: Editör
Es-Sabûr: Allah'ın, Kullarının İşledikleri Cürüm Karşısında Çok Sabırlı Olması ve Hemen Cezâ VermemesiSabır, nefsin; aklın ve dinin gerektirdiği gibi, gerektirdiği şekilde veya her ikisinin birlikte i...
Yazar: Editör