Tatil Dönüşü Sendromu
Uzun zamandır yapılan tatilin ardından depresif hissetmek oldukça yaygın bir durumdur. Rutinlerin bozulduğu, sorumlulukların bir süreliğine rafa kaldırıldığı tatil günlerinden sonra yeniden iş hayatına ya da günlük düzene dönmek zorlayıcı olabilir. Bu durum, “tatil dönüşü sendromu” olarak adlandırılır. Tatil sırasında, dinlenmenin yanı sıra bolca keyif alınır, beyin sürekli yeni uyaranlarla karşılaşır. Ancak dönüşte bekleyen işler, yığılmış sorumluluklar, tekrar erken kalkma zorunluluğu ya da trafikte geçirilen zaman, kişide bıkkınlık ve isteksizlik yaratabilir. Bu süreçte, “Tatilden döndüm, artık hayat yine aynı sıradanlığa girdi.” düşüncesi depresif bir ruh haline zemin hazırlayabilir.
Yaz depresyonunu tetikleyen unsurların başında günümüzdeki sosyal medya paylaşımları gelmektedir. İmkânı olan kişilerin gittikleri tatil ve bu tatil dönemlerinin görsellerini sosyal medyada paylaşımları, tatile gidemeyen bireylerde eksiklik, yetersizlik ve kıyas duygularını artırarak depresif bir ruh haline yol açabilmektedir. Bu nedenle sosyal medyada sadece “en mutlu anların” paylaşıldığı, gerçeğin tüm yönleri göz önünde bulundurularak bu görsellerin incelenmesi gerekir.
Depresyon, çoğunlukla kış mevsimiyle ilişkilendirilse de yaz mevsiminde de görülebilir. Yaz mevsiminde depresyon için risk faktörleri taşıyorsanız, belirtiler günlük işlevselliğinizi etkiliyorsa öncelikle ruh sağlığı açısından uzman desteği almanız gerekir. Tüm bunların dışında, geçiş sürecini en iyi şekilde yönetebilmek için şu önlemler alınmalıdır:
Beklentiyi gerçekçi tutmak: Tatilin tüm sorunları çözecek bir kaçış olmadığını bilmek önemlidir. Tatili bir mola olarak görmek, hayal kırıklığını azaltır.
Geçiş süresi tanımak: Tatilden hemen sonra yoğun işlere girişmek yerine bir-iki günü adaptasyon için ayırmak süreci kolaylaştırır.
Depresyon üzerinde etkili olan serotonin ve melatonin hormonlarının salınımı da mevsimlere göre değişir. Yaz aylarında melatonin salgısının azalması uyku bozukluklarını tetikleyebilirken yeterince güneşe çıkamamak serotonin düzeyini olumsuz etkileyebilir. Bu durum da depresif belirtilerin artmasına yol açabilir.
Her mevsimin ruh halimiz üzerinde farklı etkileri olsa da yaz depresyonunu önlemenin en etkili yollarından biri dengeli bir rutin oluşturmaktır. Bu kapsamda alınacak şu birkaç basit önlemle yaz depresyon riskini en aza indirmek mümkün.
Nesibe AYDIN
Yazar
Sağlıklı bir kişide görülmesi gereken ortalama vücut ısısının 36,5-37 derecedir. Beyindeki kontrol merkezi dış ortam ile ilgili gerekli uyarıları alarak bu ısı ayarını düzenli olarak kan damarları, te...
Yazar: Nesibe AYDIN
Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte birçok anne ve baba, bebeklerini ilk kez deniz ve havuzla tanıştırmanın heyecanını yaşıyor. Ancak bebeklerin hassas ciltleri ve gelişim süreçleri, tatilde yetişkinle...
Yazar: Nesibe AYDIN
Kahve enerji veren bir içecek olsa da aşırı tüketildiğinde nörolojik, hormonal ve metabolik dengeleri bozabilir. Günlük kafein sınırının aşılması sempatik sinir sistemini sürekli aktif tutarak adrener...
Yazar: Nesibe AYDIN
Yağışların artmasıyla birlikte doğada mantarlar çoğalıyor ve toplanan mantarların tüketiminde bu dönemde artış yaşanıyor. Güzel görünümü ve rengine aldanılarak tüketilen mantarlar, zehirlenmeye yol aç...
Yazar: Nesibe AYDIN