Peygamber Efendimiz’in İhsanı
Peygamberimiz (s.a.v.), kendisini tanımak üzere taşradan gelen kabile temsilcilerini misafirhanelerde ağırlar, onlara yakınlık gösterir, öğretmenler tayin eder, maddî ihtiyaçlarını gidermekle ilgili vazifeliler seçer; kabilelerine döneceklerinde de azıklar hazırlatır, yeni elbiseler alıverir, bahşişler verir, İslâm dinine ilgi duyarak Medine’ye kendisini ziyarete gelen bu insanları unutamayacakları bir vefa duygusu ile uğurlardı.
Cömertlik, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in en belirgin vasıflarından biridir. Nitekim Câbir b. Abdullah (r.a.) der ki: “Rasûl-i Ekrem Hazretleri’nden dünya ile ilgili bir şey istenilince asla red cevabı vermez, istenilen şey varsa verir, yoksa vadederdi.”
Şimdi Hz. Ömer (r.a.)’in naklettiği şu hâdiseye bakalım:
Rasûlullah (s.a.v.)’ın huzuruna bir yoksul gelir, bir şey ister. Fakat istediği şeye sahip olamadığı için Peygamberimiz (s.a.v.) üzülür ve ona gidip çarşıdan satın almasını, borçlu olarak da kendi adının yazılmasını, eline para geçtiğinde ödeyeceğini söyler. Hâlbuki aynı kişiye daha önce de yardım edilmiştir. Bunu bilen Hz. Ömer: “Ya Rasûlullah, bu kişiye daha önceleri de yardım ettiniz, şimdi bu teklife ihtiyaç var mıdır?” demek ister. İster ama Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Ömer’in sözünden pek hoşnut olmaz; bu, yüzünden anlaşılır. O anda; ensardan bir zât:
“Ya Rasûlallah infak et, Arş’ın sahibi olan Allah kendinizi fakir düşürür diye korkma!” diyerek görüşünü serdeder. Peygamberimiz (s.a.v.) bu zâtın görüşünü beğenir ve: “Ben infak ve yoksulluktan korkmamakla emrolundum.” buyurur. Yani “infakın, yoksullara yardımın fakirlik doğuracağı” tarzında bir görüşü benimsemiyordu.
Hz. Aişe (r.a.)’den naklolunduğuna göre Peygamberimiz (s.a.v.), kendisine bir hediye geldiği zaman, onu getiren kişiye daha fazla ve değerlisiyle karşılık verirdi. Rasûlullah (s.a.v.) devrinde yaşayan bir İslâm kadınının naklettiği şu hâdise buna misâl teşkil edebilir: Bu hanım diyor ki: “Rasûlullah Efendimize (s.a.v.) bir tabak taze hurma ile üstü tevekli birkaç salatalık götürmüştüm. Bana altından mamul bir avuç dolusu kadın zineti ile karşılık verdi.”
Müslim’de şöyle naklolunur: Rasûlullah (s.a.v.) İslâm üzere kendisinden istenilmiş olan herhangi bir şeyi muhakkak vermiştir. Bir defasında kendisine bir kimse gelmişti de Rasûlullah (s.a.v.) ona iki dağ arasını dolduracak kadar çok koyun vermişti. O zât kendi kabilesinin yanına gidip: “Ey kavmim, Müslüman olunuz çünkü Muhammed fakirlikten korkmaksızın büyük ihsanda bulunuyor.” demiştir.
Yine Müslim’de naklolunduğuna göre Safvan b. Ümeyye (r.a.) diyor ki: “Allah’a yemin ederim ki Rasûlullah (s.a.v.) bana çok ihsanda bulunmuştur. Başlangıçta O, bana göre insanların en çok buğzedilecek olanı idi. Fakat bana ihsan etmekte devam etti. Nihayet benim yanımda insanların en sevimlisi oldu.”
Hz. Enes (r.a.)’in şu sözü de bu tip gelişmelere ışık tutmaktadır: “Bazen bir kimse ancak dünyayı isteyerek Müslümanlığa girerdi. Fakat İslâm’a girince artık Müslümanlık kendisine dünyadan ve dünya üzerindeki her şeyden daha sevimli olurdu.”
İbn Abbas Hazretleri de şöyle diyor: “Hz. Peygamber (s.a.v.), halkın en cömerdi idi. En cömert olduğu zaman da ramazan ayı idi. Muhakkak Cebrail (a.s.) her sene Ramazan ayında Rasûlullah (s.a.v.) ile buluşur. Rasûlullah (s.a.v.) da ona Kur’ân-ı arz ederdi. Cebrail kendisiyle karşılaştığı zaman Rasûlullah (s.a.v.), halkın faydalanması için gönderilmiş bulunan rüzgârdan daha cömert idi. Muhtaçlara daha çok ve daha çabuk yetişirdi.”
Ayşe Gül PINAR
Yazar
Kivi, yeşil içi ve minik siyah çekirdekleriyle tanınan çok lezzetli bir meyvedir. Dışı kahverengi ve tüylüdür, ama içi yemyeşil ve sulu olur. Küçükken bazen yumurta büyüklüğünde olabilir, bazen de bir...
Yazar: Ayşe Gül PINAR
İslâm inancına göre ibadetler kadar, hatta bazen onlardan da önce, kalpte taşınan samimiyet ve Allah’a karşı duyulan sarsılmaz güven gelir. İnsan, ne kadar günahkâr olursa olsun, yaratıcısının merhame...
Yazar: Ayşe Gül PINAR
Gut romatizmal bir hastalık. Eklemlerde şişme, ağrı, kızarıklık ve ısı artışıyla ortaya çıkıyor. Daha çok ataklar şeklinde seyrediyor. Gut hastalığı ile eskiye oranla daha sık karşılaşılıyor. Göbeği b...
Yazar: Nesibe AYDIN
Çocukların büyüme aşamasındaki gelişimleri kelebeklerin kozadan çıkış aşamasına çok benzemektedir. Çocukları yetiştirirken onlara ne kadar müdahale edersek büyüdükleri zaman kendi ayakları üzerinde du...
Yazar: M. Emin KARABACAK