Orman Yangını ve Hayvan Dostlarımız
Sevgili çocuk dostlarım;
Çok hareketli günler içindeyiz. Öğleden sonra, yakınımızdaki ormandan birden alevler yükselmeye başladı. Alevleri görünce Uzun Kulak’la birbirimize baktık ve aynı anda;
“Ormandaki dostlarımızı kurtarmalıyız!” diye bağırarak koşmaya başladık.
Ormanda tilki Kadife Kuyruk, üç geyik kardeş, sincaplar, tavşanlar, kaplumbağalar ve daha niceleri vardı ve yuvalarının olduğu orman yanıyordu. Yangını duyan herkes, itfaiye ve diğer afet ekipleriyle birlikte çalışarak elinden geleni yapmak için ormanın yakınlarına gelmişti.
Biz Uzun Kulak’la, henüz ateş ve dumanın ulaşmadığı yerlerdeki hayvan dostlarımıza ulaştık. Kadife Kuyruk’la üç geyik kardeş de can havliyle kaçmaya başlamışlardı. Üç geyik kardeşten biri, hızla kaçarken büyük bir taşa çarpıp yaralanmıştı. Onları sincaplarla tavşanlar izliyordu.
İki tane kaplumbağa çok yavaş yürüdüğü için, Uzun Kulak öne doğru eğildi ve;
“Üzerime atlayın!” diye bağırdı.
Kaplumbağalar hemen Uzun Kulak’ın üzerine çıktılar. Ve ben;
“Haydi, bizi takip edin! Doğru çiftliğe gidiyoruz!” dedim.
Hep beraber çiftliğe kadar koştuk.
Uzun Kulak;
“Arkadaşlar, hepinize geçmiş olsun.”
Kadife Kuyruk;
“Camgöz ve Uzun Kulak, sizler çok iyi dostlarsınız. Çok teşekkür ederiz ama çiftliğin sahipleri bizi burada isterler mi?”
Ben;
“Kadife Kuyruk, Hafize Teyze ve torunları Ömer’le Zeliş gerçek bir hayvan severdir. Yangın söndürülüp tekrar yuvalarınıza kavuşuncaya kadar burada kalabilir, karnınızı doyurabilir ve dinlenebilirsiniz.”
Derken Hafize Teyze, Ömer, Zeliş ve kâhya geldi. Çocukların dumandan kararmış yüzlerinde, gözleri boncuk gibi parlıyordu. Onlar da birer tane tavşan kurtarmıştı. Bizi görünce kocaman gülümsediler. Zeliş coşkuyla;
“Hepiniz ne kadar güzelsiniz! İyi ki buraya geldiniz.” dedi.
Hafize Teyze bütün hayvanları tek tek okşadı ve kâhyaya;
“Önce yaralı olanlarla ilgilenip bir güzel tedavi etmek lazım. Sen hemen veterineri getir, hepsini bir muayene etsin.” dedi.
Yangın, pikniğe gelenlerin dikkatsiz bir şekilde ateş yakmasından kaynaklanmıştı. Neyse ki ekipler ve çevredeki insanların yardımlarıyla fazla yayılmadan kısa sürede söndürüldü. On kadar ağaç yanmıştı. Yangının çıkma sebebini duyunca, böyle bir dikkatsizlikle bu kadar canlının zarar görmesi karşısında hepimiz çok üzüldük.
Ormanlarımızı korumak hepimizin görevidir. Onların yanıp yok olması doğamız için büyük bir felakettir.
Bir dahaki sayımızda çiftliğimizdeki misafir dostlarımızı anlatacağız.
Görüşmek üzere çocuklar, hoşça kalın...
Raziye SAĞLAM
Yazar
Sevgili çocuk dostlarım;Bugün ilçede İstanbul’un kurtuluşu törenleri var. Bu törenlerde Ömer bayrak taşıyacak Zeliş de İstiklal Savaşı’nda cepheye mermi taşıyan Fatma Bacı’yı canlandıracak. İkisi de h...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili arkadaşlar, biz insanlar doğumumuzdan vefatımıza kadar birçok sıkıntı ve imtihanla karşı karşıya kalırız. Bazen mutluluktan adeta uçarız, bazen de içimizi bir hüzün kaplar ve elimizden tutacak...
Yazar: Esra Elif ŞAHİN
Sevgili çocuk dostlarım;Geçtiğimiz hafta bizim köyde, şiddetle yağan yağmurun etkisiyle bir ev yıkıldı. Devlet bu yıkılan evin yerine yeni bir ev yapana kadar, aile bizim çiftliğin bahçesindeki küçük ...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Bir süredir İsveç Göteborg’dayım. Soğuk ama temiz havası, geniş cadde ve sokakları, yemyeşil ormanları ve kıyılarında çöp yığınları olmayan sayısız gölleriyle, daha önce de birkaç kez bahsettiğim gibi...
Yazar: Raziye SAĞLAM