Öğretmenlerimiz
Kültürümüzde öğretmenlik: “Peygamber mesleği” olarak bilinmektedir. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şerifler, öğrenmenin ve öğretmenin yüceliğini teşvik eden öğütlerle doludur. Öğretmen, yalnızca okulda görev yapan ve ders veren bir kişi değil, aynı zamanda bir önder, bir model insan olarak görülmüştür.
Bir milletin millî, manevî, ahlâkî ve kültürel yönden güçlü; medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerin gayretli, azimli ve üstün çalışmalarına bağlıdır. Onlar ülkemizin geleceğini hazırlayan insanlardır. En zor şartlarda dahi yurdun dört bir yanında çalışırlar.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.): “Ben öğretmen olarak gönderildim.” buyurarak, öğretmenlik mesleğini övmüştür.
Bize doğruyu, iyiyi, güzeli öğreten öğretmenlerimizdir. Gelişmeleri, buluşları, yenilikleri anlatıp, yeteneklerimizi geliştirmemize yardımcı olurlar.
Vatanın ve milletin her şeyden üstün olduğunu; dostluğun, kardeşliğin, millî birlik ve beraberliğin önemini kavratırlar. Saygının, sevginin ve kalp kırmamanın ne kadar erdemli bir davranış olduğunu öğretirler.
Tarihimiz öğretmenin baş tacı yapıldığına dair pek çok vakayla doludur. Yavuz Sultan Selim, öğretmeninin atından sıçrayan çamurla şeref duymuş ve bu çamurlu elbisenin kendisine kefen yapılmasını emretmiştir.
Doğruluk, dürüstlük ve yardımseverlik gibi evrensel değerlere ulaşmamızı sağlayan öğretmenlerimiz; yapıcı ve üretkendirler. Daima saygılıdırlar ve bizlere de saygılı olmayı öğretirler. Özverili, fedakâr, çevresine güven veren, içi insan sevgisiyle dolu kişilerdir.
Hz. Ali’nin, “Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum.” sözü öğretmenliğin önemini ifade etmektedir.
Öğretmenlerimiz yerine göre anne, baba, kardeş, arkadaş olurlar bize. Öğrencilerini en iyi şekilde eğitmeyi ve yetiştirmeyi görev bilip, mesleklerini ona göre yerine getirirler. Bir öğretmen için her bir öğrenci kendi çocuğu kadar değerli ve önemlidir. Onun üzüntülerini, sıkıntılarını bilmek, paylaşmak, yaralarına merhem olmak için uğraşırlar.
Öğretmenlerimiz, dünyayı, insanları, hayvanları, denizleri, uzayı tanıtır. Her alanda yeniliği, gelişmeyi ve bilimi anlatırlar. Beceri ve yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur.
Öğretmene göre öğrencileri birer çiçek tarlasıdır. Onları kırmadan, incitmeden, soldurmadan geliştirip, büyütmeyi hedefler. Sabır ve hoşgörü timsali olarak, anlamadığımız şeyleri defalarca anlatırlar bizlere.
Öğretmenler öğrencilerinin sağlıklı ve başarılar olmaları ile mutlu olurlar.
Çalışkan, dürüst, saygılı, milli ve manevi değerlere sahip insanlar olmamız, öğretmenlerimize verebileceğimiz en güzel armağandır.
Naciye BEYZA
Yazar
Okulun bahçesinde ellerim cebimde düşünceli düşünceli yürürken, elma ağacının altına düşen elmalardan birini aldım. Azıcık tozluydu. Üfledim, sildim, parlattım. Birden, camdan bana gülümseyen öğretmen...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
1915 yılında, Çanakkale’de büyük bir savaş yaşanmıştır. Kahraman Türk askerleri, düşman askerlerine karşı cesurca savaşmışlardır. Onlar, vatanlarını korumak için canlarını hiçe saymışlardır.Çanakkale ...
Yazar: Naciye BEYZA
Köyün dışında, rüzgârın en çok uğradığı tepenin üzerinde eski bir mezarlık vardı. Çoğu mezar unutulmuş, taşların üzerindeki yazılar yağmurla silinmişti. Ama bir tane mezar taşı vardı ki, her geçen yıl...
Yazar: Erbay KÜCET
1348 yılında Cenevizliler denen denizci insanlar varmış. O zamanlar İstanbul’da telefon yok, kamera yok, dürbün bile yeni icat edilmiş. Düşman gemisi geliyor mu, yangın çıktı mı, korsan geldi mi haber...
Yazar: Naciye BEYZA