Minik Bir Gezi
Elimdeki kumandayı sağa doğru çevirdim. Minik uçağım kafasını sağa çevirdi. Şimdi manzaranın tadını daha iyi çıkarabilirim. Tohma Kanyonu’nun tam tepesinden yani!
Bu “minik” gezinin beni bu kadar etkileyeceği aklımın ucundan bile geçmezdi. İnanılmaz güzellikteki dağlar, dağların içinden çıkan, “harikulâde” kelimesinin yetersiz kaldığı şelale ve güllerin içinden kalbime seslenen o külliye...
Bu yolculuğa çıkmadan önce, yeterince hazırlandığımı düşünmüştüm. İnsan seyahate çıkarken, bavulunu ihtiyacı olan her şeyle doldurabilir. Peki ya kalbini?
Babam derdi ki; “Allah’ın planı tüm planlardan üstündür güzel oğlum.”
Ben; valizime ihtiyacım olacağını sandığım şeylerle doldururken, kalbim boş kalmış meğer...
Canım Allah’ım; şu dağları, yeşilin her tonuyla süslü ağaçları, kocaman kayalıkların arasından haşmetiyle gürleyerek akan Günpınar Şelalesi’ni, ezan sesiyle yankılanan camiyi, duvarları dua ile süslü Somuncu Baba Külliye’sini benim kalbim dolsun diye göstermiş gözlerime. Ne de güzel, ne de hoş yapmış planını.
Darende’ymiş buranın adı. Minik uçağım bilgileri ekranda sıraladı. 7000 yıllık bir geçmişi varmış meğer Darende’nin. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kitaplara sığmayan gerçek bir hazineymiş burası. Mimarisi ayrı, yemekleri ayrı, maneviyatı ayrı önemliymiş...
Bilmediğim ne çok şey var dünyada. Öğrenmek ne güzel Allah’ım. Sen kalbimi hep planlarınla doldur. Şükürle oldur Allah’ım...
Seda BAYRAK DURGUT
Yazar
Şu ağacın tepesinde ne zamandır dünyayı izlerim bilmem. Gündüzleri, geceleri, kedileri, köpekleri, hüzünleri, sevinçleri, uçan balonları, uçamayan arabaları, işe giden insanları, okula giden çocukları...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Şelale; suyun yüksek bir yerden aşağı doğru gürül gürül dökülmesidir.Şelale oluşumu; yağmur yağınca su dağdan, tepeden aşağı akmaya başlar. Buna dere, nehir diyoruz.Yolda bazen yumuşak toprak, bazen d...
Yazar: Naciye BEYZA
Günlerdir babasının getireceği yeni ayakkabıların hayalini kuruyordu. Acaba ne renkti yeni ayakkabıları? Bağcıklı mıydı yoksa cırt cırtlı mı? Çizgileri mi vardı yoksa yıldızları mı?Geceleri uyumadan ö...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Adam İstanbul’u severdi. Bu şehir kalbini fethetmişti. Her şeyiyle. Trafiği, güneşi, gölgesi, yağmuru, çamuru. “İstanbul’un en çok neyini seversin?” diye sorsalar; “En çok… Camilerini!” derdi.Her gün ...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT