Kırkikindi Yağmurlarıyla Bir Nisan Günü
Bazı insanlar vardır hayatımızda. Varlıkları hatta yokluklarında bile hep bizimledir. Biz yaşadığımız her şeyde onlarla geçirdiğimiz güzel anları düşünür, mutlu oluruz. Onlar bizim için bahar gibidir. Nasıl ki bahar bir umut, bir canlılık, hâsılı bir hayattır; işte o insanlar da bizim için öyledir.
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin sevgili eşi ve vakıf başkanımız H. Hamideddin Efendi’nin muhterem annesi Hacı Naciye Hanım, bizim için o insanlardan biridir. Biz sevenleri olarak ona “Hacı Valide” derdik. Valide, kısaca anne demek olsa da aslında otorite, sevgi ve saygıyı hep birlikte içeren daha güçlü bir anlamı içinde barındırır. Osmanlı sarayındaki valide sultanların hem saraydaki rollerini hem de yeri gelip yönetimdeki etkilerini düşününce bunu daha iyi anlarız.
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’ne ait fotoğraflardan birinde, Hazreti bir inşaatın temeline harç koyarken görürüz. Harcı koyarken yüzündeki gülümseme, yaptığı işten dolayı ne kadar mutlu olduğunu gösterir. Sanırım önderi olduğu sayısız hayır işlerinden birinin temelidir bu. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri gerek Devlethanede gerek Darende’de ve yurdun dört bir yanında “Hak için halka hizmet”i yaparken Hacı Valide de her zaman ona destek olmuştur.
Devlethaneye gelen hanım ziyaretçiler her müşküllerini Hacı Valide’ye söyler, o da dertlerini dinleyip verdiği öğütlerle onlara yol gösterirdi. Bazen de Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’ne anlatır ve onun söylediklerini sevenlerine ileterek bir köprü vazifesi yapardı. Bakışları şefkatli, gülümsemesi bahar gibiydi. Devlethaneye gelen sayısız misafire valide olmanın en güzel hâliyle hizmet ederken bizlere her hâliyle örnek olurdu.
Onunla yaptığımız birçok sohbetimizde, kendi hayatıyla ilgili bazı anıları paylaşırken bize de çocuklarımızı nasıl yetiştireceğimiz, aile içi ilişkilerin nasıl olacağı konusunda değerli öğütlerde bulunurdu.
Hacı Valide’m, Darendeli çok asil bir ailenin kızıydı. Annesi Zeynep Hanım’a “Keyveni Hatun” denirmiş. Keyveni Hatun olmak Osmanlı’dan gelen güzel bir âdet. Dinimizin bir yansıması olarak Osmanlı’da hiçbir şey tesadüfe bırakılmadığı gibi, nesillerin yetiştirilmesi konusu da çok ciddiye alınırdı. Keyveni Hatun da bulunduğu mahalledeki kız çocuklarının her yönden en güzel şekilde yetişmesi için gereken eğitimi verirdi. Hacı Valide de her haliyle, böyle bir annenin kızı olmanın izini taşırdı üzerinde.
Bir Nisan günü kırkikindi yağmurlarıyla uğurladığımız Hacı Valide’mi hep özlemle hatırlarım. Onunla ilgili anıların her biri benim için çok kıymetli ve unutulmazdır.
Raziye SAĞLAM
Yazar
Var mıymış dünyanın zevki, sefâsı, Hele başın dara düştüğünde gör.Var mıdır, yok mudur dersen vefâsı,Mezarcı kabrini eştiğinde gör.Kaçarsın delice nasıl korkarak,Mekân hissi biter yakın ve ırak,A...
Yazar: İsmail Adil ŞAHİN
Sosyal medyada, genç bir Amerikalı kadın doktor ağır yaralı bir Gazzeli çocuğa gözyaşları içinde “Nefes aldığım sürece sizin için, Gazze için savaşacağım. Çünkü bu adil değil.” diyordu. Çocuğun vücudu...
Yazar: Raziye SAĞLAM
“Yaratılanı sevdim Yaratan’dan ötürü”Yaratan gönüllerde, yaratılan dillerde.Gönül Allah’ın evi, itina göster gönlüm,Kalbe nazarınla bak, o seven gönüllerde.Yaratmış tüm cihanı, ol demiş oluvermiş,Dur ...
Şair: Rabia BARIŞ
Ebû Kuhâfe (r.a.), İslâm dinine canı ve malı ile fedakârca hizmet edip Allah’ın rızasına talip olan ve Cenab-ı Hakk’a “Ben Ebu Bekir kulumdan razıyım, o da benden razı mı?” dedirttiren Hz. Ebû Bekir (...
Yazar: N.Nida DURAN