Mü’minin Miracı Kalb-i Huzur İle Namaz
Mübarek recep ve şaban ayını geçirdikten sonra, on bir ayın sultanı ramazana eriştik, elhamdülillah. Bu sene recep ve ramazan ayını İsveç Göteborg’da çocuklar ve torunlarla geçirmek nasip oldu. Burada kaldığım sürede, namaz saatleri birbirine çok yakın olduğundan, dışarı çıktığımızda namazlarımı kâh bir parkın kuytusunda, kâh bir ormanın içinde karlar üzerinde ya da bir göl kenarında kıldım. Böyle zamanlarda, insan öyle çok şükrediyor ki imkân bulup kılabildiği için. Namaz deyince Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Hazretleri’nin
Mü’minin miracıdır kalb-i huzur ile namaz
Kıl huzur ile namaz sırr-ı İsrâ andadır
Dizeleri gelir aklıma. Ne büyük nimettir bir mümin için namaz kılmak. Miraç mucizesinin bir hediyesi olarak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) aracılığıyla mü’minlere emredilen namaz, özünü ve anlamını düşünerek en iyi bilmemiz ve en titizlikle eda etmemiz gereken bir ibadettir. Önceden alınan ve insanı arı duru hale getiren abdest de fikren ve bedenen namaza hazırlar.
Çocukluğumuzdaki ramazanlarda, komşumuz olan Fatih Camii özellikle yatsı ve sabah namazlarında dolar taşardı. Sürekli mukabeleler okunur, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ve caminin bahçesinde metfun bulunan başta Seyyid Mustafa Haki Tokadî Hazretleri ve diğer evliyaullahın huzurunda huşu içinde namazları kılarken hem muhabbeti hem tarihi yaşardık sanki. Biz de burada, biraz da olsa o tadı almaları için torunlarımı Göteborg Camii’ne götürdük. Bütün çocuklar gibi, benim torunlar da camiye girince namaz vaktine kadar bir baştan bir başa bütün hızlarıyla koştular. Sonra ezan okununca üzerlerine bir sükûnet geldi ve birlikte namazımızı kıldık.
Çocuklarla birlikte yapılan ibadetin tadı, her zaman bir başka oluyor. Yanı sıra yurt dışında her ne kadar bir Fatih Camii olmasa da herhangi bir camide namaz kılmanın tadı da bir başka oluyor. Her ırktan, her milletten müminlerle birlikte saf tutmak insanı bir başka heyecanlandırıyor. Hepimiz Allah’ın kuluyuz ve O’nun huzurunda, O’nun muhabbetinde birlikte saf tutuyoruz.
Yazımızı sözün en güzeliyle Nisa Suresi’nin 103. ayetiyle bağlayalım;
“Namazı bitirince de ayakta iken, otururken ve yatarken Allah’ı anın. Güvenlik içinde olduğunuzda namazı gerektiği gibi kılın. Şüphe yok ki namaz mü’minler üzerine vakitleri belli olarak yazılmış bir ödevdir.”
Raziye SAĞLAM
Yazar
Sevgili çocuk dostlarım;Uzun Kulak sabah erkenden;- Haydi Camgöz, Çabuk ol, dedi telaşla.Benim henüz uykum bile açılmamışken Uzun Kulak’taki bu telaş da neyin nesiydi?- Unuttun mu? Köydeki hayvanlarla...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sevgili çocuk dostlarım;Bugün Hafize Teyze ile Ömer, Zeliş, Atlas, Esma, çocukların anne ve babaları ve köyden on kadar kişi hacca gidiyor. Esma’nın atı İpek, onlar dönene kadar bizde kalacak. İpek’le...
Yazar: Raziye SAĞLAM
“Hocam; yoruldum bu çocuğa ders yap demekten! Her gün oğlum derslerine çalış, ödevlerini yap demekten dilimde tüy bitti. İşi gücü oyun ve yaramazlık. Derslerine çalışmak yerine evdeki eşyalarla kendi ...
Yazar: M. Emin KARABACAK
İçinde bulunduğumuz ayda, 29 Mayıs 1453, İstanbul’un fethini kutluyoruz. İstanbul’un fethi, son zamanlarda bazı çevrelerce basitleştirilmeye çalışılsa da insanlık tarihindeki en önemli olaylardan biri...
Yazar: Raziye SAĞLAM