İrfan Ordusunun Kutlu Günü: 24 Kasım
Takvim yaprakları her yıl 24 Kasım’ı gösterdiğinde içimizi apayrı bir heyecan, ruhumuzu tarifi imkânsız bir hürmet kaplar. Bu anlamlı gün, sadece bir mesleğin anıldığı gün değildir; bir milletin cehalete karşı açtığı savaşın, irfanla yükselişinin anıldığı bir gündür.
Hayatının büyük bölümünü sınıfların o mübarek kokusuyla, çocukların pırıl pırıl gözleriyle geçirmiş eğitimcileri bu 24 Kasım’da da kalbimin en derin yerinden gelen hislerle selamlıyorum.
Gönül Bahçesinin Bahçıvanları
Öğretmenlik, asla dört duvar arasına sıkıştırılmış yavan bir memuriyet değildir. O; taş duvarları aşan, tahtaya yazılan formüllerin ötesine geçen, doğrudan ruhlara şekil veren ilâhî bir sanattır.
Kitaplarda sıkça vurgulandığı gibi bir öğretmenin kalbi çocuk sevgisiyle dolup taşmalıdır. Kalbine dokunamadığınız hiçbir çocuğun aklına kalıcı bir yön veremezsiniz. Öğretmenler, sınıflarına adım attığı andan itibaren sadece birer öğretmen değildir, âdeta birer gönül fatihine dönüşür. Öğretmenlerin, toprağa attıkları tohumun yeşermesi için sabırla bekleyen bir bahçıvan gibi, ülkemizin dört bir yanında tek bir gayesi olur. Amaçları, sevgi toplumu inşa etmektir. Sevginin olmadığı yerde ne kalıcı bir başarı olur ne de huzurlu bir gelecek. Günümüz dünyasında teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, okullar ne kadar modern binalara kavuşursa kavuşsun, bir çocuğun hayatındaki en büyük şans yine "iyi bir öğretmene" denk gelmesidir.
Merhum Mahir İz Hoca’mızın şu kıymetli sözünü kulaklara küpe etmek gerekir: "Ben size çadırda bile en kaliteli eğitimi verebilirim, siz bana yeter ki kaliteli öğretmeni bulun."
Kaliteli öğretmen, çağın bilgisini kuşanan ama o bilgiyi ahlak ve maneviyatla harmanlayan insandır. Bugün sokaklarda, sosyal hayatta ve aile içinde yaşanan aşınmaları durduracak yegâne güç, sınıflarda sevgi ve şefkat dilini büyüten irfan ordusudur. Bir çocuk öğretmenine güvenebiliyorsa o el asla bırakılmamalı ve o çocuk geleceğe umutla taşınmalıdır.
Sabırla ve İnançla Yarınlara
Öğretmenlik yolculuğu, zaman zaman meşakkatli ve sabır gerektiren bir yolculuktur. Ancak unutmamalıyız ki hiç kimse, başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. Karşılaştığımız zorluklar, eksiklikler bizleri asla yıldırmamalıdır. Bizim sığınacağımız en güvenli liman; yetiştirdiğimiz vatan evlatlarının vatanına, milletine ve mukaddesatına bağlı birer insan olarak yetiştiğini görmektir.
Bu duygu ve düşüncelerle ömrünü bu kutlu davaya adamış emekli meslektaşlarıma sıhhatli ömürler diliyor, görevi başında şehit düşen ve ebediyete intikal eden tüm eğitim şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.
Sümeyye Büşra YILDIZ
Yazar
Aile içi iletişimde iletişimi engelleyen sebepleri ortadan kaldırmadığımız sürece boşa kürek çekeriz. Emir cümleleri, korkutmak, sadece öğüt vermek, yargılamak, suçlamak, eleştirmek, aşağılamak, lakap...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ
Ailede iletişimin en önemli özelliklerinden biri, sağlıklı iletişimin temel taşı eşler arasında olan sevgi, saygı, güven ve sadakattir. Aile içinde güvenin, sevginin ve huzurun temel yapı taşlarından ...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ
Öğretmenlik, peygamberlik mesleğidir. İnsana bilmediği bir şeyi öğreten öğretmen onurlu, şerefli ve önemli bir mesleğin mensubu olduğunu asla unutmamalıdır. Öğretmenlik, yüksek ideal sahiplerinin yapa...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ
Talas’tan yukarı doğru tırmandığınız vakit, Reşadiye (Erciyes kasabası), Zincidere derken Zincidere’nin mahallesi durumuna gelen eski Akçakaya köyüne ulaşıyorsunuz. Burada Somuncu Baba’nın camii şerif...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ