Aile İçi İletişimin Önemi
Aile içi iletişimde iletişimi engelleyen sebepleri ortadan kaldırmadığımız sürece boşa kürek çekeriz. Emir cümleleri, korkutmak, sadece öğüt vermek, yargılamak, suçlamak, eleştirmek, aşağılamak, lakap takmak, sorgulamak, konuyu saptırmak, alay etmek, sınamak iletişimi engeller. Bunlar yapıldığı zaman iletişim engellendiği gibi çocuğun kişiliği de zarar görür. Birçok olumsuz sonuç ortaya çıkar. Çocuk kavgacı olur ve saldırganlaşır, savunmaya geçer, kızar, küser, güven duygusu zayıflar, sevilmediği duygusuna kapılır.
"Temelinde sevgi olan hiçbir eğitim başarısızlığa uğramaz." Sağlıksız ailelerde sevgisizlik, iletişimsizliğin yanı sıra birtakım gizli kurallar vardır ki bunları şöylece özetlemek mümkündür: Sürekli olarak sıkı bir takip, her şeyin en iyisinin yapılmasını istemek, suçlama, konuşma yasağının aşırı şekilde uygulanması fayda yerine zarar verebilir.
Anne babalar iyi bir dinleyici olmak zorundadır. Etkili bir dinleme birçok sorunu yok eder. Etkin dinlemenin en uygun zamanı çocuğun sorunu olduğunu gösterdiği andır. Dinlenilerek sorunlarına çözüm bulunan çocuklar kendilerine daha çok güvenir ve daha güçlü olurlar. Kişiler sorunlarda çözüm önerilerine açık olmalı, birbirini anlama konusunda ortak hareket etmelidir. Anne babalar gençleri, gençler de anne babalarını ön yargısız şekilde dinlerlerse, birbirlerini anlamaya çalışırlarsa konuşulanlar ortak bir dile dönüşecek ve sorunlar kolaylıkla çözülecektir.
Öncelikle çocuğumuzu çok iyi tanımamız, özelliklerini bilmemiz gerekmektedir. Çocuk psikolojisi adına merak edilen her şeyi anne babanın bilmesi gerekir. Çocuk eğitiminin alfabesi sevgidir. Sevgiyi en iyi şekilde kullanmadan eğitimden bir sonuç almamız, başarılı olmamız mümkün değildir.
Anne baba çocuk ilişkilerinde çok dikkat edilmesi gereken noktaların olduğu unutulmamalıdır. İnsanda önemli bir güç olduğunu bilen bir aile, çocuğundaki bu gücü görür, onun kendi özel beceri ve eğilimleriyle dünyaya geldiğini bilir. Önemli olan, anne babaların bu becerileri anlayıp geliştirmesidir.
Bu becerileri anlamak ve yardımcı olmak için ailenin iyi bir gözlemci olması gerekir. Çocuğun gelişmesine en uygun ortam hazırlanmalıdır. Çocuk kendi kişilik ve yeteneklerinin desteklendiğini görürse kendini özel hissederek büyür, kendine olan güveni artar, güçlü ve mutlu olur.
Çocuğunu iyi tanıyamayan anne babaların çocuğunu kendi istedikleri kalıba sokmaya çalışması yanlışların en başında gelmektedir. Anne baba tüm kararlarında ve davranışlarında dengeli ve tutarlı olmak zorundadır. Her çocuğun kişiliğinin, zihnî ve bedensel yeteneklerinin farklı olduğu unutulmamalıdır. Ailede herkes birbirine güvenmelidir. Şikâyet mekanizması işlememelidir. Anne ve baba, davranışlarında çocuklarına örnek olmalıdır. Aileler çocuklarından yaşına ve zihnî potansiyeline göre başarı beklemeli, onları başkalarıyla asla kıyaslamamalıdır. Evimizi, çocuğumuzun kişiliğini ve becerilerini geliştirebilecek özgür bir ortam haline getirmeliyiz.
Tatlı sert olmanın, baskı yapmadan, korkutmadan, daha çok anlayış göstermenin ve paylaşmanın çocuğun davranışları üzerinde etkisi olduğu unutulmamalıdır. Korku doğuran, kin ve nefret uyandıran davranışlardan kaçınmalı, haklı istekler yerine getirilmelidir. Kurallar kesin ve net söylenmeli, hoşlanılmayan davranışı hakkında sabır ile bilgilendirme yapılıp çocuk ikna edilmelidir. Çocuk davranışlarının, yaramazlığının sonuçlarına katlanmalıdır. Ona hatasını düzeltme fırsatı verilmelidir.
Sevgi ve ilgi azlığı, çocuklarda çalma ve aşırı hareketliliğe sebep olmaktadır. Ailelerin çocuklara ilgisi başarıyı artırmaktadır. Ailelerin öğrenci üzerinde doğrudan etkisi vardır. İlgi gösteren aile ile ilgi göstermeyen aile arasında önemli farklar vardır. İlgiyi dengeli tutmak zorundayız. Aşırı ilgi veya ilgisizlik olumsuz sonuç doğurur. Çocuklara destek olunmalı, güzel örnekler gösterilmelidir. Kıyaslamadan, yapabilecekleri işleri istemeliyiz.
Annelerin işlerini planlamaları, güne erken başlamaları, zamanı verimli kullanmaları ve çocukların eğitimi ile daha yakından ilgilenmeleri çok önemlidir. Babanın eve geliş saatlerinin erken olması, en azından hafta sonlarını ailece geçirmeleri özellikle erkek çocuklarının eğitimi için son derece önemlidir. Çocuğun konuşmasını istemediğimiz küfür, kötü söz, yapması hoş karşılanmayan tükürmek, el kol hareketleri vb. davranışlarını görmezden gelmek yerine kesin bir dille, bu yaptıklarının hiç yakışmadığı, onu çirkinleştirdiği ikna edilerek anlatılmalıdır. Uyarı ve ikazlar devam etmelidir.
Ceza, eğitimde önemli bir yere sahiptir. Ancak ödülün, istenilen davranışların kazanılmasında, cezadan daha etkili olduğu bilinmektedir. Ödül, ne sık verilerek doyumsuzluğa neden olmalıdır ne de isteksizliğe yol açacak kadar az verilmelidir. En iyisi, beklenmeyen zamanlarda çocuğun yaptığı iyi iş karşılığında verilmelidir. Ceza asla dayak, tehdit, korkutma olmamalıdır. Örneğin oyun saatini iptal etme, sevdiği şeyden mahrum etme tarzında olmalıdır. Üstün zekâlı çocukların eğitiminde ikna metodu daha sık kullanılmalıdır. Çocuklarımızla aramızda oluşan problemlerin temelinde, çocuğumuza karşı uyguladığımız yanlış davranışlarımız ve hatalı yaklaşımlarımız olduğunu unutmayalım. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımızın duygu ve düşüncelerini önemsediğimizde ileride karşımıza çıkacak olan problemleri önceden çözmüş oluruz. Eğer çocuk küçük yaşlarda anlamaya çalışılmaz, değer verilmezse kendine güvenemeyen, kaygılı, içine kapalı biri olup çıkar. Çocuk gençlik döneminde kendini ispatlamaya çalışırken gerek ailesi gerekse toplumca hoş karşılanmayan davranışlar sergileyecektir. Böyle olmasını istemeyenler önceden tedbirleri almak zorundadır.
Sümeyye Büşra YILDIZ
Yazar
Yüreğinde; sevgi, aşk, şevk, heyecan, fedakârlık, gayret, merhamet olan, işini ve öğrencilerini çok seven, bilgisini en iyi şekilde veren, ilgisini eksik etmeyen gönül fatihlerine öğretmen diyoruz.Ger...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ
“Bir problem mi var? Sürekli telefona bakıyorsunuz!”“Yok hocam, her zamanki halim.” “Evde de mi böylesiniz? Yani bedeniniz evde, zihniniz başka yerde.” “Aynen hocam, malum hayat şartları; ev...
Yazar: M. Emin KARABACAK
Allah (c.c.) Âl-i İmrân Sûresi 103. ayetinde "Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin.” buyuruyor. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bir defasında ashabına şöyle buy...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ
Günümüzde önem vermemiz gereken bir konu da çevreye karşı duyarlı olmaktır. Yüce Rabb’imiz Rûm Sûresi 41. âyetinde, “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu...
Yazar: Sümeyye Büşra YILDIZ