Ey Konstantiniyye
Sevgili çocuk dostlarım;
Bugünlerde Zeliş’le Ömer çok mutlu. Anne ve babaları İstanbul’dan geldiler ve artık bizim çiftlikte hep birlikte yaşayacağız. Çocukların yılsonu etkinliği çalışmaları sırasında onların da gelip buraya yerleşmeleri, çocukları ayrıca mutlu etti. Ömer, okulda düzenlenen tiyatroda Fatih Sultan Mehmet rolünü oynayacak. Zeliş ise fetih konulu bir şiir okuyacak. Hafize Teyze, Ömer’e kırmızılı, çok güzel bir kaftan dikti. O sabah kahvaltıda çocukların ikisi de çok heyecanlıydı. Ömer;
- Bugün 29 Mayıs. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiği gün. Sanki o günü yaşıyormuşum gibi heyecanlıyım, dedi.
Hafize Teyze;
- Her 29 Mayıs günü ben de aynı heyecanı duyarım, çocuklar. Fatih Sultan Mehmet Han, henüz 20 yaşında genç bir delikanlıyken İstanbul’u fethedip Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in duasına mazhar oldu, dedi.
Zeliş;
- Babaanne, henüz yirmi yaşındayken nasıl böyle büyük bir fethi başardı? Şimdi o yaştaki insanlar henüz üniversiteye gidiyor, dedi.
Hafize Teyze;
- Tatlım, her şeyden önce Fatih Sultan Mehmet Han, daha küçük bir çocukken İstanbul’u fethetmeyi istediğini hocalarına ve babası II. Murad’a söylemiş ve bu hayalini gerçekleştirmek için çok çalışmıştır. O zamanlar her padişah, şehzadeliği döneminde ilgisi olduğu bir alanda çok değerli hocalarıyla kendini yetiştirirdi. Sultan Mehmed’in ülküsü İstanbul’u fethetmek olduğu için top dökme konusunda araştırmalar yapıp, bu konuda kendini geliştirmeye başladı. Fetih sırasında kullanılan ağır topları Macar top dökme ustası Urban’la birlikte yaptı. Bütün hesaplamaları kendisinin yaptığı yazar kaynaklarda.
Ömer;
- Babaanne, öğretmenimiz fetih ve Sultan Mehmet hakkında bir ödev hazırlamamızı söyledi. Ben de kütüphaneden birkaç kitap aldım. Hakkında öyle güzel bilgiler vardı ki, okurken hayran kaldım ve onun gibi başarılı biri olmak için çok çalışmaya karar verdim.
Hafize Teyze gülümseyerek Ömer’in başını okşadı ve;
- Güzel torunum, çok güzel böyle bir karar alman. Peygamber Efendimiz “Bir kavmin efendisi o kavme hizmet edendir.” diyerek aslında bize ne yapmamız gerektiğinin yolunu göstermiştir, dedi.
Gösteri okulun bahçesinde olduğu için Uzun Kulak’la ben de izledim. Oyunun sonunda Ömer sahnede Sultan Mehmet kostümüyle, eliyle ileriyi gösterip;
- Ey Konstantiniyye! Ya ben seni alırım ya sen beni alırsın, derken herkes ayağa kalkıp coşkuyla alkışladı.
Görüşmek üzere çocuklar, hoşça kalın...
Raziye SAĞLAM
Yazar
Sevgili çocuk dostlarım;Bugün Hafize Teyze ile Ömer, Zeliş, Atlas, Esma, çocukların anne ve babaları ve köyden on kadar kişi hacca gidiyor. Esma’nın atı İpek, onlar dönene kadar bizde kalacak. İpek’le...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Mübarek recep ve şaban ayını geçirdikten sonra, on bir ayın sultanı ramazana eriştik, elhamdülillah. Bu sene recep ve ramazan ayını İsveç Göteborg’da çocuklar ve torunlarla geçirmek nasip oldu. ...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin Divan’ını okurken“Geçtik esrar-ı ‘Ene’l-Hak’tan, o Hallâc değiliz.” dizesiyle başlayan bir şiiri çıktı karşıma. Daha önce hiç rastlamadığım bu şiirin dördü...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Allahu Zülcelal Hazretleri Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.) hakkında Tevbe Suresi’nde şöyle buyurmuştur: "Ey mü’minler! And olsun ki içinizden size sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, siz...
Yazar: Raziye SAĞLAM