Evi Çocuğa Göre Ayarlamak: Öz Güvenin İlk Adımı
Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Yaramazlık yapan çocuklara hemen müdahale etmeyiniz.” Yine “Çocukların küçüklüğündeki yaramazlığı, büyüdüğü zaman aklının çok, zeki olacağına bir alamettir.” buyurmuşlardır.
Anne babaların ellerinde -yazılı olmasa da- sözlü olarak, evde dokunulmaması ve ellenmemesi gereken kurallar listesi vardır. Başka bir ifadeyle çocuklara evde, yapabileceklerinden daha çok yapamayacakları şeyler söylenmektedir. Bu süreçte her hareketinde “Elleme, dokunma, yapma, etme!” ile karşılaşan çocuğun gelişimi de sağlıklı olmayacaktır.
“Evde yapılmaması gereken o kadar şey içinde hiç dokunulacak ya da yapılacak bir şey yok mu?” dediğimizde anne babalar: “Gitsin, oyuncaklarıyla oynasın; telefonla oynasın, internete girsin ya da televizyon seyretsin!” demektedirler. Tamam, oyuncaklarıyla oynasın, telefonla oynasın, internete girsin, televizyon seyretsin de nereye kadar? Her şeylerine karışılan, yapması gerekenlerden çok yapmaması gerekenler söylenen çocuklar da yapması gereken dersleri yapmayacaklardır.
Anne babaların yapacakları ilk şey, evin düzenini çocuklara göre ayarlamaktır. Çocuklar kırıp dökecek diye çocukların hareketlerini kısıtlamamak gerekir. Sadece çocukları yaralayacak eşyalarla kırılıp dökülecek şeyleri ortada bulundurmamak gerekir. Yoksa çocuklar bazı eşyaları ilginç bulabilecek ve bunlarla oynarken hem kendisine hem de eşyalara zarar verebilecektir. Çocukların zihinsel gelişimleri gereği, evdeki uygun eşyalarla oynama isteğini engellemenin aksine bu istek teşvik edilmelidir. Özellikle evde kullanılmayan eşyaları kullanmalarına müsaade edilmeli ve bunlardan yeni şeyler yapması için de özendirilmelidir.
Sonuç Olarak
Çocukların zihinsel ve psiko-sosyal gelişimlerinin sağlıklı olabilmesi için öncelikle çocukların kabul görmesi gerekir. Çocukların kendilerini değerli hissetmeleri ve sosyal olarak kabul görmeleri için de çocuklara uygulama olanakları verilmelidir.
Çocuklara evde çok fazla müdahale etmeden dilediği şekilde hareket etme özgürlüğü sağlandığında çocuklar kendilerini değerli hissedeceklerdir. Kendilerinin önemli olduğunu hisseden çocukların girişimcilikleri gelişecektir. Bu da çocuklara öz güven kazandıracağı gibi bir şeyleri yapabileceği inancını da geliştirecektir. Başka bir ifadeyle yeni denemeler için risk almaktan korkmayacak ve yeteneklerini fark etmeye başlayacaklardır.
Yeteneklerini fark eden çocukların derslerdeki konular ilgisini çekecek ve onlar derslerine de çalışacaklardır. Yeteneklerinin farkına varamayıp hep yapma, elleme, dokunma gibi sözlerle yetiştirilen çocuklar ise okula başlayınca ne kitaplara dokunacaklar ne de ödevlerini yapacaklardır.
M. Emin KARABACAK
YazarSultan II. Abdülhamid’in 5 Ağustos 1876 tarihinde Dolmabahçe Sarayı’nda dünyaya gelen kızıdır. Validesi Bîdar Kadınefendi’dir. Abdülhamid Han, tahta çıkmadan 26 gün önce doğduğu için Naime Sultan’ı, “...
Yazar: Bengisu HAYAT
Bir öğrenci velimiz, “Hocam, benim 2. sınıfa giden oğlum okula gitmek istemiyor. Nedenini sorduğumuzda ise gerekçe olarak, öğretmenin kendisini istediği arkadaşla aynı sırada oturtmamasını gösteriyor....
Yazar: M. Emin KARABACAK
Çocukların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri en iyi şey, çizdikleri resimlerdir. Çizdikleri resimler, sansürsüz, objektif ve gerçekçidir. Çünkü çocuklarda soyut zekâ tam gelişmediği için olayla...
Yazar: M. Emin KARABACAK
Eskiden hamile kalan annelere, akrabaları ve çevresi tarafından tebrik etme adına hayır dualar edilirdi. Aynı dualar tebrik etme adına babalara da edilirdi. Çocuk doğduktan sonra sağ kulağına ezan oku...
Yazar: M. Emin KARABACAK