ESTERGON’DA ÇÖZÜLEN SIR
Hüsrev Paşa, sadrazamın elini öpmek için eğildi. Bir de ne görsün? Sadrazamın eteğinde kan lekeleri vardı. Durakladı ve şaşırdı. İçine bir şüphe düştü. Yavaşça başını kaldırdı. Sadrazamın aksakalına dikkatle baktı. İçinden, “Evet, o ihtiyar savaşçı, Lala Mehmed Paşa’nın ta kendisi.” dedi. “Paşa baba, o sendin, sendin! Bizim yapamadığımızı küçük bir birlikle sen yaptın, o ihtiyar savaşçı sendin!” diyerek, sevinçle sadrazamın eline sarıldı, ayaklarına kapandı. Hıçkıra hıçkıra ağladı. Sadrazam, Vezir Hüsrev Paşa’yı tutup kaldırdı. Tebessüm ederek alnından öptü. Sonra şöyle dedi: “Bundan kimseye bahsetme! Biz şöhret için dövüşmedik. Allah’a ve padişahımıza karşı vazifemizi yaptık. Şimdi sıra Estergon’da. Gün gayret günüdür. Göreyim seni, paşalığının hakkını ver!”
İsmail ÇOLAK
YazarDerleyen: Hamidullah HALICI / Çizen: Hamit YÜKSEK Kadının biri, cömert olduğu söylenen yaşlı bir bilgeye gidip: “Bu şehirde benden fakir insan yok. Bana biraz yardım eder misiniz?” demiş. Bilge ada...
Yazar: Hamidullah HALICI
Eğitim ordusunun fedakâr ve cefakâr neferlerinden olan öğretmenlerin, tüm mesai, enerji ve birikimlerini eğitim-öğretime hasretmeleri gerekirken; maaşlarının yetersizliği, geçim sıkıntısı ve bir kısım...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Temelleri, Sultan II. Mahmud (1808-1839) döneminde atılan ve ahşap bir saray olarak inşâ edilen Beylerbeyi Sarayı, sonraki yıllarda yanmış ve Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından 1863-1865 arasında...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Bir Anadolu kasabası olan Darende’de dünyaya gelmişti Hulûsi Efendi. Kanatlı kapılı büyük evlerinin bahçesi sanki bir gül bahçesiydi. Gül dallarının, meyvelerle dolu kayısı ve elma ağaçlarının altında...
Yazar: Musa TEKTAŞ