Esmâ-i Nebî: Nakîb
Nakîb: Halkın İyisi, Kavmin Seçkini (s.a.v)
İslâm peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v), sadece bir toplumun değil, bütün insanlığın rehberi olarak gönderilmiştir. Onun üstün ahlâkı, eşsiz merhameti ve kusursuz adaleti, yüzyıllar boyunca her gönülde yankı bulmuş, her çağda iz bırakmıştır. Bu yüce Peygamber’in isimlerinden biri de "Nakîb"dir. Arapça kökenli bu kelime, “öncü, rehber, halkı gözeten lider” anlamlarını taşır. Aynı zamanda “kavmin en iyisi, en seçkini” şeklinde de tercüme edilir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v), henüz peygamberlik verilmeden önce dahi toplum içinde "el-Emin" yani güvenilir kişi olarak tanınıyordu. Bu, onun halk arasında ne kadar sevildiğinin ve güvenildiğinin açık bir göstergesiydi. O, kavmi içinde yalnızca bir fert değil; onların derdini kendine dert edinmiş, iyiliğe öncülük eden bir nakîb idi.
Hicret öncesinde Akabe Biatları sırasında, Medine'den gelen Müslümanlar içinden 12 temsilci seçilmiş ve bunlara da "nakîb" unvanı verilmişti. Bu da bize, "nakîb" kelimesinin İslam toplumunda ne derece önemli bir kavram olduğunu gösterir. Peygamberimiz, bu temsilcileri belirlerken de halkın arasındaki en seçkin, en güvenilir insanları tercih etmişti. Zira kendisi de halkın içinden çıkmış en seçkin kişi, yani asıl Nakîb idi.
Hz. Muhammed (s.a.v), sadece Arap toplumunun değil, tüm insanlığın en seçkin örneği olarak bize insanlığın en güzel hâlini yaşama yolunu göstermiştir. O, sadece liderlik yapan değil, aynı zamanda ümmetinin derdiyle dertlenen, onların selameti için gecesini gündüzüne katan bir rehberdi.
"Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim." diyen bu yüce elçi, işte bu yönüyle Nakîb ismine en çok yakışan kişidir. Onun hayatı, bugünün insanına da rehber olmaya devam etmektedir.
Editör
Yazar
Zeyd bin Sabit Hazretleri, “Peygamberimiz (s.a.v.)’in toplum içine katılarak çeşitli konularda sahabesi ile sohbet ettiğini” belirtiyor. Katıldığı davetlerde sırf arpa ekmeği ve hurma bile olsa onu şe...
Yazar: Sema KORKMAZ
Er-Reşîd; hiçbir mürşidin irşadına veya bir yol göstericinin işaretine muhtaç olmaksızın, bütün tedbirleri ve işleri doğrudan, isabetle hedefe ulaşan demektir. Allah bu anlamda yegâne "velî-mürşid"dir...
Yazar: Editör
Sevgili Çocuklar, Merhaba!Bugün sizinle küçük ama çok güçlü bir sırrı paylaşmak istiyorum. Kalbimizi fıstık yeşili bir bahçeye, sözlerimizi de o bahçeyi sulayan minik su damlalarına benzetmeye ne ders...
Yazar: Editör
Anadolu’nun bağrında, kayaların arasından süzülen bir nehir gibi sessiz ve derinden akan bir ruh vardır. Darende’ye girmek, sadece bir şehre adım atmak değil; tarihin, doğanın ve maneviyatın el ele tu...
Yazar: Editör