Camilerde Yaz Dönemi Kur’an Kurslarının Önemi
Ebeveynin çocuklarına karşı temel görevlerinden biri de onlara dinini öğretmek veya öğrenmelerini temin etmektir. Birçok anne baba, çocuklarının din öğretimini bizzat kendisi yapamayacağından mahallesindeki caminin ya da Kur’an kursunun hocasına başvurmak durumundadır.
Camilerde, isteyen vatandaşlara ve çocuklara Kur’an ve temel dinî bilgiler dersi vermek, cami görevlilerinin asli görevlerindendir. Hiçbir hoca efendi, makul bir mazereti olmadığı sürece Kur’an dersi almak isteyenlere hayır demez.
Birçoğunuz namazda okuduğu dua ve sureleri camide açılan kurslarda öğrenmiştir. Okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde din konusunda genel bir bilgilenme olsa da bu dersler uygulamalı olmadığından ve yüzeysel bir din bilgisi verdiğinden yetersiz kalmaktadır. Din öğretiminde ve eğitiminde abdestin nasıl alındığını, namazın nasıl kılındığını da uygulamalı olarak göstermek gerekir.
Peygamberimiz (s.a.v.); “İlim öğrenmek kadın erkek her Müslüman’a farzdır.” buyuruyor. Farz olan ilim, âlimlerin çoğunluğuna göre dinin temel emir ve hükümlerini yerine getirmemizi sağlayacak temel dinî bilgilerdir. Buna ilmihal bilgisi denilmektedir. Bir İslâm ilmihali kitabında yazılı olanları öğrenmek sadece hocaların değil, her Müslüman’ın görevidir.
Günde beş vakit ezanın okunduğu bir İslâm ülkesinde Allah’ın emir ve yasaklarını bilmemek mazeret sayılmaz. Nasıl ki mahkemede sanığın, “Bu işin suç olduğunu bilmiyordum.” demesi onu kurtarmıyorsa dinen haram olan bir fiilin işlenmesi de -o fiilin haram olduğunu bilsin ya da bilmesin- onu günaha girmekten kurtarmaz. Allahu Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de mealen “Bilmiyorsanız bilenlere sorun.” buyuruyor. Hayat boyu, bildiklerimizle amel etme, bilmediklerimizi de öğrenme çabası içinde olmalıyız. Peygamberimiz (s.a.v.), “Siz bildiklerinizle amel ederseniz Allah size bilmediklerinizi de öğretir.” buyuruyor.
Tatil deyince aklımıza hiçbir şey yapmadan miskin miskin oturmak ve amaçsız bir şekilde dolaşmak ve eğlenmek gelmemelidir. Tatilde bile olsak her ânı faydalı bir işle değerlendirmeye çalışmalıyız. Camilerde açılan yaz kurslarında çocuklarımız her şeyden önce hayatlarının ikinci adresi olan cami ortamını öğrenmiş ve benimsemiş oluyorlar. Camilerde açılan kurslarda çocuklara Kur’an-ı Kerim tecvidli olarak öğretilmekte, namazda okunacak dua ve kısa sureler ezberletilmekte, temel dinî bilgiler, itikat, ibadet, ahlak ve siyer dersleri uygulamalı olarak öğretilmektedir.
Kurslara katılacak olan çocuklar kurs süresinde; Kur’an’ı yüzünden yanlışsız okumayı, namazda okunan duaları ve kısa namaz surelerini ve 32 farz şeklinde özetlenmiş olan dinî hükümleri öğrenmiş olacaklardır. Her bir çocuk belki müfredattaki bütün dersleri öğrenemeyebilir. Her çocuğun zekâ ve algılama kabiliyeti farklıdır. Yaz kursuna gelen çocuğun camiyi sevmesi, haramı helali ve Allah sevgisi ve korkusunu benimsemiş olması bile başlı başına bir başarıdır.
Çocukların dinî eğitimi asla ihmale gelmez. Dinî eğitimi ihmal edilmiş olan çocuklar ileride maddî ve manevî külfete, telafisi mümkün olmayan zararlara ve mahcubiyetlere yol açabilirler. Hiç şüphesiz, çocuklarımızın elde ettiği her başarı iftihar vesilemiz, yol açtıkları her zarar da üzüntü ve mahcubiyet vesilemiz olacaktır.
Çocuklara iyi bir ortam/arkadaş çevresi hazırlamak ve ahlâkî terbiyeye dair evde, okulda ve camide öğrendiklerini yaşaması hususunda takipçi olmak da en az kurslar kadar önemlidir. Bazı velilerin şöyle yakınmalarına şahit oluruz: “Çocuğu camiye gönderdim, kaç defa hatim indirdi ama şimdi cuma namazına bile zorla gidiyor ya da gitmiyor.” Buradaki sorun nedir? Bildikleri ile amel etmeyen kimse sadece öğrenmiştir fakat öğrendiklerini kalbine yazmamıştır. Kur’an’ın bilgisini beynimize, sevgisini ve anlamını kalbimize yazarsak Kur’an’ın rehberliği, hidayet ve istikamet üzere ayaklarımızı sabitkadem eyler.
Çocuklarımızın istikbali söz konusu olduğunda masraftan çekinmiyoruz. Dershaneye gönderiyoruz ve sınavlara hazırlık kitapları alıyoruz. Tabiî ki bunlar imkânlar ölçüsünde olması gereken şeylerdir. Camilerde açılan yaz kursları da çocuklarımızın istikbali ile doğrudan ilgilidir. Çocuğun camide öğreneceği doğruluk, dürüstlük, erdemli olma vb. hususlarda birçok ahlâkî davranışı hayat prensibi hâline getirmesi hem hayat sınavını hem de ahiret sınavını kazanmasına yardımcı olacaktır. Peygamberimiz (s.a.v.) “Hiçbir baba evladına güzel ahlaktan daha değerli bir miras bırakmış olamaz.” derken çocuğun gelişiminde ahlâkî eğitimin hayati önemine işaret etmiş olmaktadır.
Her öğrenci velisi konuya verdiği önemi göstermek için çocuğunun ya da torununun elinden tutarak en yakın camiye müracaat etmelidir. Ayrıca çocuğunuzu ya da torununuzu sadece camiye göndermekle kalmayın, hocası ile görüşerek eğitim ve öğretim sürecini takip edin, teşvik edin, ödüllendirin.
Emine Büşra YÜKSEL
Yazar
Kızı, oğlu, gelini, damadı ve torunları toplanmış -pür neşe- tatile gitmeye hazırlanıyorlardı. Seksen yaşındaki yaşlı adam karısını iki yıl önce kaybetmiş, ayaklarından rahatsız olduğu için tek başına...
Yazar: Ayşe Gül PINAR
Melekler, Allah’ın kâinatta bazı işleri yürütmek için yarattığı ve belli işlerde görevlendirdiği soyut varlıklardır. Melekler farklı şekillere girebilirler ve beş duyu organı ile algılanamazlar Melekl...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Cennet; ağacı ve yeşili çok, muhteşem saray, malikâne ve kâşanelerin bulunduğu, bakıldığında insana huzur veren harika manzaraların yer aldığı, tarifi imkânsız leziz yiyecek ve içeceklerin sunulduğu, ...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Edep ve ahlak, dinimizin özünü teşkil etmektedir. İnsanı süfli bir hayattan, pespaye bir kişilikten kâmil insan seviyesine yükselten nitelik edep ve ahlaktır. Çocuklar, edep ve ahlaka dair temel bilgi...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL