Camgöz ve Minik Civcivler
Sevgili çocuk dostlarım;
Uzun Kulak sabah erkenden;
- Haydi Camgöz, Çabuk ol, dedi telaşla.
Benim henüz uykum bile açılmamışken Uzun Kulak’taki bu telaş da neyin nesiydi?
- Unuttun mu? Köydeki hayvanlarla otlağa gidilen bayırda kayma yarışı yapacaktık.
- Evet hatırladım, Uzun Kulak ama o öğlende değil miydi?
Uzun Kulak “Off!” der gibi havladı ve;
- Dün köyden Karakaçan gelip “Sabah erken gidelim. Sonra güneş açtığında karlar eriyebilir.” demişti ya.
- Tamam, Uzun Kulak hatırladım şimdi.
Kahvaltı yapmadan gitmekten çok hoşlanmasam da mecburen Uzun Kulak’ı takip ettim. Biz çiftlik kapısından çıkmadan, Zeliş arkamızdan seslendi. Elinde bizim kahvaltı tabaklarımız vardı.
- Durun kahvaltı etmeden nereye?
Bu Zeliş ne iyi bir kız. Bizim aç gitmemize gönlü razı olmadı demek.
Bayıra gittiğimizde, arkadaşlarımız gelmiş hazır bekliyordu. Tavuklar, horozlar, iki tane eşek, kazlar, kediler ve köpekler. Herkesin sahipleri kızaklar da getirmiş, hayvanları içine bindirmişti. Takdir edersiniz ki eşekler binemediği için koşarak inecekti bayırdan.
Ömer’in bayrağı sallamasıyla yarış başladı. Uzun Kulak’la ben aynı kızaktaydım. Kimi kızaktan düşerek bembeyaz karların içinde yuvarlanıyor, kimi sevinç çığlıkları atarak koşuyordu. Her tarafımız kar olmuştu ve biz çok eğleniyorduk.
Uzun Kulak’la ben bitiş çizgisine yaklaşınca ince bir “Ciik! Ciik!” sesi duyduk. Uzun Kulak ayağını kızaktan çıkararak fren yaptı ama o hızla duramadığımız için kızakla birlikte tepetaklak olduk. Kara bulanmış bir halde, sesin sahibini aramaya başladık. Biraz ileride gövdeleri kara gömülmüş, soğuktan titreyen minicik iki tane civciv gördük. Hemen boyunlarından tutarak çıkardık ve pistin dışına taşıdık. Orda kalırlarsa ezilebilirlerdi.
Uzun Kulak;
- Bu minicik halinizle ne işiniz var burada, diye çıkıştı.
Civcivler çok korkmuşlardı. Biri kesik kesik;
- Biz, biz annemizin peşinden gelmek istedik ama kara batınca yürüyemedik.
O sırada irice bir tavuk telaşla geldi yanımıza ve civcivlerini kanatlarının arasına alarak
- Minik yavrularım! Siz nasıl geldiniz buraya?
Uzun Kulak soğuktan titreyen civcivlerin konuşmasına fırsat vermeden;
- Seni takip etmişler, dedi.
Anne tavuk gözleri dolarak bize çok teşekkür etti. Bu arada bütün hayvanlar da bitiş çizgisine varmadan bizim yanımıza gelmişti. Yarışın galibi yoktu ama civcivleri kurtardığımız için herkes bizi alkışlıyordu.
Görüşmek üzere çocuklar, hoşça kalın...
Raziye SAĞLAM
Yazar
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri’nin Divan’ını okurken“Geçtik esrar-ı ‘Ene’l-Hak’tan, o Hallâc değiliz.” dizesiyle başlayan bir şiiri çıktı karşıma. Daha önce hiç rastlamadığım bu şiirin dördü...
Yazar: Raziye SAĞLAM
“Şırnak’ın il oluşu 1990 senesinde gerçekleşmiş olsa da bu ilin yer aldığı topraklar, bulunduğu bölge itibariyle tarihten bu yana pek çok medeniyeti ağırlamış. Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nd...
Yazar: Editör
Sevgili çocuklar, merhaba!Bu ayki dergimizde unuttuğu çok güzel bir konudan bahsedeceğiz: Ailede Sevgi Dili!Peki, sevgi dili ne demektir?Sevgi dili, tıpkı konuştuğumuz Türkçe gibi bir “dil” değil. Sev...
Yazar: Editör
“Allah iyilerle karşılaştırsın.” Çoğumuzun evlatlarımız için yaptığımız duadır bu. Ağız alışkanlığı olarak bir çırpıda söylesek de çok derin anlamı olan bir duadır aslında. Allah-ü Teala’nın Kal...
Yazar: Raziye SAĞLAM