Camgöz ve Doğa Hareketi
Sevgili çocuk dostlarım;
Bugünlerde havalar o kadar sıcak ki, Uzun Kulak’la hiç kımıldamak istemiyoruz. Hafize Teyze’yle çocuklar ise, her zamanki gibi çok meşguller ve bazen Uzun Kulak’la ben “Bunlar hiç yan gelip boş boş yatmayı istemezler mi?” diye düşünmeden edemiyoruz. Biz böyle düşünürken, Hafize Teyze bir sabah;
- Torunlarım. Devletimiz burada bir seyir terası yapmak istiyor, dedi.
Çocuklar;
- Çok güzel olur babaanne. Seyir terasından çok büyük bir alanı seyredebiliriz.
- Evet. Seyir terasına teleferikle çıkılacak. Teleferiğin çıkacağı yerlerin etrafındaki alana köydeki ve kurumdaki çocuklarla birlikte çalışarak çiçekler ve fidanlar dikeceğiz.
Onlar böyle heyecanla konuşurken, biz ise bir kenarda hafif hafif uyukluyorduk. O anda Hafize Teyze’nin yüksek sesle;
- Camgöz! Artık böyle miskin miskin yatmak yok. Çocuklar çalışırken siz de onları uzaktan takip edip koruyacaksınız, dediğini duyduk.
Uzun Kulak birden silkinip heyecanla havladı. Ben de miyavlamak için kendimi biraz zorladım.
Hemen o gün çok sayıda fidanlar, çiçek tohumları ve başka malzemeler geldi. Kurumdan ve köyden çalışmaya katılan onlarca çocuk, büyüklerin gösterdiği şekilde toprağı kazıyor, çiçek ve fidanları dikiyordu. Kimse sıcağı ve yorgunluğu düşünmüyordu. Biz de Uzun Kulak’la onları takip ediyor, özellikle küçüklerin başına bir şey gelmemesi için çok dikkat ediyorduk. Buna rağmen iki yaşındaki Can’la, yine aynı yaşlarda Defne’yi bir ara gözden kaybettik. Herkes işe öyle dalmıştı ki, onların yokluğunu kimse fark etmedi. Biz hemen Uzun Kulak’la etrafa bakmaya başladık. Çok uzaklaşmış olamazlardı. Çünkü daha biraz önce gözümüzün önündeydiler. İki ayrı yöne dağılıp aramaya başladık. Biraz ilerleyince Can’ın neşeli sesini duyduk:
- Bak tavşan orada, diyordu.
Can’la Defne bizim Bıdık Tavşan’ı görüp peşinden koşmuşlardı. Hemen yanlarına gittik ve Uzun Kulak havlayarak hafifçe Can’ın pantolonundan çekmeye başladı. Can tavşanı unutup Uzun Kulak’la oynamaya başladı. Defne de onu takip edince onları bu şekilde alana getirdik. Hafize Teyze çocuklarla bizi görünce çok sevindi ve;
- Camgöz size güvenmekte haklıymışım. Aferin size, dedi.
O gün ve sonraki bir hafta bu şekilde çocuklarla çalıştık. Herkes böyle bir doğa hareketinin içinde olmaktan çok mutluydu. Günün sonunda Hafize Teyze’nin kurduğu sofralar ve özellikle çocuklara verdiği birbirinden güzel hediyeler harikaydı.
Görüşmek üzere çocuklar hoşça kalın...
Raziye SAĞLAM
Yazar
Sevgili çocuk dostlarım;Uzun Kulak’la ben, bütün hayvan dostlarımızla birlikte bugün Gelincik Bayırı’nda buluşup, baharın gelmesini kutlayacağız. Havada pırıl pırıl bir güneş var. Gelincik Bayırı’na g...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Ankara’da içi rengârenk kablolarla ve havya kokusuyla dolu küçücük bir atölye vardı. Burası, meslek lisesi öğrencisi Ahmet Kerem’in dünyasıydı. Arkadaşları dışarıda top peşinde koşarken, o dirençlerin...
Yazar: Erbay KÜCET
Sevgili çocuk dostlarım;Bir sabah kilerin yakınında gri tarla faresini görünce, yakalamak için hemen peşinden koştum. Uzun Kulak, farenin peşinden koştuğumu görünce bağırmaya başladı;- Camgöööz! Neden...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Ekim ayının sonlarına doğru hem oğlum ve ailesini hem de tanıştığımız günden beri bizi davet eden dünürümü görmek amacıyla Bodrum Türkbükü’ne gittim. Böyle bir yere giderken, hep Hamideddin Ateş Efend...
Yazar: Raziye SAĞLAM