CAMGÖZ VE BALON KAZASI
Sevgili çocuk dostlarım; Bugün bizim evin yakınlarındaki boş arsaya, kocaman bir balon düştü. Sabah, Uzun Kulak'la her zamanki gibi koşup oynamak için evden çıktık Birkaç gündür yakındaki ormana gidiyoruz. Hatırlarsanız geçenlerde yuvadan düşen bir sincaba yardım etmiştik. Bu defa Zeliş'le Ömer de peşimize takıldılar ve tabi ki Hafize Teyze de. Uzun Kulak: - Ne güzel değil mi Camgöz? Hep beraber gidiyoruz. Birlikte çok eğleneceğiz, dedi. Evet, çok güzeldi bütün sevdiklerinle birlikte olmak. Biz ormana doğru koşarken, içi insanla dolu kocaman bir balonun uçtuğunu gördük. Zaman zaman böyle balon gördüğümüz için pek önemsemedik ama Ömer birden: - Aaaa! Bakın balon ne kadar yalpalıyor, diye bağırınca hepimiz yukarı baktık. Hafize Teyze: - Onun dengesi mi bozulmuş? Düşecek gibi bir hâli var. Balondaki insanlar da korkmuş olmalı ki; "İmdaaat!" diye bağırıyorlardı. Biz durup ne olacak diye bakarken, oradan geçen insanlar da toplanıp merakla balona bakmaya başladı. Balon giderek daha çok sallanmaya başladı. Hafize Teyze toplanan insanlara dönerek: - Biri itfaiyeyi biri 112’yi arasın. Evleri yakın olanlar da haydi koşun, diye bağırdı ve kendisi önden diğerleri peşinden, hepsi evlerine koştular. Çok kısa bir süre sonra o insanlar tekrar koşarak meydana gelmeye başladılar. Herkesin elinde yatak, yorgan, yastık vardı. Balon yalpalaya, yalpalaya düşerken, getirdikleri yorganları hızla arsaya serdiler. Balon yere yaklaşırken iyice hızlandı ve tepetaklak bir şekilde yere çakıldı. İçindeki insanlar serilen yatak ve yorganların üzerine dağıldılar. O sırada itfaiye ve ambulans da gelmişti. Yere düşen insanlar yavaş yavaş kalktılar, yumuşak yere düştükleri için kimse yaralanmamıştı. - Siz ne kadar iyi insanlarsınız. Sayenizde büyük bir kazayı yaralanmadan atlattık. Allah razı olsun hepinizden, diyerek başta Hafize Teyze olmak üzere bütün Narlıbahçe halkına teşekkür ettiler. Hafize Teyze: - Teşekküre gerek yok. Çok şükür kimseye bir şey olmadı ya önemli olan bu ama sizler çok korktunuz. Buyurun bize gidelim birer ayran içip dinlenin biraz. Sonra evinize gidersiniz. Başta balondakiler olmak üzere, herkes bize geldi. Hafize Teyze herkese ayran, kurabiye ve başka yiyecekler ikram etti. Hep birlikte balon kazasından yara almadan kurtulmaları kutlandı.
Raziye SAĞLAM
Yazar
Her sene 6 Ekim’de İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunu kutlarız. Bu sebepten bu ay sizlerle, elli küsur yıldır yaşadığım İstanbul’dan birkaç kare paylaşmak istedim. Çünkü canım İstanbul bize, Fa...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Sosyal medyada, genç bir Amerikalı kadın doktor ağır yaralı bir Gazzeli çocuğa gözyaşları içinde “Nefes aldığım sürece sizin için, Gazze için savaşacağım. Çünkü bu adil değil.” diyordu. Çocuğun vücudu...
Yazar: Raziye SAĞLAM
Geçtiğimiz nisan ayında ilk umre yolculuğumuzu yaptık. Yakın bir akrabamın bir tur şirketi var. Birden karar verip onu aradık ve sağ olsun, bize biraz da kolaylık göstermesiyle yola çıktık. İlk durağı...
Yazar: Raziye SAĞLAM
“Hatasız kul olmaz.” Günlük hayatta sıkça duyduğumuz bu sözle anlatılmak istenen nedir? Devamlı hatalar işleyenler için bir sığınak mı yoksa hataları bir daha yapmanın püf noktası mı? Gelin bu konu üz...
Yazar: Ali BÜYÜKÇAPAR