BAHAR VE YENİDEN DİRİLİŞ
Bahar bir başlangıçtır, yeniden doğuştur. Bütün mahlûkatın canlandığı, sağanak sağanak rahmet bulutlarının altın damlalar döktüğü mevsimdir. Kışın bereketli kar tanelerinin öbek öbek kapattığı toprağın ısısını vererek kar tanelerini eritip sellere dönüştürdüğü coşkunluk zamanıdır bahar... Büyüleyici güzellik ve manzaraların gök kubbeyi tuttuğu, yeryüzünün bereketle dolduğu, filiz filiz, yaprak yaprak yeşilliğin fışkırdığı bir kutlu fasıldır. Toprak ana olanca sıcaklığıyla bağrında sakladığı tohumları güneşe doğru uzatır baharla... Güneşe ulaşacak gibi yücelere boy verir yeşillikler, başaklar. Türlü türlü çiçekler açar, bahçelerde güller tomurcuktan yaprağa dönüşürken bülbüller seher vaktinde ah u figan ile semayı inletir. Her şey bir koşuşturma, bir akış içerisindedir. Dereler deryalara, rüyalar hülyalara, niyazlar dualara kavuşarak çağıldar. Ses gelir dağlardaki, ağaçlardaki kuşlardan; yeni bir uyanışla kışın soğuğunu üzerinden atan her canlı, hareketlenerek didinmeye başlar. Yeniden diriliştir bahar... İlkbahar intibaha, irkilmeye, silkinmeye, inkârdan kurtulmağa vesile bir mevsimdir. İlkbahar kovandan fırlayan arıların sistemli çalışmasını, karıncaların akıllara durgunluk veren azim ve gayretlerini gözler önüne sererek insanın da bütün bu hadisattan ibretler aldığı bir zaman dilimidir. Bahar kutlu doğum zamanıdır, âlemlere rahmet olarak gönderilen kâinatın efendisi Hz. Muhammed (s.a.v.) bir nisan sabahında dünyayı şereflendirmiştir. Onun için bahar daima kutlu doğumlara gebedir. Bu mevsimin güzelliği insanlığın ahlâkında, fikriyatında, Allah'a teslimiyetinde, birlik ve beraberliğimizin tesisinde yön veren mevsim olmasıdır. Bahar neşe ve sevinç zamanıdır, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Dîvân’ında, büyük mutasavvıf İhrâmcızâde İsmail Hakkı Efendi'ye hitaben, belki de derin bir mana ve düşünceyle Hz. Peygamber (s.a.v)'i kastederek yazmış olduğu bir şiirinde, Bâhâr-ı ömrümün neş'eli çağı Dîdemin kan yaşı, sînemin dağı Gülistân-ı hüsnün cânımın bâğı Mürüvvet kânısın cânım efendim. mısralarında sevgiliye vuslatın en mesrur ve en mesut zamanlarını yani gençlik dönemini bahar mevsimine benzeterek, çağlayanlar misali gözünden akan yaşları ve volkan gibi sinesinden fışkıran muhabbeti ile bahar mevsiminde açılan gül bahçesi kadar güzel olan sevgilinin “can bağı” olduğunu belirterek insani hasletlerin güzelliklerin kaynağının onda olduğunu manzum olarak dile getirmiştir. Bitkilerin çıtır çıtır toprakta patlamaya başladığı, ilk kardelenlerin çıktığı, arkasından ağaç dallarının çiçeklendiği; sonra yavaş yavaş tedbirli ağaçların çiçek açtığı bu mevsimde insan, kemâle ermenin başlangıcında bütün bir gençliğin neşesini yaşar. Bütün bir gençliğin yaratılıştaki gücünü yaşar. Bahar böyle bir mevsimdir. Bahar bir gönül açıcı mevsimdir. Rengârenk çiçeklerin nakış nakış işlediği tabiat güzellikleriyle buram buram ıtır rayihalı ve cennet misali bahar mevsiminin gönüllerimizin uyanışına ve ümitlerimizin zuhuruna vesile olması temennisiyle...
Editör
Yazar
Esmâ-i hüsnâ arasında yer alan en-Nâfi’, dilediği yaratıklarına en iyi ve en yararlı olan şeyleri ihsan eden Cenâb-ı Hakk’ın övgü sıfatları arasında kullanılmıştır. İslâm literatüründe fayda sözc...
Yazar: Editör
Dil, O'nun güzelliğini anlatmaya çalıştıkça anlaşıldı, can kulağı O'nun ismini duydukça hakikati sezdi. Kelâm gönüllere inciler dizdi. Kalem Allah (c.c.)'ın adından sonra O'nun adını yazdı. Hattatl...
Yazar: Editör
Aziz okurlar;Bayramlar, gönüllerimizin aynı kıbleye yöneldiği, dualarımızın aynı semaya yükseldiği müstesna zamanlardır. Sevinçle hüzün, şükürle tefekkür bu günlerde yan yana durur. Bir ay boyunca sab...
Yazar: Editör
Merhaba arkadaşlar;Dergimizin bu sayısında, avucumuzun içindeki bir hazineye, yani güzel memleketimiz Darende’ye doğru kısa bir yolculuğa çıkıyoruz. Hazırsan kemerlerinizi bağlayın, çünkü bu topraklar...
Yazar: Editör