Aile İçinde Sevgi Dili
Sevgili okurlar;
Rabb’imiz insanlık ailesini, Hz. Âdem ve Hz. Havva ile başlatarak bizlere çok kıymetli bir hediye verdi; aile… Aile, hepimizi sarıp sarmalayan bir zırh gibidir. Nasıl ki elbise bizi soğuktan korur, güzelleştirir ve rahat ettirirse; ailemiz de bizi aynı şekilde korur, sever ve güven verir.
Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah, eşler arasına sevgi ve merhamet koyduğunu bildirmiştir. Çünkü aile olmak, birbirine elbise olmak demektir. Örtmek, korumak, güzelleştirmek, uyum içinde yaşamak…
Bir aileyi güçlü kılan şey; para, eşya ya da gösteriş değildir. Bir aileyi ayakta tutan sevgi, saygı, samimiyet ve sadakattir. Evimizin huzurla dolması ise ancak güzel sözlü, merhametli ve paylaşımcı bir iletişimle mümkündür.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) aile içinde sevgi dilinin en güzel örneğidir. O, hanımlarına hep nazik davranır, çocuklarını sever, torunlarını kucaklar, kırmaz, incitmez, merhametiyle bütün kalpleri ısıtırdı. En sevdiği çocuklar bile namazdayken omzuna çıktığında onları incitmez, anneleri üzülmesin diye namazını kısa tutardı. Her zaman sevgi, adalet ve şefkatle davranır, “En hayırlınız ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.” buyururdu.
Peygamberimizin bu güzel iletişimi bize şunu öğretir:
Ailede sevgi dili; tatlı söz söylemek, gönül almak, sabretmek, paylaşmak ve birbirini anlamaya çalışmaktır.
Bugün televizyonlarda, sosyal medyada olumsuz davranışlar çoğalıyor; bazen insanlar birbirine bağırarak konuşuyor. Oysa ailede kullanılan her söz bir tohum gibidir. Güzel söz ekilirse sevgi filizlenir, Kötü söz ekilirse kırgınlık büyür.
Unutmayalım çocuklar;
Evimiz, sevgiyle büyüyen bir bahçedir.
Anne ve baba birbirine sevgiyle bakarsa çocukların yüreği de çiçek açar. Biz ailemize saygı duyarsak, ailemiz de bize sevgiyle karşılık verir.
Rabb’imizden dileğimiz, her birimizin evini sevgi diliyle konuşan, merhametle güçlenen, huzurla büyüyen bir yuvaya dönüştürmesidir.
Bir sonraki sayıda görüşmek üzere,
Kalbiniz sevgiyle, eviniz bereketle dolsun…
Editör
Yazar
1953 yılının 19 Kasım’ı 20 Kasım’a bağlayan gecesi, Mevlid-i Nebevî gecesi. Lübnan’ın güneyindeki Sayda şehrinde, her yıl olduğu gibi, Müslümanlar Peygamber Efendimiz’in doğum gününü kutluyordu. O dön...
Yazar: Ayşe Gül PINAR
Sahabe-i kirâmın mümtaz şahsiyetlerinden olan Ebû Huzeyfe Hazretleri, mü’minlerin sayısı henüz kırkı bulmadan İslâm’la müşerref oldu. Ebû Huzeyfe’nin akrabası Müslümanların amansız düşmanıydı. Kureyş’...
Yazar: N.Nida DURAN
İnsan, yaşamının en temel güven duygusunu çoğu zaman ailesinde öğrenir. Hayatın ağırlığını bölüştüğümüz, sesimizin titremesini gizleyemediğimizde bunu fark eden ilk yerin aile olması boşuna değildir. ...
Yazar: H. İklil ABBASOĞLU
Er-Reşîd; hiçbir mürşidin irşadına veya bir yol göstericinin işaretine muhtaç olmaksızın, bütün tedbirleri ve işleri doğrudan, isabetle hedefe ulaşan demektir. Allah bu anlamda yegâne "velî-mürşid"dir...
Yazar: Editör