Sevgi Dili-Gönül Dili
Ağzımızdaki dil, insanlarla iletişim kurarken duygu ve düşüncelerimizi ifade ederken kullandığımız bir araçtır. Konuşması için akıldan talimat geldiğinde dil, düşünceyi duygusuz ve yalın bir şekilde ifade eder. Dili kalp konuşturmaya başladığında düşüncelere niyet, arzu, sevgi, sevinç, hüzün, kaygı gibi duygusal hâller eklenir; duygular farklı ses tonları ile kelama dönüşür. Gönlün de bir dili vardır, gönül dili de meramını ifade etmek için ağızdaki dilin yanı sıra beden dilini kullanır.
Gönüldeki sevgi, en kolay ve yalın şekilde, “Seni seviyorum.” denilerek beyan edilir. Bu söz, son yıllarda hoyratça ve yerli yersiz kullanıldığından tesirini önemli ölçüde kaybetmiştir. Bu sebeple “Seni seviyorum.” ifadesinin inandırıcı olabilmesi için bu beyan öncesinde ve sonrasında başka söz ve davranışlarla da teyit edilmesi gerekmektedir. Eskiler, sevdiği bir insana açıkça sevdiğini söylemese de sevgisini bakışı, duruşu, gülümsemesi, merhameti ve musafaha ile daha etkili bir şekilde ifade ederdi.
Hikmet ehlinden biri “Gönülden gelen bir söz, insanı üç kış ısıtmaya yeter.” demiştir. Gönül diliyle zikredilmiş sözler doğrudan gönle ulaşır, insanın içini ısıtır, ona ferahlık verir. Gönül okşayan latif sözler, kişiye kendini değerli hissettirir, varsa içindeki sıkıntıyı ve stresi bertaraf eder. Gönülden söylenen söz, kışın insanın içini ve dışını ısıtıyorsa bahar mevsiminde söylenen sözler, gönlün yeşermesine ve çiçek açmasına yol açmalıdır. Yazın söylenen söz insanı ferahlatır, güzün söylenmiş sözler de yorgunluğu dindirir. Sözün güzelini doğru bir şekilde gönül diliyle ifade etmek söyleyen için görev, dinleyen için bir haktır. Haklı bir sebep yokken rahatsız edici bir söz söylemek, muhatabın güzel söz duyma hakkını gasp etme sonucunu doğurur. Ayrıca kalp kırmak kul hakkıdır. Yunus Emre;
Bir kez gönül yıktın ise/ Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi/ Elin yüzün yumaz değil.
dizeleriyle kırıcı konuşanları, hatır gönül yıkanları sert bir şekilde eleştirmiştir.
Gönül dili sadece ağızdaki dil ile konuşmaz. Eğitimciler, gönül diliyle sevgiyi ifade etmenin başka yöntemlerinden de bahsetmektedirler. Gary Chapman adlı yazar, yazmış olduğu “Beş Sevgi Dili” adlı kitapta sevgiyi ifade etmenin beş yöntemini izah etmektedir:
Dil ile söylenen sözlere anlam ve duygu yükleyen, sözü boş laf olmaktan değerli bir kelama dönüştüren gönül dilidir. Harf ve heceler anlamlı bir dizilişle söz olur, gönül dili söze dokunduğunda da söz fikir ve zikir olur. Sözün anlamına hikmet ve sevgi yüklenir. Söz güzel ifade edildiğinde latif olur. Latifelerin de latif olması gerekir. Gönül diliyle yapılan sohbetlerden muhabbet hâsıl olur. Gönülde ne varsa dile de o gelir. “Arifin fikri neyse zikri de odur.” derler. Bu atasözünde, fikir ifadesiyle, akılda oluşan düşünceler ve gönülde oluşan duygular kastedilmektedir. Kelamınız latif, fikriniz müstakim, sevginiz daim ola.
Emine Büşra YÜKSEL
Yazar
Edep ve ahlak, dinimizin özünü teşkil etmektedir. İnsanı süfli bir hayattan, pespaye bir kişilikten kâmil insan seviyesine yükselten nitelik edep ve ahlaktır. Çocuklar, edep ve ahlaka dair temel bilgi...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Ramazan ayı bereketiyle gelmekte ve bizlere de birçok manevî değer kazandırmaktadır. Bu ayda Allah’ın rızası için yapılan bütün hayırlı işlerin sevabı, diğer aylarda yapılandan daha fazla olduğundan M...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Her Müslüman evladının en geç on yaşına kadar abdest, namaz, helal-haram ve 32 farz olarak formüle edilen dinî yükümlülükleri öğrenmesi gerekmektedir. Çünkü Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in, yedi yaş...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Anadolu irfanı; Anadolu’da oluşan ve çevreye yayılan İslâm dini menşeli bilgece düşünce ve yaklaşımdır, tarihten günümüze tevarüs edilen bir bilgelik mirasıdır. Anadolu Müslümanlarının dinden beslener...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL