Deniz Kazazedelerine Yardım Eden Vakıf
Vakfın Adı: Süleyman Subaşı Bin Abdülmennan Vakfı
Kurucunun Lakabı: Subaşı
Kurulduğu Yer: İstanbul
Kuruluş Tarihi: 983 H./1576 M.
Baba oğul Topkapı Sarayı Müzesi'ni gezdikten sonra yokuş aşağı, Cankurtaran Tren İstasyonu'na doğru yürüdüler. Oradan trenle Küçükçekmece'ye gideceklerdi.
- Bu semtin adı “Cankurtaran”dır çocuğum, dedi babası. Şimdi her tarafta “ambulans” deniliyor. Oysa bunun aslı “can kurtarmak" tır.
- Ama baba, denizde boğulanları kurtaranlara deniliyor cankurtaran diye.
- Onlara da deniliyor elbet... Zaten bu semtte de, denizde kaza geçirenler için can kurtarma yardımı yapılıyormuş.
Çocuk heyecanlandı:
- Gemiler boğazda ne zamandan beri var ki baba?
- Oğlum, bir zamanlar Osmanlı Devleti'nin deniz filosu neredeyse tüm denizlere hâkimdi. Ayrıca dünya milletlerinden gezginler İstanbul'a gemilerle geliyordu. Haliyle, bu yolculuğun kışı var yazı var... Dalgası var fırtınası var...
- Konuyu nereye getirdin baba?
- Aklıma geldi. Sana da anlatayım, dedim. Şimdi bu Osmanlı’nın vakıfları meşhurdur ya... İşte düşünmüşler...
Teknesi, gemisi bir şekilde kaza geçirenlere yardım edecek bir vakıf kurmuşlar; yani deniz kazazedelerine yardım eden vakıf... Mesela, Süleyman Subaşı bin Abdulmennan isimli bir hayırsever Hicri 983/Miladi 1576 yılında kurmuş böyle bir vakıf. Şöyle de şart koşmuş: “...
İstanbul'da, denizde kaza yapan veya batan ve bu sebeple felakete uğrayanlara; malımı bağışladığım bu vakıf marifetiyle imdat oluna... Hatta karada felakete uğramış olanlara bile..." Bu arada ilkini kaçırdıkları banliyö treni geldi; buna aceleyle bindiler ve Çekmece'ye doğru hareket ettiler.
Nisa ERCİYES
Yazar
Vakfın Adı: Ayşe Hanım binti İsmail Efendi bin Abdullah Vakfı Kurucunun Lakabı: Abdullah oğlu merhum İsmail Ağa Kızı Kurulduğu Yer: İstanbul Kuruluş Tarihi: 1225 H. / 1810 M.  ...
Yazar: Nisa ERCİYES
Kitap fuarının son günüydü. Sevilen Yazar Bartu Soyalan kitaplarını imzalıyordu. Standa gelmesinin üzerinden yaklaşık iki saat geçmişti. Nihayet imza için bekleyen kuyruk bitmiş, o da rahat bir nefes ...
Yazar: Sibel UNUR ÖZDEMİR
Yaşlı bir kadın elinde bastonu ile parkta yürüyüş yapıyordu. Evlerine yakın olan bu parka hemen hemen her gün gelirdi. Soluklanmak için durduğunda yanına beş yaşlarında bir kız çocuğu yaklaştı ve ona ...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Eline iki kalem aldı çocuk ve kelimeleri... Kırmızı kalemle kelimeyi, mavi kalemle anlamını... “Şefkat” yazdı önce. Fazla düşünmesine gerek yoktu. İki gün önce bir arabanın altında uyuyakalan ked...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT