Çok Okuyan mı Çok Gezen mi?
Sevgili çocuklar;
Yaz tatilinin devam ettiği bu günlerde neler yapıyorsunuz? İnşallah bu uzun tatili faydalı olacak şekilde geçiriyorsunuzdur. Haziran ayının ortasında okullar tatile girince bir üst sınıfa geçtiniz. Biraz daha büyüdünüz, düşünceleriniz, yorumlarınız gelişti. Aile içindeki sorumluluğunuz arttı ve sizden beklentiler de aynı oranda yükseldi. Annenizin ve babanızın size güvenmesi umarım sizi mutlu ediyordur.
Sevgili çocuklar;
Uzun yıllardan beri insanların tartıştığı bir konu var: “Çok okuyan mı daha bilgilidir yoksa çok gezen mi?” Bu konu okullarda düzenlenen münazaralarda tartışılır; gruptaki öğrenciler tezlerinin doğrulunu ispatlamak için canla başla çalışırlar. Bunda amaç, konuşma kabiliyetini geliştirmek ve seçici kurul üyelerini etkileyerek yüksek puan almaktır.
Bilgimizi, görgümüzü arttırmak için kitap da önemlidir gezmek de. Neden derseniz ilk anda aklıma gelenleri söyleyeyim. Kitaplar bizi çağlar öncesine götüren, savaşlar ve kahramanlar hakkında bilgiler veren, her türlü araştırmayı ve incelemeyi bize aktaran kaynaklardır. Kitapların faydası anlatmakla bitmez
Gelelim gezmeye. Kitapların anlattığı bazı olayları gözlerimizle görüp bilgi sahibi olmamızı sağlar. Tarihte derin izler taşıyan olayların geçtiği yerleri görmek, araştırmak, incelemek insanları bilgi sahibi yapar. Gezerek, görerek öğrenilen bilgiler hafızalarda daha iyi kalmaktadır.
Örnek verecek olursak, Çanakkale Savaşı’nın geçtiği yerleri kitaplardan okumak ile görerek incelemek aynı şey değildir. Hacca veya umreye gidenler kitaplarda okuduklarını gördüğü zaman duygusal sahneler yaşamaktadırlar.
Sevgili çocuklar;
Siz, akıllı çocuklarsınız, zamanın ne kadar kıymetli olduğunu bilirsiniz. Kendinize bir çalışma programı hazırlayın. Arkadaşlarınızla oyunlar oynamayı da ihmal etmeyin. Kitaplarla bağlantıyı kesmeyin. Onlar sizin en vefalı arkadaşlarınızdır.
Sırrı ER
Yazar
Bir milleti, millet yapan, bir arada tutan, ait olma duygusu veren çok kuvvetli değerleri vardır. İnsanlar değerleri sayesinde bir arada olmasa; dağılmaları, parçalanmaları ve yıkılmaları an meselesid...
Yazar: Naciye BEYZA
Sevgili çocuklar;Bir yıl daha geçip gidiyor hayatımızdan hepimiz bir yıl daha yaşlandık. Zaman öyle hızlı geçiyor ki… Onu durdurmak, yavaşlatmak mümkün değil. O da Allah’ın kendisine verdiği görevi ya...
Yazar: Sırrı ER
Sevgili çocuklar, başlıktaki ifadeyi ilk duyduğumda tebessüm etmiştim, sebebi şuydu: Acaba çocuklar bu kelimenin anlamını biliyorlar mıydı? “Yok daha neler, leblebi aile de var mı?” diyenler olmuştur ...
Yazar: Sırrı ER
Araba nihayet köyümüze gelmişti. Çocukluk yıllarımın geçtiği ve her yanını iyi bildiğim bu yöreye gelmiş olmanın sevinciyle şoföre seslendim;- Yol ayrımında inecek var!Tozlu topraklı bu köy yolunda za...
Yazar: Sırrı ER