Zemzem Kuyusundaki Sır
Çok uzun zaman önce, Mekke çöllerinde bir anne ve küçük bir bebek vardı. Annenin adı Hacer, bebeğin adı İsmail’di. Çöl çok sıcaktı. Su yoktu. Anne Hacer üzülüyordu ama hiç umudunu kaybetmedi. Safa ve Merve Tepeleri arasında koştu, koştu, koştu… “Allah’ım, bize yardım et.” diye dua etti. Tam o sırada, küçük İsmail’in ayağının altından bir su çıktı. Bu su sıradan bir su değildi. Adı Zemzem’di. O günden sonra Zemzem, Mekke’de akmaya devam etti.
Aradan çok yıllar geçti. Bir gün Mekke’ye iki çocuk geldi. On iki yaşındaydılar. Elif ve Kerim ikisi de Zemzem kuyusunu çok merak ediyordu. “Bu su neden bu kadar önemli?” dedi Elif. “Gerçekten şifa verir mi?” diye sordu Kerim. Kuyunun yanına geldiklerinde kalabalık bir anda sessizleşti. Çocuklar birden kendilerini Zemzem kuyusunun içinde buldular. Ama korkmadılar. Çünkü orası aydınlıktı ve huzur doluydu. Etraflarında gülümseyen insanlar vardı. Ellerinde bardaklar, bidonlar… Bir amca onlara dedi ki, “Zemzem, niyetle içilir çocuklar.” Bir teyze ekledi, “Ayakta, üç yudumda ve kıbleye dönerek içilir.” Elif dikkatle dinledi, “Peki sonra?” diye sordu. “Sonra,” dedi teyze, “Bardakta kalan son damlalar başımızdan aşağı dökülür. Çünkü bu su kalbimizi de temizler.” Kerim bidonlara bakarak sordu, “Herkes buradan su alıp götürüyor mu?” “Evet,” dediler, “Zemzem ülkeler dolaşır. Ramazan’da oruç açılırken içilir. Hastalara içirilir. Hatta ölmek üzere olanlara bile… Çünkü Zemzem umut suyudur.”
Bir anda Elif ile Kerim kendilerini tekrar kuyunun yanında buldular. Ellerinde küçük birer Zemzem bidonu vardı. Ülkelerine döndüklerinde bu suyu özel bardaklara koydular. Herkes ayağa kalktı. Kıbleye döndü. Üç yudumda içti ve herkes gülümsedi. Çünkü Zemzem sadece su değildi. O, Allah’ın merhametiydi.
Erbay KÜCET
Yazar
Yaz, güneşin altın ışıklarıyla evin perdelerine dokunduğu sabahlarda kendini hissettirmeye başlamıştı. Okullar kapanmış, Elif ile İlay yılın yorgunluğunu bir tatil hayaliyle geride bırakmıştı. Ancak b...
Yazar: Erbay KÜCET
“Toros Dağları’nın eteklerine kurulu Osmaniye, geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olması sayesinde tarihî yapılar açısından oldukça zengindir. Aynı zamanda yaylaları, kaplıcaları, şelalele...
Yazar: Editör
Selim Alp ile Kerim, yaz tatilinde bakmak ve sevmek için dedelerinden ördek yavrusu istemişlerdi. Dedeleri, çocukların bu isteğini geri çevirmedi ve bir gün, “Haydi çocuklar, ördeklerinizi almaya gidi...
Yazar: Erbay KÜCET
Bulunduğumuz ortamı güzelleştirmek için bazen büyük işler yapmamıza gerek yoktur.Kocaman bir çınar ağacı küçücük bir tohumdan çıkar. Tohumu toprağa ekeriz. Tohum filizlenir, sonra fidan olur, sonra ko...
Yazar: Naciye BEYZA