Veli, Öğretmen ve Öğrencilerle İletişim
Öğretmen; velilerle kuracağı sıkı, samîmî ve etkin bir işbirliği sayesinde istediği sonuca ulaşabilir. Öğrencilerde görülen başarısızlık ve davranış bozukluklarının sebeplerinden en önemlisi aile içi sorunlardan kaynaklanmaktadır. Okulda öğrencilere kazandırmak istediğiniz olumlu davranışlar aile tarafından desteklenmiyorsa istediğiniz sonuca ulaşmanız mümkün olmayacaktır.
Öncelikle kılık kıyafet düzgün olmalı, saygı ve nezaketle selâmlaşma, güler yüzle karışılama, yer gösterip ikramda bulunma, saygı ile hitap etmek önemlidir. Konuşurken sağa sola bakmak, başka şeyle uğraşmak karşımızdakine saygısızlık sayılabilir.
Veliye güven verebilme, konuşmaları dikkatle dinleme, gerektiğinde kısa ve akıllıca cevaplar verip dinlediğimizi söz ve davranışlarımızla belli etme, söylenenleri onaylama da önemlidir. Söyleyeceğimizi kısa ve öz olarak söylemek gerekir. Gerekli durumlarda izin alarak görüşmeyi not almak, sorularını cevaplamak, istek ve görüşlerini almamız da önemlidir.
Velilerin sorularına cevap verirken söz ve davranışları ölçülü ve doğal olmalı, sorulan soruya cevap verilmeli, cevaplar kısa ve tutarlı olmalıdır. Cevabını bilmediğinizi belirtmeli, biliyormuş gibi yapmamalı, görüşmeyi nezaketle bitirirken görüşmekten duyduğunuz memnuniyeti belirtmeli, teşekkür ederek her zaman görüşmeye hazır olduğunuzu iletmelisiniz.
Öğrencilerinize onları sevdiğinizi söyleyin. Bu şekilde öğrenciler sizi memnun etmek için ellerinden geleni yapacaklardır. Yeter ki sizi sevsinler. Bu durumda aranızdaki ilişkilerde problem yaşanmaz, anlayış ve yardımlaşma artar, iletişim zirveye çıkar. Sevimliliğinizi artırmak, gönüllere girmek mi istiyorsunuz?
O halde yapacağınız tek şey; yüzünüze koyacağınız içten bir gülücük, öğrencinizin yanağına konduracağınız bir öpücük, dilinizden akan bal gibi sözcüktür. Bu da sizin başarınızı artıracaktır. Sevilen neşeli, dürüst, adaletli, başarılı bir öğretmen olarak tanınmaya ve anılmaya çalışın. Öğrenciler sizin onlara değer verdiğinizi bilirlerse, kendi davranışlarını kontrol etmeye çalışırlar.
Öğrencilerinizi sabırla dinleyin. Sabır becerileri geliştirir. Sabrın en önemli kısmı dinlemektir. Öğrencinizi dinlerken ilgiyle, kulağınızla, hatta daha da önemlisi kalbinizle dinleyin. Gülümsemeyi unutmayın. Zamanınız kısıtlı da olsa dinlemeye zaman ayırın. Göreceksiniz, dinlediğiniz kişinin hayatında özel bir yer edineceksiniz.
Etkili bir öğretmen olmak ve dersi anlamlı kılmak istiyorsanız öğrenciyi ikna etmek, bilgilendirmek ve dersi eğlenceli, zevkli bir hale getirmek zorundasınız. İkna etmenin en iyi yolu hikâyelerle konuyu kavratmaktır. Bilgilendirmede dikkat edeceğimiz husus dersi anlaşılır hale getirmektir. Zevkli hale getirmek, dersi eğlenceli yapmak için mizah, şaka ve esprilerle süslemektir.
Öğretmen mesleğini severek yapmalıdır. Öğretmen başkalarına yardım etmenin zevkini yaşamalıdır. “En hayırlınız insanlara en yararlı olanınızdır” Hadis-i Şerifi ne kadar anlamlıdır. İnsanlara yardımcı olmak bize zor gelebilir. Fakat unutulmamalıdır ki bir işi başarmanın en zor yanı ilk adımı atmaktır. İçimizdekileri değiştirmeden dışımızdakileri değiştiremeyiz. Bildiklerimizi uygulamazsak bu bilginin ne anlamı kalır. Uygulamadığımız bilgi açılmayan paraşüt, binmediğimiz otomobil gibidir. Bilgimizi verirken yapacağımız bir gülümseme karşımızdakine ilaç gibi tesir eder. Hem de bu ilaç sermayesizdir. Unutmayalım, gülümsemek için on iki kasa, surat asmak için yüz üç kasa ihtiyaç olduğunu uzmanlar söylemektedir. Bilgimizi kullanıp, hayatımıza uygulayıp davranışa dönüştürdüğümüzde bir anlam kazanır.
Öğrencileri öğrenme sürecine katmak istiyorsak nerede, ne zaman, niçin, ne, nasıl, kim, hangisi vb. sorularla dikkat uyandırır. Sorular onları düşündürmeli ve derse katılmalarına zemin hazırlamalı. Sorular diyaloğu geliştirir. Öğrenmenin öğrencinin istek ve arzulamasına bağlı olduğunu unutmayalım. Öğretmen öğrenmeyi gerçekleştirecek kişi değil, sadece bir rehberdir. Rehber olursak hem daha az yoruluruz hem de daha fazla etkili oluruz.
İletişim; kişilerin birbirlerinin duygu ve düşüncelerinin karşımızdaki insanda meydana getirdiği anlamı bilme sürecidir. İletişimin temeli saygı ile başlar. İletişimde en önemlisi empatidir. Kısaca karşımızdakinin penceresinden bakmaktır.
Bilginin değerini bilmeli ve öğrencilerimize bilginin önemini anlatmalıyız. Bilginin değerini anlatan şu sözlere dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen aptaldır. Bilemeyen ve bilmediğini bilen öğrencidir. Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın. Bilen ve bildiğini bilen akıllıdır, onu izleyin.”
Öğrencinizdeki potansiyeli harekete geçirmek için çalışın, onların hayal güçlerini küçümsemeyin. Zengin bir hayal gücüne ulaşmaları için onları destekleyin. Hayatın bir kuralı var. Daha fazlasını beklediğiniz zaman daha fazlasını elde edersiniz. Hayatta bazı fırsatlar vardır, bunlar sadece bir kez elinize geçer, değerlendiremezseniz uçup gider ve asla geri gelmez.
Öğrenciyi bir sonraki derse motive etmek için konu ile ilgili hikâye anlatmak, ilginç ve düşündürücü sorular sormak veya sözler söylemek gerekir. Öğrencilere yardım etmenin en güzel yollarından biri onu dinlemektir. Problemli öğrencilerle konuşurken onları konuşturmak için ilgi alanlarını bilmemiz gerekir. Ayrıca kişisel sorular sorarak bilgi almalıyız. Aslında iyi bir dinleme en güzel hediyedir. Öğrenci için sevdiği, hoşuna giden şeyleri onlarla paylaşmamız, ona tebessüm etmemiz, hal ve hatırını sormamız onlara yapılacak iyiliklerin en başında gelir. İletişimi güçlü olanlar her zaman başarıya yakındır.
Ali ÖZKANLI
Yazar
Kemal Bal tarafından kaleme alınan "40 Hadis 40 Hikâye", hem çocukların hem de gençlerin dünyasına Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in mesajlarını taşıyan, öğretici olduğu kadar da sürükleyici bir eser. E...
Yazar: Yusuf HALICI
İrfan hayatımızın önemli banilerinden biri, Hacı Bayram-ı Velî’nin damadı, Kâdirȋ Tarîkatı’nın Anadolu’da yayılmasında önemli rolü olan mutasavvıfların en önemlilerinden biri Eşrefoğlu Rûmȋ’dir. Onun ...
Yazar: Mahmut KAPLAN
Temelleri, Sultan II. Mahmud (1808-1839) döneminde atılan ve ahşap bir saray olarak inşâ edilen Beylerbeyi Sarayı, sonraki yıllarda yanmış ve Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından 1863-1865 arasında...
Yazar: İsmail ÇOLAK
Yüzünden okunur “Seb’al-mesânî” yâ RasûlallahGözünden hall olur akd-i maânî yâ RasûlallahSadef-vâr oldu âlem anda sen dürr-i yetîm oldunBulunmaz âlem içre sana sânî yâ RasûlallahVücûdun zât ü esmâ vü ...
Yazar: Vedat Ali TOK