Tebessüm
Ailece Ramazan ayını coşkuyla karşıladık. Ramazan ayında oruç tutmanın yanında; tevbelerin ve hayır işlerinin çoğalması, her akşam kılınan teravih namazları, okunan Kur’anlar ve dualar bu ayı gözümde diğer aylardan değerli kılıyor.Sizlere bu ayla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum.
Bir akşam anneanneme gittik. Anneannem, anneme;
-Kızım benim zekât paralarını hesaplayalım, ayrıca fitre, fidye için de ödemem gereken meblağ nedir, bir öğreniver, dedi.
Annem zekâtta malın kırkta birini fakirlere vermesi gerektiğini söyleyip verilecek zekâtı hesapladı.Zekât, fidye ve fitreyi kime vereceğini anneanneme sordu;
-Fakir komşularım var, onlara vereceğim kızım.
Merakla sordum;
-Anne, fidye nedir fitre nedir, ikisi aynı şey değil mi?
-Değil yavrum. Fitre Müslümanların Ramazan ayı içerisinde yoksullara vermesi gereken bir sadakadır. Fakirin bir günlük yiyeceği miktar kadardır.Fidye ise yine oruç ve hac ibadeti gibi dönemlerde kişinin yerine getiremediği bir ibadet sonrasında ortaya çıkan ve yapılması gereken bir yardım olarak bilinmektedir. Anneannen hastalığından sebep oruç tutamadı, o yüzden fidye verecek.
Bu öğrendiğim bilgileri kardeşim Enes’e de anlatmaya karar verdim. Anlattığımda;
- Ramazan ayı boyunca beş gün tekne orucu tuttum. Küçük olduğum için tam gün oruç tutamadım. Kimseye yardım edecek kadar param da yok. Buna üzülüyorum.
Orucun çocuklara farz olmadığını ona söyledim. Ablam da tekne orucunun oruç tutamayacak kadar küçük çocukların günün bir bölümünde oruç ibadeti ile ilgili bilgi edinmeleri açısından tutulmasının güzel bir gelenek olduğunu açıkladı. Sonrasında Enes'e dönerek;
-Oruç sağlığımız açısından da çok önemli bir ibadet. Yardımlaşma sadece parayla olmaz Enes, tebessüm etmenin bile sadaka sayıldığı bir dine sahibiz.
Enes gülümsedi, hepimiz gülümsedik.
Emine Yılmaz DERECİ
Yazar
Bayram tatilinde köye dedemlerin yanına gittik.Köy çok güzeldi. Çiçeklenmiş meyve ağaçları, yeşil çayırların kenarlarında ve ortalarında kocaman bir çiçek buketi gibi görünüyorlardı.Derenin suyu yaz a...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Yaşlı bir kadın elinde bastonu ile parkta yürüyüş yapıyordu. Evlerine yakın olan bu parka hemen hemen her gün gelirdi. Soluklanmak için durduğunda yanına beş yaşlarında bir kız çocuğu yaklaştı ve ona ...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Çoban Ali, köyün sığır ve küçükbaş hayvanlarını otlatır, geçimini çobanlıktan sağlardı. Her gün hayvanları köye uzak çayırlıklara götürürdü. Akşam karnı doyan hayvanlarla köye dönerdi. Her...
Yazar: Emine Yılmaz DERECİ
Bir zamanlar Gazze'de, Filistin'in kalbinde, Kudüs sokaklarına yakın bir kasabada, küçük bir çocuk yaşarmış, adı Ahmet. Ahmet’in en sevdiği yer, taş kaldırımlarla dolu dar sokaklar arasında gizli kalm...
Yazar: Erbay KÜCET