Tatlı Dil, Kalplerin Anahtarıdır
Sevgili Çocuklar, Merhaba!
Bugün sizinle küçük ama çok güçlü bir sırrı paylaşmak istiyorum. Kalbimizi fıstık yeşili bir bahçeye, sözlerimizi de o bahçeyi sulayan minik su damlalarına benzetmeye ne dersiniz?
Biz Müslümanlar için Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), tatlı dilin ve güzel sözün en büyük öğretmenidir. O, çevresindeki herkese, en çok da çocuklara hep sevgiyle seslenirdi. Birbirimizle konuşurken kalbimizdeki sevgiyi sözlerimize yansıtmak, adeta etrafa mis kokulu çiçekler ekmek gibidir.
Bazen arkadaşlarımızla oyun oynarken anlaşamayabilir, kızabiliriz. Bu çok normal! Ama unutmayalım ki hiddetle söylenen bir söz, tıpkı sert bir taş gibi birinin kalbini kırabilir. Oysa Rabbimizin bize verdiği konuşma nimetini güzel kılmak elimizde:
Sevgiyle konuşmak, sadece başkalarına değil, bize de iyilik getirir. Ağzımızdan çıkan her güzel söz, ilk önce kendi içimizi aydınlatır ve huzur verir.
Bir tatlı söz, minik bir tebessüm ya da bir arkadaşımızın derdini dinlemek... Bütün bunlar kalpten kalbe kurduğumuz muhteşem sevgi köprüleridir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) izinden giderek dilimizi hep iyilikten, doğrudan ve sevgiden yana kullanalım. Çünkü sevgiyle konuşan diller, etrafa hep bahar neşesi saçar. Şimdi gelin, bugün birine sadece sevgimizle seslenelim ve o köprülerden ilkini hep birlikte kuralım!
Gelin bu aydan itibaren bir sevgi oyunu oynayalım: Gün boyunca yanımızdaki kişilere en tatlı kelimelerimizle seslenelim, kırıcı sözleri dillerimizden tamamen uzak tutalım. Göreceksiniz ki etrafımızdaki her şey bir anda çok daha güzelleşecek!
Sevgiyle, tebessümle ve dualarla kalın...
Editör
Yazar
Bir zamanlar, eski bir mahallenin ortasında yükselen güzel bir cami vardı. Caminin yüksek minaresinde yaşayan küçük bir serçe bulunuyordu. Mahalledeki çocuklar ona “Cami Kuşu” derdi. Cami Kuşu’nun ger...
Yazar: Erbay KÜCET
“1995 yılında il olsa da tarihi milattan önce 3000’li yıllara dayanan Yalova’da şifalı sulardan büyüleyici doğal güzelliklere kadar birçok gezilecek ve görülecek yer var. Termal sularıyla da ün salmış...
Yazar: Editör
El-Bekâ, "bir şeyin ilk hâli üzere olduğu gibi durması" olup yok olmanın zıddıdır. Bâkî, iki çeşittir: Birisi, kendiliğinden bâkîdir ve varlığı belli bir süreye bağlı olmayandır. İşte o, "hüve'l-bâkî"...
Yazar: Editör
Es-Sabûr: Allah'ın, Kullarının İşledikleri Cürüm Karşısında Çok Sabırlı Olması ve Hemen Cezâ VermemesiSabır, nefsin; aklın ve dinin gerektirdiği gibi, gerektirdiği şekilde veya her ikisinin birlikte i...
Yazar: Editör