SORUMLULUK BİLİNCİ
Allah’a kulluk yapması için yaratılan insanın birtakım sorumlulukları vardır. Allah, “İnsan başıboş bırakılacağını mı sanıyor?” (75/Kıyame, 36) buyurarak insanın sorumluluklarına işaret etmiştir. İnsanın öncelikle Rabb’ine kulluk görevi vardır. Bu görevini yerine getirirken de kendisine, ailesine, ebeveynine, komşu ve akrabalarına, iş arkadaşlarına, içinde yaşadığı topluma ve devlete karşı konumuna göre değişen sorumlulukları vardır. İnsanın kendisine karşı sorumluluğu, Allah’ın emanet olarak verdiği canı ve bedeni her türlü tehlikeden korumak, dengeli beslenme ve temizliğe dikkat ederek sağlık nimetini muhafaza etmektir. Zira sağlıksız bir insan kaliteli bir şekilde hayatını sürdüremediği gibi kulluk görevini de tam olarak yerine getiremez. Mülkiyetinde bulunan malları da Allah’tan bir emanet olduğunu bilerek tasarruf etmek durumundadır. Aile reisi konumunda olan babanın ve anne konumunda olan kadının da eşlerine, ebeveynlerine ve çocuklarına karşı sorumlulukları vardır. Anne ve babanın, yaşlandıklarında kimseye muhtaç olmayacak şekilde ihtiyaçlarının karşılanması, sık sık ziyaret edilmeleri, saygıda kusur edilmemesi evlatların sorumluluğundadır. Ebeveynini ihmal edenler, günün birinde onların yerine geçeceğini unutmamalıdır. Çocukları yetiştirme, geleceğe hazırlama sorumluluğunu taşıyan anne babalar, onları evlenip iş sahibi oluncaya kadar takip etmek ve ihtiyaçlarını karşılamak durumundadır. İhtiyaç karşılama konusunda denge, eğitim açısından çok önemlidir. “Çok verme arsız edersin, az verme hırsız edersin.” denilmiştir. Eğitimde, ihtiyaç sahibi olan birine bir kilo balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek tavsiye edilir. Komşulara karşı sorumluluk, ses ve gürültü ile onları rahatsız etmemek, duvarı yükselterek evinin güneş almasına mani olmamak, yemek kokusuyla iştahını açmamak ya da yemekten ona da ikram etmektir. Komşu ve akrabaları belli vesilelerle ziyaret etmek, iyi hâlini tebrik edip zor zamanında yanında olmak da bir sorumluluktur. İnsanın içinde yaşadığı topluma ve devlete karşı da sorumlulukları vardır. Her vatandaşın yükümlü olduğu sorumluluğunu yerine getirdiği bir toplumda, işler muntazam bir şekilde görülür. Devlete vergi ödemek, genç erkeklerin zamanı gelince askerlik yapması, toplumun asayişi için konulan kurallara uymak, devletin ve vatanın bekası tehlikeye düştüğünde canı pahasına savunmak da her vatandaşın öncelikli sorumluluklarındandır. Kul hakkı sadece iki kişi arasında oluşmaz. Vatana ve devlete karşı vatandaş olarak görevini yapmamak, vergi kaçırmak, yalan ve yanlış beyanla devletten haksız kazanç sağlamak kamu hakkıdır. Bunun telafisi kul hakkına nispetle daha zor ve vebali daha ağırdır. Bilinçli insan, sorumluluklarını bilen ve bunları bihakkın yerine getirmeye çalışan insandır. Sorumluluklarına riayet eden insan, hayatta daha az sorunla karşılaşır, daha huzurlu yaşar, toplumda daha saygın bir konumda bulunur. Toplumdaki sorunlara ve aksaklıklara baktığımızda çoğunun sorumsuzca davranışlardan kaynaklandığını görürüz.
Emine Büşra YÜKSEL
Yazar
Cennet; ağacı ve yeşili çok, muhteşem saray, malikâne ve kâşanelerin bulunduğu, bakıldığında insana huzur veren harika manzaraların yer aldığı, tarifi imkânsız leziz yiyecek ve içeceklerin sunulduğu, ...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Türk insanında vatan, bayrak ve Kur’an sevgisi, yüzyıllar öncesine dayanan bir tarih olgusudur. Millî ve manevî değerlerimizin bir bütünü olan bu üçlü, Türk milletinin gönlünde adeta bütünleşmiştir. K...
Yazar: Muammer YILMAZ
Hoşgörü, ailede ve içinde yaşadığımız sosyal çevrede hayatın akışı içinde cereyan eden fakat pek de tasvip etmediğimiz ifade ve olayları olgunlukla karşılamak ve en uygun tepkiyi vermektir. Hoşgörü, k...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL
Akşemseddin namı ile bilinen Şemseddin Muhammed b. Hamza Miladî 1390 yılında Şam’da doğmuştur. Şeyh Şehabeddin es-Sühreverdî’nin torunlarından Şeyh Hamza’nın oğludur. Baba tarafından nesebi Hz. Ebû Be...
Yazar: Emine Büşra YÜKSEL