Şiirlerle İstanbul
İki kıtayı birbirine bağlayan konumu, bir asrı kapatıp yeni bir asır açan fethi, sarayları, kasırları, camileri, köprüleri, çeşmeleri, müzeleri, Boğaz’ın iki yakasını süsleyen yalıları, ormanları, sayılmayacak kadar çok türbeleri ve medreseleri ile çok özel, özel olduğu kadar da güzelliklerle dolu bir şehirdir İstanbul. Her semtin, her sokağın bir hikâyesi vardır. Attığınız her adımda tarihî bir eser, tarihî bir mirasla yüz yüze gelirsiniz. Bizler gezerek, görerek, inceleyerek, okuyarak İstanbul hakkında bilgi sahibi oluruz ve dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışırız. Asıl İstanbul’u en iyi anlatan hakkında yazılmış eşsiz dizeler ve şiirlerdir.
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!/Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer./Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!/Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.” dizeleriyle Çamlıca Tepesinden İstanbul’u seyrederken bu şehre duyduğu derin sevgiyi anlatan Yahya Kemal Beyatlı,
“İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı;/Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;/Yavaş yavaş sallanıyor yapraklar ağaçlarda” diyen Orhan Veli Kanık,
“Ruhumu eritip de dondurmuşlar;/Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.” diyen Necip Fazıl Kısakürek,
“Sevgisi içimde yaşayıp duran,/Nazlı güzellerin şirin İstanbul,/Hayali kafamda hükümler süren,/Görmez gözlerime görün İstanbul” diyen Âşık Veysel,
“Yuvası saçakta kalan kırlangıç,/Yavrusu dallara emanet serçe,/Derken camiler üstünde güvercin,/Minareler katından geçiyorum gökyüzü mahallesi İstanbul’un” diyen Cahit Sıtkı Tarancı,
“Seni görüyorum yine İstanbul,/Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan,/Minare minare, ev ev, yol, meydan.”diyen Ziya Osman Saba,
“İstanbul deyince aklıma martı gelir,/Yarısı gümüş, yarısı köpük, yarısı balık, yarısı kuş” diyen Bedri Rahmi Eyüboğlu,
“İstanbul’un üstüne güneş doğdu,/Çıktı silkinerek gecenin içinden,/Kız gibi minareleriyle Süleymaniye, Sultanahmet, Sultan Selim, Fatih camileri.” diyen Oktay Rıfat Horozcu İstanbul’u bu güzel dizelerle anlatmışlar ve ölümsüz kılmışlar.
Bizlere düşen görev ise; bu şehri korumak, tarihi mirasına sahip çıkmak, tanıtmak ve gelecek nesillere miras bırakmaktır.
Erdal KARASU
Yazar
Birbirine bitişik ya da yakın yerlerde yaşayan, yakın dükkânlarda çalışan kişilerdir komşularımız. Aramızda oluşan saygı, sevgi, hak ve görevleri, sosyal ilişkileri komşuluk olarak nitelendiririz. Kom...
Yazar: Erdal KARASU
Çevremizdeki varlıkları incelediğimiz zaman, canlı veya cansız birçok varlık görüyoruz. Birbirinden farklı özelliklere sahip bu varlıklar, bizleri hayretler içerisinde bırakıyor.Dağları, denizleri, ye...
Yazar: Sırrı ER
Oruçların tutulduğu, yardımlaşma, hoşgörü, sevgi, saygı ve ibadetle geçirilen aydır Ramazan. Bizim için önemlidir, hazırlıklar yapılır, özlemle beklenir, coşkuyla karşılanır. Ardından gelen bayram gün...
Yazar: Erdal KARASU
Bereketin, ibadetin, paylaşmanın ve yardımlaşmanın yaşandığı Ramazan ayını geride bıraktık. Geleneksel davul sesleriyle sahura kalkıldı, niyetler edildi, oruçlar tutuldu. İftar sofraları hazırlandı, ö...
Yazar: Erdal KARASU