Renkli Balonları Olan Çocuk
Çocuk elindeki kitabı bırakıp bahçeye çıktı. Son sayfasına kadar heyecanla okumuş, resimlere merakla bakmış, gülmüş, düşünmüş ve oldukça yorulmuştu. Bahçede oynayan arkadaşlarını görünce biraz mola vermek için dışarı çıktı.
Kitabın son sayfasındaki zebra, öylece çocuğu bekliyordu…
Son sayfaya gelene kadar çocuk; elinde kırmızı bir balon tutan kanguruya, yeşil bir balon tutan sincaba, sarı balon tutan zürafaya ve mavi balon tutan file gülmüş, düşünmüş ve biraz üzülmüştü.
Kırmızı balonu tutan kanguru, ormandaki arkadaşlarıyla oynarken oyunu kaybedince birden sinirlenmiş ve elindeki kırmızı balon patlayıvermişti. İçinden çıkan “özür dilerim” tüm sayfayı dolaşıp ortadan kaybolmuştu.
Sonraki sayfada yeşil balon tutan sincap, ağaçtan düşen fındıkları toplarken elindekileri düşürmüş ve arkadaşı salyangoz ona yardım ederken elindeki yeşil balon patlamıştı. “Lütfen” tüm sayfayı dolaşıp ortadan kaybolmuştu.
Bir sonraki sayfada sarı balonu tutan zürafa, arkadaşı karıncanın verdiği minik papatyayı aldı ve kulaklarından birine taktı. Bu sırada sarı balon patladı ve içinden “teşekkür ederim” kelimeleri çıkarak tüm sayfayı dolaştı.
Sondan bir önceki sayfada kocaman bir fil vardı ve ağzında mavi bir balon tutuyordu. Fil üzüntüyle tek başına yürürken kendisine koşarak gelen tavşanı gördü. Ağzı havuçla dolu tavşan, havuçlardan birini file doğru fırlattı. Havucu tutan filin ağzındaki balon PAT! Diye patladı. İçinden çıkan “seni seviyorum” kelimeleri tüm sayfayı dolaştı.
Son sayfadaki zebra hâlâ bekliyordu...
Arkadaşlarıyla koşup oynadıktan sonra yorulan çocuk eve geldi. Elini yüzünü yıkayıp odasına geçti ve kitabı eline alıp merakla son sayfasını açtı. Zebra sayfanın ortasında çocuğa bakıyordu. Elinde mavi, yeşil, sarı ve kırmızı balonlar vardı.
“Ne güzel balonlar değil mi zebracık?” dedi çocuk.
Kitabı alıp koşarak salona gitti. Annesine ve babasına balonların içinde ne olduğunu soracaktı. Ne de olsa kendisi, balonların içinde ne olduğunu çoktan öğrenmişti!
Seda BAYRAK DURGUT
Yazar
Çocuk sahildeki kumlarla oynuyordu. Şapkasını çıkardı. Güneşe karşı hassasiyeti vardı. Şapkasını çıkarmamalıydı. Denizden bir avuç su alıp yüzüne çarptı. Az önce şapkasını asla çıkarmamasını sıkı sıkı...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Annesi ve babasıyla deniz kenarında yaşayan sarı saçlı bir çocukla tanışmıştım. Annesi her gün masallar okurdu ona. Ben de uzaktan onları izlerdim. Okuduğu masallardan birindeki çocuk, kâğıda minik se...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Minik bir kediyim ben. Peki, minik bir kedi olmam insanların neden üzüldüğünü ya da sevindiğini anlamama engel mi sanıyorsunuz?Asla!Aksine insanlara yakın olmam onları daha iyi anlamam için bana müthi...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT
Şehir uzaktan izleyenler için oldukça dikkat çekici. Çekici ve şekilci! Düzensiz bir düzene, ilginçliklere ve aşırılıklara hazır olun çünkü burası...Burası üçgenlerin, dörtgenlerin, çokgenlerin ve adı...
Yazar: Seda BAYRAK DURGUT